İslam

AŞKI(nca) SEV(me)DİK!

Gözyaşlarımıza bakıyorum.Hani içimizi yakarak,boğazımızı düğümleyen,kirpiklerimizin ucundan damlarken, kalbimizin üzerine bir köz gibi düşen tuzlu katrelerden…Tıpkı yanan bir mumun elimize damlaması gibi acı vermesinden bahsediyorum. Göz bir gram tuzu kaldıramazken, göz pınarlarımızdan akan tuzlu suların en müşfik sırrından bahsediyorum …

Ey Gönül! Senin derdin ne ? Nedir bu bitmez tükenmez ızdırabın, duyguların izdihamında yorgunluğun, içine sığamayışın. Üstelik Arzın ve Semavâtın Sahibini içine alacak kadar büyükken, nedir bu serzenişlerin? Durgunlaşmayan sergüzeştin?

Ey Gönül! Sonsuz sevme kabiliyetin ve dünyaya gönderilişin “Aşkın” en kutsalını, en güzelini, en temizini yaşa diye. Mülkün sahibi senin de hakimin. O’nun tahtı başköşende. O’nun yerine koyduğun ne varsa, yokluğu ile o olacak imtihanın. Ona uzaklığında, yakın oldukların senin hasret durağın, gurbet sancın. Kim, nereye giderse gitsin, madem O’nun sevgisi varoluş sebebin, ayakta durabilecek kudrettesin.

Ey Gönül! Günde yetmiş kez yoklanan bir nazarghâsın sen.Vicdanın karargâh, sabrın ve duan teçhizat, teslimiyetine diz çöksün Arz-ı Kainat.

Ey Gönül! Kimse Vazgeçilmez değil. Allah varken başka merhem aramak niye? Şükretmek gerek sana vermediklerine. Pencereden seyret, işin içine girme dur ! Ve izle bak bakalım neler değişecek sende.Kalpler El-Vedud’un elinde iken kendine fazlasını yükleme. Sen kanatsız uçmak için yaratıldın yokluk aleminde. At ağırlık yapan ne varsa üzerinde.

Ey Gönül! Sen bakîsîn, sevgin bakî, sana sevdiklerinin sevgisini veren ve senin iradeni elinde tutan “ALLAH” bakî. Ama bunların dışında ki herşey fani…İnanıyor musun böyle bir zülkemâle karşı durarak, tüm sevgileri içinde tutabileceğine ve o sevgilere tutunabileceğine onun dışında tutuğun herşey kurur.Çünkü hakkıdır, tahtında hak idda edene, had bildirmek.

Ey Gönül! Ölüm sana değmez sen ebed yurdunun güneşisin. Ölümden güzel bir vusul değmemiştir bu cihana. Kıymetini bil. Kara Sevdamız, bir çift Kara Göz olsun. Aşkınca sevebileceğimiz, coşkunca akabileceğiz bir mabedimiz olsun. Kalp ise en değerli mabed illa edep, illa setretmek gerek.

Ey Gönül! Sırru’l-Esrar nedir ? Öğrenmek istersen şu öğüdü dinle;”*Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim, gayrı istemem İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim Hiç ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umumen isterim”

*Risale-i Nur Külliyatı 26.Söz

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

Bir Yorum

  1. 1

    Bir gönül sonsuz sevebilme kabiliyetine sahip ama biz bu kabiliyeti sevmeyi verene harcamıyoruz dünyalıklara harcadığımız kadar.Okudugum bir sozde Allah ı sevmek için verilen bu kabiliyeti hayattaki boşluklarımız olarak adlandırmıstı bende bu boşluklara hüzün çizgilerimiz diyorum. Böyle tanımlıyorum çünkü bu boşlukları doğru şekilde sevginin sahibi ile dolduramıyoruz bu sebepten hüzünlüler.Mevlana nefsi eşeğe benzetmiştir .Akıl galip olursa nefsin zayıflar.Zira ağır binici taşıyan eşek halsiz düşer.Ey nefsi değerli insan senin aklının zayıflığından şu hakir eşek ejderha oldu diyerek.Evet nefsimizi ayaklar altına alıp dünyalıklardan vazgeçemiyoruz bir türlü.Birde bir yerde bir yazı okumuştum İnsan tek ihtiyaca sahiptir oda sevme ihtiyacıdır diğer ihtiyaçlara ise kendini tatmin etmek için gerek duyar.Evet doğru olabilir belki de hüzün çizgilerimizi dogru sekilde çizebilseydik diğer ihtiyaçlarımızı herşeyin sahibinde bulabilirdik .Çok güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık.

BİR YORUM YAZIN