Umut Misyonunu Üzerine Al

Selamun aleyküm her gün selam vermemek için kafamı çevirdiğim ümmet kardeşlerim, Selamun aleyküm sürekli not yüzünden arkasından atıp tuttuğum hocalarım, ve Selamun aleyküm hep selam vermek isteyip ver(e)mediklerimiz… Size 18 Mayıs 2017’den yazıyorum, saat şu

Övgülerim Allah İçin

Din günümün sahibi, kalbimin maliki, Yalnız sana ibadet ederim, sana taparım, Bizi dosdoğru yoluna ilet sana koşarım, Bütün övgülerim âlemlerin Rabbi Allah’adır. Esirgeyen bağışlayan isminle başlarım, Eşi benzeri olmayan Rabbime taparım, İzzet sahibi, her şeye

Korkuyorum

Korktuğum şeyler var benim… Mesela sabah namazına uyanamamaktan korkuyorum. Derdi ki hocam “Kılamadığımız her vakitte kendimizi sorgulamalıyız: Ne kabahatim oldu da Rabbim’in huzuru bana nasip olmadı?” Nasip olmayan huzurdan korkuyorum. Mesela bir de sıradan olmaktan

Bu Vaziyet Vaziyet mi?

Son zamanlar korkuyorum kulluk vazifelerimi ifa edememekten artık! Ya insan herşeyden vazgeçer mi? Yemekten, içmekten, giyinmekten ben geçtim. Biliyorum şu da var bu dünyadaki eğlencelerden vazgeçmek meselesi bir lütuf meselesi. Rabbim’in izniyle, şöyle bir konum

Siyah Noktalar

Hemen hemen çoğu insanda bulunan siyah noktalar hem bizi hem de bize dışarıdan bakanları rahatsız etmektedir. Siyah noktalar çıkmaya başladığında eğer bir önlem almazsak zamanla hızla artabiliyor. Siyah noktaların giderilmesi ve yeniden çıkmaması için uğraşmak

Karanlık Koridorlara Işık Tutmak

Evet… Burası dünya. Cehaletin ülkesine kurulmuş insanların ülkesi burası. Hayallerin hakikat zannıyla allanıp pullandığı, tek dertleri geçim sıkıntısı olan insanların yaşam sürmeye çalıştığı bir bataklık. Bataklık ki saplanıp kalmış insanlık oraya. Bir el, belki bir

Doğa ve Kendin Olmak

Doğa, Allah’ın insanlık ve insanlar için verdiği en büyük nimetlerden birisi. Hayvanıyla, bitkisiyle, toprağıyla verilmiş en büyük nimet. Kullanmak, tüketmek aynı zamanda “üretmek” için verilmiş en güzel nimet. Doğallık, Allah’ın, insanların fıtratlarına ince ince işlemiş,

Kuş Yürekli Mü’minler..

“Cennete girecek insanların bir kısmının kalpleri adeta kuş kalbi gibidir.” buyuruyor Efendimiz (s.a.v) (Müslim, Cennet 27) Kuşlar Allah’a güvenmede ve tevekkülde müthiş varlıklardır. Her yeni güne endişesiz, tam bir teslimiyet ve tevekkül ile başlarlar. O

Meyve Suyu

Yediden yetmişe her insanın çıkarttığı bir sestir, meyve suyu kutusunun sonunda kalan, bir yudum meyve suyunun sesi. O bir yudum meyve suyunun: ‘Artık çekme beni, bittim anlamıyor musun?’ feryatları. Her yaradılan mahlûkatta var mıdır; bilmem

Bir Çocuk

Bir çocuk… Gözlerine bakınca içim titriyor sanki. Fersiz gözleri ışığını nerde bıraktı kim bilir. Ya elleri! Soğuktan, yoksulluktan, çalışmaktan kararmış o eller… Kışı nasıl geçirdi de bahara çıktı acaba? Yapışmış saçları acaba en son ne

Efendimiz’e Mektup

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Rasulallah! Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah! Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin! Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin! Ey sevgili! En sevgili! Aşkımın tahtına oturan, naz makamının

Yeni Bir Dünya

21. Yüzyılın dünyasına baktığımızda bilim, sanat, spor, kültür alanında büyük ilerlemeler kaydettiğimiz söylenmekte. Artık o kadar ilerledi ki insanoğlu, eskiden doğa ona hükmederken şimdi o doğaya hükmediyor; hatta Dünya ona dar geldi, Ay’da koloni bile

İhlas

İhlâsın bendeki tanımını düşünüyorum da: Bir avuç gözyaşı, bir fiske halis niyet ,bir tutam samimiyet ,aldığı kadar da dua… O ihlas ile güzelleşen gönüllerin sofrasından, sizlere bir kase tatlı ikram etmek isterim. “O erler ki

Huzura Uzanan Yolculuğum

İçimde hep bir ses Beni içsel yolculuğa doğru çağıran Dönüyorum ve hep kendimi Allah’a yakın Onun huzurunda buluyorum. Onun huzurunda saf, temiz ve yakın buluyorum kendimi. Biliyorum beni seviyor Beni yanında istiyor Çocukluğumdan beri Hep

Şikayet etme! Rabbin için sabret…

Günümüzde, herhangi bir sıkıntıya maruz kalan Müslüman kardeşlerimizin pek çoğu, hemen bu sıkıntıya karşılık siteme başvurmaktadırlar ne yazık ki. Hatta bazen bu sitem o kadar şiddetli bir hal alır ki, imanlı kardeşlerimizi isyana dahi götürebilmektedir.

Yüz Akı

Beyaz olduğuma bakma! Ben ki Vahşi Bin Harb’in torunuyum… Kaç Hamza öldürdüm kim bilir? Kölelikten kurtulayım derken, Kaç kez kulluktan kovuldum… Nefsimin elinden, Kaç mızrak fırlattım kendi kalbime… Sevdiklerimden kaç kez ötelendim? Dedem Vahşi gibi

En Muhkem Liman

Hepimiz birbirimizin hayatında geçerken uğradığı liman gibiyiz. Yolculuk daimi ama yol arkadaşları hep değişiyor. Bazen o limana öyle bağlanıyoruz ki ayrılmak istemiyoruz. Kah dönüp defalarca ziyaret ediyor kah aklımızdan silmek istiyoruz. Öyle ki limanların ruhumuzda

Biz Genciz!

Girizgâhım, adı ile Allah’ın. Kuluz. Kelamımız yetersiz, cümlelerimiz noksan. Yaşamın koşuşturmasına dalmışız, yorgunuz. Varlık sahnesine çıkarılan herkes ve herşey gibi, Bir yudum mutluluk peşinde dilenci. ‘Bir yudum mutluluk’ ne de hoş. Kulağı okşayan, sineleri serinleten

Türk-Ermeni Komşuluğu

Değerli diyerekten insanların değerini yitirdikleri, gündem konusu olan bugünkü meseleleri görmek için ‘dün aynası’na iyi bakmak gerekli. Ama görüldüğü üzere ‘dün aynası’nın üzeri kapatılmış veya kapatılmaya çalışılıyor. Meseleye doğup büyüdüğüm şehir üzerinden girerek bir tümevarıma

Başlarken…

Başlarken… Madde ve mananın işbirliği yapması gerekirken çatıştığı bir devirde yaşıyoruz. Bu anlayış daha çok dünyevi bir algı üzerine kurulmuş olan üniversite yerleşkelerinde göze çarpmaktadır. İnsanoğlu akıllı olmakla birlikte duygusal bir varlıktır. Ancak bugünün sosyal