Doğu Türkistan’a

  Türkistan, uzakta kalmış Doğu. Bir zamanlar İslam Medeniyeti’nin beşiği olan Doğu. Şimdilerde ise zulmün sessiz kalınmış hâli. Burası neresi mi? Burası Doğu Türkistan, burası sesi kısıkların, sesi kıstırılmışların yurdu. Burada hayat hiç olmayacak kadar

Gölge Gibisin

Ey arkadaş! Gölgenin yerinde duramadığı gibisin. Uyan, bak güneş battı. Gece gözlerini açmak üzere sen hala gölgenin peşindesin. Bu yolun başlangıcında yerini bilseydin gölge gibi olmazdın. Bilirsin, saat ilerledikçe gölge noktası değişir. Sen de gölge

Şehitler Anısına

Ben bu mevsimi hiç sevmiyorum anne Yer soğuk, gök soğuk En çokta insanlar anne en çok da insanlar. Ben bu mevsimi hiç sevmiyorum anne Yerde yatıyor bedenim al bayrağa sarılmış Yerde yatıyor yiğidin, kara bulanmış.

SABIR

Sabır arapça kökenli bir kelimedir. Sözlük anlamı; yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi. Terim anlamı ise nefsi İslam’ın uygun gördüğü şekilde birtakım şeylerden uzak tutmak anlamında kullanılmaktadır. Sabretmek güzel

Temizlik İmandandır

   Kainat sürekli dolar ve boşalır. Ama her daim temizdir. Halbuki kainata benzeyen ve onun bir küçük nüshası olan nice fabrikalar ve evlerimiz temizlenmezse bir kaç gün içinde kirlenir, hayatımızı idame ettiremeyeceğimiz bir ortama dönüşür.

Düğüm

   Vicdan… İç muhasebesini yapabilen, bizi bizle, kendimizle yüzleştiren en adaletli his. Emin olalım ki kötülük yapılan her insanın içine, kapanması mümkün olmayan yaralar açılır. Peki bir insana hayatı boyunca boğazında düğüm olacak bir üzüntüyü

Yazarken Kalem Üşür Mü?

Yazarken kalem üşür mü? Yine titreyen ellerimle yazmaya çalışıyorum; Karalarcasına; Sanki, kimsenin okumasını istemezcesine… Yiğidim!! Yazmak-konuşmak mesuliyet ister! Bilmediğinin ardını kovalamak gibi kazmaya benzer yazmak. Gözde, kulakta ve gönülde sorumludur. Çok tehlikeli bazen kazmayı vuran

Gönlünü Sıcak Tut

Sadece soğuktan mı üşür insan. Dünyanın kirinden, yalanından, fâniliğinden üşünmez mi? Üşünür elbet! Gönül evimizdeki boşluk, Çabasız hayıflanmalarımız üşütür bizi. Aslında ne çok hayıflanıyoruz, emeksiz beklentilerimizden… Doğru! İstemek kadar kolay olmuyor, emek göstermek. Ama istemekten

Çöldeki Serap – Rahmete Açılan Kapı

Ümmet-i Muhammed olarak öyle bir haldeyiz ki belki de tarifi mümkün değil. Rabbimizin bize verdiği kadir ve kıymeti bilmiyoruz. Bu halden dolayı vicdanımız belki de sızlamıyor. Oysa ki Rabbimiz yüce kitabımız Kur’an-ı Azimüş-şan’da şöyle buyuruyor:

Elif Şiiri

Ben Elif’im, her şeyin başlangıcını çekerim. Küçücük boyum var ve ipince bedenim Ve daima inceden gelir güzel sesim. Bazen bir harfle, bazen yalnız gezerim. Ben Elif’im, sessiz sedasız, bir başıma. Kimseye yanaşmam, bir harfe bağlanmam.

Bence Cami…

Allah adına ve Allah’ın adıyla çıkılarak dağların yol olacağı ilk durak; Hareketin harekâta dönüşmesiyle mevzuyu anlayanların mevzisi olan bir siper; Cihetlerini öğrenmeden cihada çıkanların nesli ifsat ve iflas etmesini önleyerek ıslaha kavuşturan bir hastane; Derdi

Sabah Yolculuğu

Gece ile gündüz arası bir vakitte Her gün bir başka ses der ‘haydi’ diye Önce sıradan geçtik, sır gibi sessizce Temizlenmek amaç bilhassa tazelenmek Ölü gecenin toprağı kalmış dizlerimizde Silkeledik toprağı bak! Ne şık bir

Bence Cami

Bence Cami; Dünyanın nasıl döndüğünü değil! Dünyanın içinde nelerin döndüğünü; Toplayan değil; Toparlayan; Yetişilen değil! Yetiştiren; Camdan besleyen değil! Candan besleyen; Din adamı değil! Dinin adamı; Devrin adamı değil! Her devirde adam; Atanan değil! Adanan;

Başlıyorum…

Başlıyorum, Seni baştan sevmeye, Affetmeyi bilmeye, Özlemini çekmeye, Başkalarından seni kıskanmaya, Rüyalara dalmaya, Aşkın ateşini öğrenmeye başlıyorum. Başlıyorum, Gökyüzünde seni bulmaya, Kendimi belirsiz bir sevdaya bırakmaya, Acıyla tatlının karışımına, Hem seninle hem de sensiz olmaya

Umut Misyonunu Üzerine Al

Selamun aleyküm her gün selam vermemek için kafamı çevirdiğim ümmet kardeşlerim, Selamun aleyküm sürekli not yüzünden arkasından atıp tuttuğum hocalarım, ve Selamun aleyküm hep selam vermek isteyip ver(e)mediklerimiz… Size 18 Mayıs 2017’den yazıyorum, saat şu

Övgülerim Allah İçin

Din günümün sahibi, kalbimin maliki, Yalnız sana ibadet ederim, sana taparım, Bizi dosdoğru yoluna ilet sana koşarım, Bütün övgülerim âlemlerin Rabbi Allah’adır. Esirgeyen bağışlayan isminle başlarım, Eşi benzeri olmayan Rabbime taparım, İzzet sahibi, her şeye

Korkuyorum

Korktuğum şeyler var benim… Mesela sabah namazına uyanamamaktan korkuyorum. Derdi ki hocam “Kılamadığımız her vakitte kendimizi sorgulamalıyız: Ne kabahatim oldu da Rabbim’in huzuru bana nasip olmadı?” Nasip olmayan huzurdan korkuyorum. Mesela bir de sıradan olmaktan

Bu Vaziyet Vaziyet mi?

Son zamanlar korkuyorum kulluk vazifelerimi ifa edememekten artık! Ya insan herşeyden vazgeçer mi? Yemekten, içmekten, giyinmekten ben geçtim. Biliyorum şu da var bu dünyadaki eğlencelerden vazgeçmek meselesi bir lütuf meselesi. Rabbim’in izniyle, şöyle bir konum

Siyah Noktalar

Hemen hemen çoğu insanda bulunan siyah noktalar hem bizi hem de bize dışarıdan bakanları rahatsız etmektedir. Siyah noktalar çıkmaya başladığında eğer bir önlem almazsak zamanla hızla artabiliyor. Siyah noktaların giderilmesi ve yeniden çıkmaması için uğraşmak

Karanlık Koridorlara Işık Tutmak

Evet… Burası dünya. Cehaletin ülkesine kurulmuş insanların ülkesi burası. Hayallerin hakikat zannıyla allanıp pullandığı, tek dertleri geçim sıkıntısı olan insanların yaşam sürmeye çalıştığı bir bataklık. Bataklık ki saplanıp kalmış insanlık oraya. Bir el, belki bir