5 Okurlar, İslam

Başarabiliriz

Hesap gününü düşünelim haydi. O dehşetli anı. Kim varsa istemediğin, hepsi burada senin aleyhinde konuşuyor. Affet diyorsun ama nafile, burda herkes hakkını almanın derdinde. Tam o esnada kendine kendin en büyük darbeyi vuruyorsun. Bu nasıl bir şey? Ellerin haykırıyor, yapmak istememiştim diyor. Kulakların ben duymak istemedim derken ayakların ben gitmek istememiştim diyor. Şimdi sıra gözlerinde! Ben bu çirkin şeyi yapmak istemedim, Rabbim sana ihanet etmek istemedim ama bu, sana verdiği söze ihanet etti beni de emellerine ortak etti diyor. Hayret içindesin! Pişmansın ama nafile, buradan geriye dönüş yok! Huzurdasın ve alacaklılar hakkını istiyor. Mazlumun, yani ellerinin, gözlerinin, dilinin, ayağının, zulmettiğin arkadaşının, eşinin, sokaktaki bacının hakkını istediği gün bugün!

Sonra bildiklerin geliyor aklına, hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz denmişti sana. Hatırladın ama vaktinde unutmuştun, şimdi daha da suçlusun. Biliyordun her nimetin şükrü kendi cinsinden olurdu ama sen uzuvlarının hakkını vermedin, onların şükrünü yerine getirmedin ve işlediğin günaha Allah’ın sana verdiği nimetleri ortak ettin. “Dünya ahiretin tarlası” evet bu sözü de duymuştun ve şimdi ne ektiysen onu biçiyorsun.

Tam bu sırada bittim, yandım derken, daha bitmedi dedirtecek cinsten bir hesap daha karşında! Ceddin karşında! Utanıyorlar senden ve hiddetle soruyorlar, ‘’Bunun için miydi çektiklerimiz?’’. Haksız değiller. Sen gece yarılarına kadar dolaş, onca günah işle, vaktini boşa harca, nefsinin peşinde koş diye uğraşmadı ceddin. Oysa ne hayalleri vardı. Onlar ne destanlar yazmışlardı. Güçleri yettiği kadar bu dava için savaştılar, ve inanıyorlardı ki nesilleri, yani sen bu davayı daha da ileriye taşıyacaktın. Hak veriyorsun değil mi onlara? Onlar bunu hak etmemişlerdi ve sen böyle olmamalıydın!

Sen öyle olmalıydın ki, ceddin Fatih’i düşünüp yirmibirinde yere göğe sığmamalıydın! Nefsinin peşine düşecek kadar zayıf olamazdın. Sen göğsünde öyle hayaller beslemeliydin ki, burada, bugün, bu hesap gününde, gerçekleştiremesen dahi hayallerin sana şahit olmalıydı. Sen adaleti yaymalı, Hakk’ı duyurmalıydın. Mazlumun umudu, zalimin korkusu olmalıydın. Yüreği yanan anaları duyacaktın, Ümmetin halini görecektin ve yere göğe sığmayan hayallerinin peşinde koşacaktın. Kudüs’ü hatırlayacaktın. Eli silahlı yahudinin karşısında korkusuzca namazını kılan yiğitlere dualarınla birlikte hayallerini gönderecektin, sabredin diyecektin.

Değdi mi ha şimdi sen söyle? O kısacık hayat için değdi mi? Sen ümmet-i Muhammed’dendin. Resulullah(s.a.v) ‘in beni görmedikleri halde bana inanan kardeşlerimi görmeyi çok isterdim sözünün muhatabı sendin.

Nefsin vardı değil mi? Dünyayı tatlı göstermişti sana, günah işledikten sonra da senden adam olmaz demişti. Böyle yıktı koca çınarları, böyle yıktı ümmetin umutlarını.

Aşk lazımdı işte. Hani şu dünyada ağızlarına meze yaptıklarından değil, hakiki olan, hani her nesneden gözüne çarpabilecek olan. Hissetmek lazımdı, seni senden çok seveni kırmamak için hissedebilmek lazımdı.

Tekrar dönsen, hiç vaktini kaybetmezsin değil mi boş işlerle? Keyfine kafi gelirdi değil mi helal daire? Pis nazarlarını çekersin değil mi hanımların üzerinden? Aralarında gaflete düşüp senin nazarını üstüne çekenler vardı ve sen bundan şikayetçiydin. Zor durumdayım derdin. Şimdi bakışlarını sessizce yere indirirsin değil mi? Ağzından çıkan çirkin sözleri umursamazdın. Şimdi ağzını açmazsın değil mi? İnsanlardan utanıp gizli gizli günah işlerdin. Şimdi utanman gerekeni anladın değil mi? Mazlumlar derdi arkadaşın, ümmet derlerdi umursamazdın. Şimdi en önde savaşırsın değil mi? Büyük düşünür, ümmete umut olmak isterdin değil mi?

 

Haydi uyan o zaman! Ümmetin kurtuluşuna kalkar gibi kalk. Sen kalktığın zaman ümmet kalkacak. Sayamadım daha gafletin bin bir türlüsünü. Haydi yapacak çok iş var. Şimdi zaman bizimdir ve mekan bize emanettir. Ceddimizin gözü bizdedir. Neslimizin umudu bizledir. Bir gedik açalım surda, sonrası gelecektir. Hesaba çekelim kendimizi hesap gelmeden. Biliriz ki hiç bir günah bulandıramaz rahmet denizini. Hissedelim, tövbe edelim, af dileyelim. Büyük işler yapalım, her ne ise yapmamız gereken onu yapalım haydi. Bir destan da biz yazalım haydi. İmanımız, inancımız buna yeter. Gereğini yapar ve tam teslimiyetle ‘’Rabbim var, O’nun gücü her şeye yeter’’ dersek eğer gönüllerimizdeki aşkla galip geliriz batıla. İnanır ve yardımı sadece Allah’tan beklersek eğer bastırabiliriz karanlığın sesini. Haydi, uyanalım hep birlikte, başarabiliriz!

 

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN