Gençlik

Bırakıp Gidelim Ya da Sadece Seyirci Kalalım

Yaradan Rabbimizin adıyla.

Genelde mutluluğun olduğu ama onun dışındaki şeylere pek de muhtaç olunmayan dünyaya, hayal dünyası denir. Bu dünyanın en güzel ve en masum ev sahiplerine de; çocuklar.

Bu yazı da o masum ev sahiplerinden biz yetişkinlere gönderilen bir davet mektubu niteliğini taşımaktadır.

Davet mektubunu aldıktan sonra hemen hazırlık yapmaya başladım. Bavuluma sadece sorular koydum ve çıktım yola. Kafamda deli sorular vardı. Onlara cevap bulacaktım.

Ve ulaştım ulaşmam gereken yere.

Vakit en son kaybetmem gereken şeydi eğer bir şeyler kaybedeceksem. O nedenle elimi çabuk tutup çocukların hayal dünyalarında minik bir gezinti yapacaktım.Ama kolay değildi hayal dünyalarına girebilmek.Bunu yapabilmek için bazı şeyleri kenara atmak gerekiyordu.Onları eleştirmemek hayallerini anlamak gerekiyordu. Ümitsizliğe, mutsuzluğa,bitmek ve tükenmek bilmeyen arzu ve isteklere yer yoktu. Zaten bunlara çok ta ihtiyacımız yoktu. Şartları yerine getirdikten sonra başladık eğlenceli gezimize.

Bir tanesi dedi: ‘Futbolcu olmak en büyük hayalim.’ Seviyormuş futbolu. Onun için dünya çapında bir kardeşlik ifade ediyormuş. Yani hayali sevgiyle ve kardeşlikle dolu. Onun kisi hem saçma bir fanatiklik de değil. Kimseyi de kırmıyor. Hatta daha çok seviyor bu yolla.

Bir başkası:

“Hayalim…” dedi, yutkundu ve “Hayalim yeni bir dünya!” dedi. Belli ki içinde bulunduğu gerçek dünya onun için güzel değildi. Ve yeni bir dünyanın inşasını öncelikle hayallerinde kurmuştu.

Bir başkası mimar olacaktı. Çünkü yeni model evlerden nefret ediyordu. Bir kere topraktan gelen insanın toprakla bağlantısını kesiyordu. Çok çirkindi. Kocamandı. Sevmiyordu onları. Bir binada neredeyse on aile yaşıyordu ama birbirlerinden haberleri yoktu. Hatta birbirlerine tahammül bile edemiyorlardı. Neredeydi ki komşuluk hakları.

Bir tanesi de zengin olacaktı. Uçak alacaktı kendine. Kuşları çok seviyordu ve uçakla uçarken onlar gibi özgür hissedecekti kendini. Kuşlar süslüyordu onun hayallerini. Yani güzeldi çocukların hayalleri. Masumdu. İnsanlardan daha zengindi.

Karikatür: CÂMİAKADEMİ

Peki ya bizler?

Şimdi siz bir insan düşünün ki varlık içerisinde, zenginliğin en fazla olduğu bir zamanda yaşıyor fakat içerisindeki aç gözlülük daha fazla. Betonlaşıyor her yer. Ölümler, zulümler, katliamlar, petroller. İnsanların hayalleri o kadar da masum değil. Hayallerinde bile mutluluk yok birçoğunun. Ve insanların yönettiği ve hayallerinin var olduğu bir dünyadaher beş saniyede bir çocuk açlık nedeniyle can veriyor. Neden peki? Cevap belli aslında. Zengin olmak isteyenlerin tükenmeyen istekleri.

İnsanlar olarak çocuklara bırakalım dünyayı. Diledikleri gibi hayal kursunlar. Bırakın gülsünler. Oyuncaklarıyla oynasınlar. Bir süre hayal kurmayalım. Çocuklara bırakalım ki, vurmasın hiçbir çocuğun ölü bedeni sahile. Terk etmesin hiçbir insan vatanını. Bombalar yağmasın evlerinin üzerine yağmur misali. Gökyüzünde kuşlar uçsun; ölüm saçan uçaklar değil.

Bizler insanlar olarak yaşadığımız dünyada onlara yaşama hakkı tanımazsak, onlar dünyanın en tehlikeli varlıkları olurlar. Ahed Tamimiyi tanırsınız belki de. Dünyanın en cesur kızı olarak bilinir.

Bu unvanı almasına vesile olan olay özgürlüğünün elinden alınmasıdır. Hayal kurmasına izin verilmemesi. Ve hayal kuracağı bir dünyaya da sahip olamaması.

Neticede Ahed çıkıyor bir Yahudi askerin karşısına. Ve kaldırıyor yumruğunu. Hafife almayın. Bu onun sahip olduğu tek ve en güçlü silahı. Kaldırıyor yumruğunu Ahed. Tüm kötülüklere haykırırcasına. “Defol!” dercesine, ya da “Beraber paylaşalım dünyayı, hepimize yetecek kadar yer var”. Öfke kusuyor adeta bütün kötülüklere. Halbuki küçük bir çocuk o. Onu öfkelenmeye iten sebebi anlatmaya çalıştım.

Yani tehlike yoktur onların dünyalarında. Masumdur çocuklar ve herkes emniyettedir zaten onların hayallerinde. O zaman bırakalım hayal kurmayı, beceremiyorsak. Bırakalım da onlar yönetsinler dünyayı. Biz gidelim vehayallerimizle zehirlemeyelim masumane dünyalarını. Vazgeçelim artık bitmek tükenmek bilmeyen isteklerden. Tüketmeyelim kendimizi de doğamızı da. İslam’ın ve çocukça hayallerin olduğu bir dünya olsun içinde yaşadığımız dünya. Hadi bize verilen şansın daha azını verelim onlara. Her şeyin çabucak değiştiğini ve güzelleştiğini göreceğiz.

Yeter ki Rabbimiz’in bize verdiği şansın bir kısmını onlarla paylaşalım, onlara da söz hakkı verelim ya da biz gidelim en iyisi.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN