İslam

Biz Genciz!

Girizgâhım, adı ile Allah’ın.
Kuluz.
Kelamımız yetersiz, cümlelerimiz noksan.
Yaşamın koşuşturmasına dalmışız, yorgunuz.
Varlık sahnesine çıkarılan herkes ve herşey gibi,
Bir yudum mutluluk peşinde dilenci.
‘Bir yudum mutluluk’ ne de hoş.
Kulağı okşayan, sineleri serinleten bir ifade.
Oysa şimdilerde biz,
Değerlerimize dönük sırtımız, hızlı ve hazlı haldeyiz.
Caiz bir tabirle ; kendimizi, benliğimizi unutmanın ‘mutluluğunu yudumluyoruz.’
Bize ait olanlar, müsait olanlar, bize düşman ediliyor.
Elimiz,ayağımız,gözümüz ve bahşedilen ne varsa bedenimize,
Bir çıkmazın içinde, bocalıyor.
Masum zihinlerin fethine ve içi boşaltılan kavramlara seyirciyiz artık.
Bu minvalde,
Bizler iç yangınımızı, dertlerimizi sağır duvarlara açıyoruz.
Anlayan, dinleyen beton yığınlarına.
Gözlerimiz ekranlara meftun, sanala sevdalı.
İşiten kulaklar sağır, gören gözler âmâ,
Tutulan yollar izbe,tenha.
Benlik çatışması,kimlik bunalımı zirvelerini yaşıyor.
Öyle bir yaşayış bizimkisi.
Hal böyleyken,
Mutluluğun resmini çizen ellere muhtaç,
Derinden, ıssızdan vurduk kendimizi yollara, gidiyoruz.
Bir liman arıyoruz, yanaşmaya.
Kimsecikler yok yanımızda, yöremizde.
Hanemize umut eli uzatılmıyor.
Derken, hatrımıza düşüyor bir şey.
Bizi biz yapan, özümüzü yansıtan.
Belki en sancılı vakitlerin uğrak yeri.
Birlikteliğin, sıcaklığın, samimiyetin adresi: Mabed.
Mabed, hayat kaynağımız bizim, cansuyumuz, gün ışığımız.
Biz genciz,
Baharı muştulayan gönülleriz.
Biz genciz,
Âyet dinliyor, huzur buluyor, serinliğine sığınıyoruz caminin.
Biz genciz,
Mabedin ve mektebin gölgesinde bir genç…
Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN