Gençlik

Bu Vaziyet Vaziyet mi?

Son zamanlar korkuyorum kulluk vazifelerimi ifa edememekten artık!

Ya insan herşeyden vazgeçer mi? Yemekten, içmekten, giyinmekten ben geçtim. Biliyorum şu da var bu dünyadaki eğlencelerden vazgeçmek meselesi bir lütuf meselesi. Rabbim’in izniyle, şöyle bir konum da var ama hiç ölmeyecek gibi desem gerisini sen anlarsın zaten… Benim konumum hiç bu ifadeye uymuyor diyorum derken bir endişe kaplıyor içimin her bucağını: “Neden şükretmezsin?”, “Dış gözlerin baktığıyla neden olaylara bakarsın?” Lakin onlarınki göz boyamadan başkası değil her gün farklı bir kıyafet sanki bir marifetmiş gibi bir de konuşuyorlar:

-“Ya hiç giymediğim kıyafetim var dört tane ama mezuniyette ne giyeceğim?” diye!

“Tövbe tövbe” diyorum içimden, “Allah’ım”, diyorum “Ben nasıl insanım her daim aynıyım?”

Gerçekten bu tür konuşmalardan nefret edercesine uzaklaşıyorum, nerede konuşulursa üzerime isyan denen şey bulaşmasın diye uzak eyliyorum o mekandan kendimi. Derken yemeye geliyorum. Eskiden ormanda aç kalmış, üç gün sonra yemek bulmuş vahşi canlılar gibi yemek yerdim adeta. Şimdi yemeğe karşı fobim başladı; en sevdiğim yemekler bile olsa canım istemiyor, resmen zorla katıyorum artık ağzıma. Gezmeye gelelim zorla gezer oldum, en sevdiğim insanların yanına bile bir gün boyunca motive edip kendimi öyle gidebiliyorum.

Yani anlayacağın arkadaşım boşvermişliğin dibini yaşıyorum hayata karşı.

Çoğu zaman çok mutlu oluyorum bu halimden; bu halin mazeretleri çok, en büyüğü ise imtihan dünyasındayız hepimizin bildiği üzere başıma ne gelir ise gelsin hayırlısı böyle imiş diyebilmek. Demek ki benim bundan nasibim bu kadarmış deyip, içimde bir gıdım endişe olmaksızın olaylardan sıyrılabiliyorum. Mesela ne iş yaparsam yapayım insanların ne diyeceğine değil “Beni Yaratan ne der” diye bakıp mutlu olarak o işi yürütüyorum. Çocuklarla deliler gibi eğleniyorum. Ama işte birtakım neticelere karşı soğuğum, eskisi gibi önemseyemiyorum artık. İnsanları bile yalnızca yaradan yarattığı için, o yaratmaya layık gördüğü için sevebiliyorum onları. Yani diyeceğim bir gün ibadetlerimden de vazgeçerim korkusundayım. Sonra yöneliyorum tüm benliğimle Rabbim’e ve “Rabbim beni senden ayırma” diyorum. Korkularımız imtihanlarımız olurmuş ya, ardına şu duayı ekliyorum:

“Allahım korktuğumdan emin, umduğumdan razı eyle” (amin)

İşte bir göz gerek galiba şu an bana; benim yaşayışımı tahlil edecek. İnşallah gelir bir gün; sen gurur kaynağısın benim için der :) Kinaye yapıyorum tabi. Şu anda Rabbim var, Rabbim yar… Selam ve dua ile emanetlerin yegane sahibi en güzele emanetsiniz…

^Her can için çabalamaya çalışan bir can^

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN