Haber

“CAMİ, DÜNYANIN EN BÜYÜK VE EN ETKİLİ SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR”

  • 1/17
  • 2/17
  • 3/17
  • 4/17
  • 5/17
  • 6/17
  • 7/17
  • 8/17
  • 9/17
  • 10/17
  • 11/17
  • 12/17
  • 13/17
  • 14/17
  • 15/17
  • 16/17
  • 17/17

Diyanet İşleri Başkanlığımızın gençlik çalışmaları kapsamında İl Müftülüğümüz tarafından 08.11.2018 Perşembe günü “Camiakademi” projesi tecrübe paylaşımı ve bilgi paylaşımı konulu konferans düzenlendi.

Toplantı Melikgazi İlçe Müftülüğü’ne bağlı Taşçıoğlu Kur’an Kursu Yöneticisi Ali Öztürk’ün Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başladı.

Samsun Atakum ilçesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii’nde gençlere yönelik yaptığı “Cami Akademi” projesinin uygulanması ve tecrübe paylaşımı konusunda İl Müftülüğümüzün davetlisi olarak ilimize gelen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii Uzman İmam-Hatibi Mehmet Atalay, “Bir hizmeti yürütmek için o hizmetle alakalı bir tasavvurunuzun olması gerekiyor. Ne kadar çok etkinlik yaptığınızın, ne kadar çok konuştuğunuzun ve ne kadar çok sosyal faaliyet yaptığınızın sayısal olarak bir önemi yoktur. O çalışmayı hangi zeminde, niçin, hangi gerekçeyle ve kimler üzerinde yaptığımızın çok iyi bilinmesi gerekiyor. Yani ilacın hangi hastaya hangi hastalığı için hazırlandığının bilinmesi gerekiyor ve dozunun ona göre çok iyi ayarlanması gerekiyor”. Dolayısıyla öncelikle bir tasavvur oluşturalım istedik.

Cami, kadim kültürümüzün eşiğidir ve beşiğidir. Bizim medeniyetimiz cami ile başlamıştır. Bizim medeniyetimiz mescit medeniyetidir. Tüm inkişafımız, tüm intişarımız, tüm yeryüzüne yayılışımız mabed merkezli olmuştur. Medeniyet kundağına sarılmadığı sürece bir cemiyetin kemiyeti olsa da keyfiyeti olmaz. Bu kundak da toplumun beşiği ve eşiği olan mabeddir.

Hangi okulu okursa okusun dedik, hukuk, mimarlık, mühendislik, kimya, biyoloji, fransızca ve ilahiyat okusun, camide doymadıkça ve camide duymadıkça cemiyet insanı olamıyor bir öğrenci. Namaz kılacak kadar cemaat oluyor, ama dışarıda cemiyet olamıyor.

“CAMİ, ÇAĞIN TUFANINDA SIĞINILACAK EN ÖNEMLİ LİMANDIR”

Cami, sadece kürsünden mesaj alınan bir mekân olamaz. Sadece aklı hedef alan bir kurum değildir cami. Akla mesaj verdiği gibi kalbe masaj yapması lazım. Çünkü bu toplumun şu an bilgi eksikliği neredeyse yok. Ancak toplumun bilgiyi bilince dönüştürme eksikliği vardır. Cami, şehrin kalbi olduğu gibi aynı zamanda da kalbin şehridir.

“CAMİLER, MEDENİYET İŞÇİLİĞİMİZİN ATÖLYELERİDİR”

Cami, herhangi bir kliğin yeri asla olamaz; toplumun tamamı için bir klinik olabilir. Hastaneye gittiğinizde veya bir kliniğe vardığınızda kim olduğunuz, hangi mezhepten veya tarikattan olduğunuz sorulmuyor. Trafik kazası yapmış ve ağır yara almış birine neden kaza yaptığını sormazlar kliniklerde. Hemen müdahale ediliyor. Cami de aynen yoğun bakım ünitesi gibidir. Acil servis gibi yoğun bakıma alır, müdahalesini yapar, Allah var deyip Allah yokmuş gibi yaşayanlara müdahale eder.

Tarih tekerrür  eder. Ancak tarih, tekerrürden ibaret değildir. Tarihte tekebbür edenler olmuştur. Bu tekebbür edenler, cami üzerinden de bu işi yürütmüşler. Mescid-i Dırâr’ı kuran hayat felsefesinde tekebbür vardır. Peygamberimiz (s.a.s.)’in inşa ettiği mabedin üzerine bir üst akıl oluşturma teşebbüsü, bir tekebbür teşebbüsü var. Allah Azze ve Celle o mescidi yıktırıyor. Tarihte tekessür edenler de olmuştur; bazıları çokluklarıyla övündüler ve bunda camiyi de kullandılar. Caminin cemaatinin sayısını artırmaya çalıştık, ama caminin cemaatinin sesini yükseltemedik. Vazifemiz sayıyı artırma değildir, vazifemiz tekessür etmek değildir; vazifemiz tedebbür etmektir. Vazifemiz, her bir cemaatin Allah’ın bize verdiği bir emanet olduğunu bilerek hareket etmektir. Secdeye yatırmak ve kıyama kaldırmaktan öte onu secdeyi ve kıyamı yaşayan insan haline getirmektir. Aynı zamanda tarihte teşekkür, tenevvür ve tasavvur edenler de olmuştur. Caminin, mabedin, mescidin, din hizmetinin asıl hüviyeti tenvir çalışmasıdır, münevver insan yetiştirmektir.

Daha sonra, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii Uzman İmam-Hatibi Mehmet Atalay sözü katılımcılara vererek soru cevap şeklinde Kayseri İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü’nün çalışmaları ve karşılaşılan sorunlar hakkında bilgi alışverişinde bulundular.

Programın kapanış konuşmasını yapan İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, “Bu toplantı gerçekten bizim açımızdan ufuk açıcı oldu. Ben şunu çok arzu ederim; her birinizin bulunduğu mekânda, camide, Kur’an Kursunda, mahallede “ben de böyle bir çalışma yapayım” duyarlılığını hissetmesini isterim. Mehmet hocamız ile beraber üniversitedeki camimize gideceğiz, oradan nasıl işler yapabiliriz konusuyla ilgili bir inceleme yapacağız. Üniversitemizin içerisinde bir tane camimiz var. Kendi mekânımızı oluşturarak o mekânda herkesin gelebileceği bir ortamı oluşturmanın güzel olacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Düzenlenen Programa İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, İl Müftü Yardımcımız Mehmet İzci, Melikgazi İlçe Müftüsü Yahya Polat, Erkek ve Kadın Vaizler, Samsun Atakum İlçesi Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii Uzman İmam-Hatibi Mehmet Atalay, Erkek ve Kadın Gençlik Koordinatörleri, Hastane ve KYK yurtlarında görevlendirilen Manevi Destek Uzmanları katıldı.

 

Kaynak: https://kayseri.diyanet.gov.tr/sayfalar/contentdetail.aspx?MenuCategory=Kurumsal&ContentId=1372

 

 

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN