Dilsiz Dost

Kalemle aramızda nasıl bir bağ varsa artık, birbirimizden hiç kopamıyoruz. Elimi hiç bırakmaz, her zaman yanımda olur. Aslında doğrusunu söylemek gerekirsek çok iyi bir dinleyicidir. Aaa neredeyse unutuyordum o yalnız değildir. Bir de onun bir

Parçalan, Bölün, Yok Ol!

Okumak. Okuyabilmek. Yaradan Rabbimizin adıyla okuyabilmek. Okudukça ruhu bunalmakta ve can çekişmekte olan kardeşlerimizin, ruhlarının ve zihinlerinin nefes alabilmesine vesile olabilmek. Kendi ruhumuzu cahilliğin ve cehaletin bahtsız ikliminden kurtarabilmek. Ne büyük bir erdem değil mi?

Bir Derviş’in Günlüğü

Hayatın çıkmazlarına dalıp durduğum senelerim vardı… Yalnızlığımda kaybolduğum etrafımdaki onca insana inat küçücük bedenime sığmayan kocaman bir boşluğum vardı. Son nefesini vermeye hazır bir idam mahkumunun çaresizliği gibi çaresizliğim, bir çift göze susamışlığım vardı. İçimdeki

Girdaptaki Bir Gencin Mektubu

Hayattaki asıl derslerin yaşanmışlıklar olduğu Kur’an-ı Azimüşşan’dan öğrendik bizler. Kıssadan hisse almak düştü her ibretlik hadiseden. İd, ego, süper ego derken her mücadelenin nefis ve şeytana karşı gelmek olduğu öğretti bizlere Yaradılış Destanı. Geçenlerde mail

Gençlik Menkıbesi

Kurtuluşa ne kadar yaklaştığımız sorusu.. Veya bu soru altında hayal ettiğimiz sonsuzluk çelişkisi.. Elbet kararlarımız bizleri bir yola sürüklüyor, Lakin bu kararlara erebilme sorusu.. Düşünme yetisiyle kendisini uygarlaşma yoluna zerk eden insanoğlunun en çok sıkıştığı,

Kardeşime Mektup – OMÜ

Rahmân ve Rahîm, Allah (cc)’ın Adıyla… Mâbedin ve Mektebin Gölgesine Hoş Geldin Kardeşim! Biliyorum; heyecanlı ve son derece mutlusun. Haklısın, zira kendine belirlediğin “Üniversiteli Olmak” hedefine ulaşmak için emeğini, yüreğini verdin. Başkaları mâlâyâni işlerle zihnini

Yola Dair

Bağlanmak, daha doğrusu bağlılık; insanı körelten, amacı araç gibi gösteren, hedefi aslî karakterinden saptıran bir numaralı düşmandır. Burada altını ısrarla çizmek gerekir ki sevgili dostlar; hedefe, yani bizatihi hedefin kemmiyet yönüne olan bağlılık da insanı

Sevmek…

Sevmek… Sevgili olup, flört etmek. El ele tutuşmak, gezmek, öpmek, sarılmak… Sevmek bu değil. Bu sevmek değil! Haram bilip kaçmak. Unutmamak Yaradan’ın vaadini. Helali gözetmek. Sevdiği insanın cehennemi, hüsranı, kederi olmamak için uzak durmak. Beklemek

Kibirli Olmak veya Kibirli Olmamak

“Kibirli olmamak gerek, ben dememek gerek, çünkü kibir şeytandandır.” Çokça duyduğumuz klişe sözler artık bunlar. Ama hiçbir önemi yok çünkü bugün en büyük sorunumuz “ben” demememiz. Akıp geçen bu hayatta kendimizi düşünmeyi, kendimize kafa yormayı,

Tek Sayıların Gizemi

Sayılar doğayı, insanı ve evreni şekillendiren gücü sembolize etmek için kullanılır. Sayıların anlamı Maya, Mısır, Sümer ve Yunan uygarlıkları tarafından kullanılmıştır. Ancak biz hâk ve kesin olan, İslam dinine göre ele alacağız. İslam düşüncesinde vurgu,

Allah Var Allah Yâr

Oku ve aklet demişti Yaradan. Sizler başıboş değilsiniz. Sizin bir sahibiniz var, bir yaratıcınız var demişti tüm nebiler. İşte Allah’ın kelâmı burada. Anlayın ve tatbik edin demişti hayatlarınıza. Hakkı görün ve yalnız O’na yönelin dedi

Karlar da düşer

Düşen her bir kar tanesi kadardık, Kısacıktı bize biçilen vakit. Güzeldik, Ama eriyecek ve yok olacaktık. Farkına varmalıydık bir an önce! Düşen her bir kar tanesi kadardık. Yalnız hiçtik. Bir olduğumuzda bizdik, Ama bilemedik.

Ya Biraz Sonra Ölürsem ?…

Ölüm hepimiz aklına gelince, eminim şöyle bir titreme getiriyordur. Ama bu korku neden? Sevgililer sevgilisi, iki cihan güneşi Hz. Muhammed (sav)’e kavuşmanın huzuru, mutluluğu olması gerekmez mi? Allah (cc) ve Resûlu’na kavuşmak neden bizi korkutuyor?

Ahenkler İçinde

Hayattayız ve her geçen saniye zamanımız kısalıyor. Bilemediği deryalara açılmak istiyor bazılarımız, Bazılarımız sadece açılmayı hayal etmek istiyor. Felsefi düşünmeye çalışıyor bazılarımız hayattaki anlamı Bazılarımız ise gülüyor bu çabalamaları gördüğünde. Güneş bir güne daha tüm

Umuda Ağıt

Umuda ağıt kaybettiğimiz her şeye En başta cennet, bir gülümseyiş… Birkaç soru, bir sigara bazen. Tabi dişleri unutmamak lazım Bunların hepsinden Yani güzel olan her şeyden Güzel olan her “sen”den Allah’a sığınırım Sorgusuz suâlsiz Kaybetmekten

Bir Gün Gelecek

Geceleyin sokaklar hayal çöplüğü, Ve karamsarlığım bundandır biraz. Rüya görülmemiş bu sokaklarda, Hakîkat sarmamış kaldırımları, Kaldırımlarda ayyaş kusmukları. Bundan işte, tamamen bundan, Müzmin bir illete kucak açışları. Özgürlük dağlarda türkü söylemek, Şiirler okumak vâdilerin bağrında,

Meyve Suyu

Yediden yetmişe her insanın çıkarttığı bir sestir, meyve suyu kutusunun sonunda kalan, bir yudum meyve suyunun sesi. O bir yudum meyve suyunun: ‘Artık çekme beni, bittim anlamıyor musun?’ feryatları. Her yaradılan mahlûkatta var mıdır; bilmem

Bırakıp Gidelim Ya da Sadece Seyirci Kalalım

Yaradan Rabbimizin adıyla. Genelde mutluluğun olduğu ama onun dışındaki şeylere pek de muhtaç olunmayan dünyaya, hayal dünyası denir. Bu dünyanın en güzel ve en masum ev sahiplerine de; çocuklar. Bu yazı da o masum ev sahiplerinden biz

Mutsuzluğu Ağırlamak

Yarınların gençliğiyiz her birimiz. Yarınların birer ebeveynleri, birer bireyleriyiz her yönüyle. Sonuçta bu yarına yolculukta, her geçen süreçte yeni bir gün ile devam etmekteyiz. Bazen bu günler bir kara yosunu gibi durgun bir halde(üzüntülü/depresif), bazense

Yitişler

Senin bu yitip gidişlerin hani… Bunları bir seyahate benzetmek en doğrusu, Hani şu yol kenarındaki elektrik direklerini saydıklarımız, Alçalıp yükselen tellerinin eşliğinde. Çünkü sen var oldukça ölen, Öldürdükçe daha çok var olansın. İleriye baktıkça denizler