KAR ÇİÇEĞİ

Sen, aradığın cesaretin tam da içindesin.                 Kelimelerime şöyle başlamak isterim; Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Bu cümlede rahmeti ve bereketi diyoruz ya, ben de sizlere ondan bahsedeceğim. Aslın ve asrın cesaretlenmesi için kağıda,

Doğu Türkistan’a

  Türkistan, uzakta kalmış Doğu. Bir zamanlar İslam Medeniyeti’nin beşiği olan Doğu. Şimdilerde ise zulmün sessiz kalınmış hâli. Burası neresi mi? Burası Doğu Türkistan, burası sesi kısıkların, sesi kıstırılmışların yurdu. Burada hayat hiç olmayacak kadar

Gölge Gibisin

Ey arkadaş! Gölgenin yerinde duramadığı gibisin. Uyan, bak güneş battı. Gece gözlerini açmak üzere sen hala gölgenin peşindesin. Bu yolun başlangıcında yerini bilseydin gölge gibi olmazdın. Bilirsin, saat ilerledikçe gölge noktası değişir. Sen de gölge

Gönlünü Sıcak Tut

Sadece soğuktan mı üşür insan. Dünyanın kirinden, yalanından, fâniliğinden üşünmez mi? Üşünür elbet! Gönül evimizdeki boşluk, Çabasız hayıflanmalarımız üşütür bizi. Aslında ne çok hayıflanıyoruz, emeksiz beklentilerimizden… Doğru! İstemek kadar kolay olmuyor, emek göstermek. Ama istemekten

İstikametsiz Taşkınlıklar

Kul olması gerektiğini kabullenmiş insanın bam teline dokunalım. Teli biraz gerip kendi vicdanlarımızdaki yankısını dinleyelim. Terakki etmemiz istenen sonsuz bir yol var önümüzde. Kısıtlı zamanda kazılması gereken bir makam; ama bu gaye-i hayalimize hep bir

Yetinememek ve Yenilik Arayışımız

Yeni mekan arayışı, yeni kıyafet arayışı, yeni arkadaşlar arayışı… Kısacası eskiyi terk etme düşüncesi bir hastalık gibi beyinlerimizde. Tüketim toplumu diyerek de lügate geçmiş. Aslında tüketim toplumu değil tükenen toplum daha doğru bir ifade. Yetinemeyen,

Yüreğimi Koyuyorum

Bilmediğime, gücümün yetmediği rüzgarı Görmediğime, yüzümü kavuran güneşi Duymadığıma, gönlün dilini Sevmediğime, imanın mihengini koyuyorum. Bir tas sudan demirin tadını, Parmak kesiğimdeki ılık kanı, Kırık uçurtmamın çıtasını, Ayağa değen taşın, ecrine koyuyorum. Kesişen yollarda tereddüdümü

Sabah Yolculuğu

Gece ile gündüz arası bir vakitte Her gün bir başka ses der ‘haydi’ diye Önce sıradan geçtik, sır gibi sessizce Temizlenmek amaç bilhassa tazelenmek Ölü gecenin toprağı kalmış dizlerimizde Silkeledik toprağı bak! Ne şık bir

Bence Cami

Bence Cami; Dünyanın nasıl döndüğünü değil! Dünyanın içinde nelerin döndüğünü; Toplayan değil; Toparlayan; Yetişilen değil! Yetiştiren; Camdan besleyen değil! Candan besleyen; Din adamı değil! Dinin adamı; Devrin adamı değil! Her devirde adam; Atanan değil! Adanan;

Başlıyorum…

Başlıyorum, Seni baştan sevmeye, Affetmeyi bilmeye, Özlemini çekmeye, Başkalarından seni kıskanmaya, Rüyalara dalmaya, Aşkın ateşini öğrenmeye başlıyorum. Başlıyorum, Gökyüzünde seni bulmaya, Kendimi belirsiz bir sevdaya bırakmaya, Acıyla tatlının karışımına, Hem seninle hem de sensiz olmaya

Yola Dair – Kurşunî Denemeler

1. Evet, belki geceye kapanmamak için bütün bu çabalar. Evet, senelerin içime attığı bir haykırış tarzı. Ve uykudan kaçabilmenin belki tek, yegâne uğraşı, bu saatte.             Nihayet elimde ağlayanım, nihayet elimde ağlama duvarım. Ve senden

Yeni Döneme, Üniversiteye, Hayata Başlarken…

   Yeni bir kapı aralanıyor hayatımızda. Yeni bir başlangıç, yeni bir doğuş. Belki de hayatı en baştan tanıma veya kaldığımız yerden devam etmeye. Ama büyük ihtimalle hayatı en baştan tanımaya.   Üniversite hayatına başlangıç veya yeni bir

Doğuştan Dönüşe Bir Yol

Sanki; Gökyüzünden koca bir okyanusun ortasına Düşer gibi doğmuşum hayata. Okyanus ve gökyüzü arası Uzunca bir çizgi. O yükseltinin verdiği hızla Dalmışım denizin derinliklerine. Ardından yapışmış koca nefsim paçalarıma. Nefes alıp yönelmek için dönüşe Çırpınıp

Kederin İlacı Kaderdir

Rahman’ın izzetli kulları vardır bilirsin ki, Sen onların arasına girmeyi kendine şeref bil Rahman’ı razı et yeter ki, Koş! Durma sadece koş maksuduna. Ulaşabilecek olmanın coşkusuyla koş sadece. Yolun doğru olduktan sonra gerisi boş, takılsan

Hayırlarda Yarışmak

Yüce Allah’ın Kur’an’da, Bakara Suresinde yarışma, birbirini geçme konusunda buyurduğu tek konu hayırlardır. Hayır yapma konusunda birbirimizle yarışmamızı buyurur. Peygamber Efendimiz de “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” buyurmuştur (Buhari, Megazi, 35). Canlıların faydasına olabilecek

Kinizm ve Uygarlık

Kinikler, uygarlığı hor gören kimselerdir. Uygarlığın insanları ikiyüzlüleştirdiği, insanlar arası ilişkilerde yapaylığa yol açtığı, ihtiyaçları çoğaltarak özgürlüğü azalttığı düşüncesindedirler. En çok da özgürlük konusu üzerinde durmuşlardır ve özgürlükten taviz vermeyi zül sayarlar. Öyle ki Diogenes,

Ben Dünyasında Biz Olabilmek

Bütün dünya mensupları sınırlarını çizmiş, gardını almış ve “BENİM BENN!” diye haykırıyor. Benliklerimiz bizim aynı kişi hakkında hem ona çok sinirlenmemize hem de onu çok sevmemize sebep olarak bir tür karakter zedelenmesine yol açıyor. Sebebiyse

Gençlerin Sosyal Medya Macerası

Günümüzde sosyal medyanın hayatımızın hemen hemen her yerinde bulunması, teknolojinin hızla gelişmesi, iletişimin anlık oluşu, paylaşımların saniyelik işlediği bir yüzyılda gençlerin hatta çocukların bir çok sebepten ötürü facebook, twitter vb. hesaplarının olduğu hepimizin malumu. Bir

Umut Misyonunu Üzerine Al

Selamun aleyküm her gün selam vermemek için kafamı çevirdiğim ümmet kardeşlerim, Selamun aleyküm sürekli not yüzünden arkasından atıp tuttuğum hocalarım, ve Selamun aleyküm hep selam vermek isteyip ver(e)mediklerimiz… Size 18 Mayıs 2017’den yazıyorum, saat şu

Değeriniz İnsan Kalabilmektir

Vatanımız ahiret yurdu. Dünya bir labirent şeklinde tasarlanmış sınav kağıdı. İçeriğinde her anı sistemli not eden ve kaydeden çoktan seçmeli seçenekler sunan bir sınav sistemi mevcut. Oyun başladı ve herkes değerini kaybetmemek için mücadeleye girdi.