Çocuğum Ben Daha.. Ey Kardeşim..!

Ne gelir çocuk desem aklına? Bir çocuk sesi duyunca ne işitir kulağın? Ya o ağlarken; sızlar mı yüreğin? Gülünce de çiçekler açar mı gönül pınarında? Devam etmeden önce okumaya; düşün biraz. Düşleyelim hep beraber. Bir

Para Mutluluğu Satın Alır mı?

Cennet dünyadadır ve çok para elde edersen dünyan cennet olur, şeklindeki aldatmacanın etkisinde bugün çoğu insan. Ve işin esası aldatandan daha az suçlu değil aldanan. Cennet dünyadadır ve çok para elde edersen dünyan cennet olur,

Mizan Kurulduğunda

Devrildikçe yıllar; kızmayı, küsmeyi kesersin, dile getirmek bile angarya olur kırılmışlıkları… Anlarsın Leyla’nın aslını, bir vehimden ibaret olan dünyayı!.. Yalnızlaşırsın, yalnızlaştıkça perdeleri kapatırsın, Yetmeyi öğrenirsin kendi kendine, Bilirsin artık herkesin idrakı ölçüsünde anladığını, yorumladığını hayatı,

Ateşe Sükûn’et’

Haykırmadan hayata bakmam, Sevmeden ayağa kalkmam, Sen sus, korkma savrulmaktan! Dinlesin terennümü cihan, Aldım selameti Hak’tan, Eğilmem, derdim devlet-i vatan, Adım at, sümbülüm solmadan! Düşünme çalış, açacaktır yolu sultan, Eller titriyor, gönüller volkan, Gelecektir haber,

İlle de Aşk Ateşi ile Yanmak İstiyorum Dersen…!

14 ŞUBAT bir çok ülkede ve tabi bizde de kutlanan sevgililer günü diye adlandırılan lakin kökeninin Roma Katolik kilisesinin inanışına dayanan Valentine günü veya bayramı olarak anılıyor hatta bazı ülkelerde saint Valentine Day denilmektedir. Demem

Yâd-ı Cemil

Ne zamana kadar sürecekti deve kuşu misali görmezden gelişlerimiz… Bir gecelik konma mekanımızla bağımızı ne kadar da kuvvetlendirmiştik.. Rabbimiz’le bağımızı ne kadar da çok zayıflatmıştık… Oysa o hiçbir zaman yalnız bırakmamıştı bizi. Hiçlik derelerinden alıp

Sohbet mi Dert Yanmak mı?

“Yaralarımdan başka bir şey sergilemedim. Boş yere kendimi ortaya dökmek delilikti.” demiş yazar Jean Cocteau. Hani derler ya dertler derya olmuş diye, bilmezler mi derya dalgalandıkça bulanıklaşır, karışır, yosunlar kopup gelir ardı sıra. O vakit

Bağlılık Nedir?

Fiziksel dünya zordur. “Gerçek” dünya. Herhangi bir şey için bir şeyler harcamak gerekir, bolca hem de. Küçük bir örnek vereyim. Birisiyle konuşmak için onun bir kaç metre yakınlarında olmalısınız. Yeterli mi peki? Hayır. Aynı zamanda

Gönül Bir Yangın Yeri

Ey Gönlüm; Bilirim ‘sen’dedir sırların sırrının anahtarı Peki nedendir bu kadar suskunluğa râm oluşun… Aşk közüyle yanmak dururken bir kadeh meyle sarhoş oluşun… Duymaz mısın ki çırpınışlarımı, çığlıklarımı Bir sesine susamış bedenim Âh’ını bekler…

Arkana Bakmadan Devam Edeceksin

Hayat bir mücadeleden ibaret. Her şeyi ile, her anı ile, her yönü ile bir savaş. Buna ne derseniz deyin; hak – batıl savaşı, iyi – kötü savaşı, doğru – yanlış savaşı… Mesele, ayakların kaymadan bu

Dilsiz Dost

Kalemle aramızda nasıl bir bağ varsa artık, birbirimizden hiç kopamıyoruz. Elimi hiç bırakmaz, her zaman yanımda olur. Aslında doğrusunu söylemek gerekirsek çok iyi bir dinleyicidir. Aaa neredeyse unutuyordum o yalnız değildir. Bir de onun bir

Parçalan, Bölün, Yok Ol!

Okumak. Okuyabilmek. Yaradan Rabbimizin adıyla okuyabilmek. Okudukça ruhu bunalmakta ve can çekişmekte olan kardeşlerimizin, ruhlarının ve zihinlerinin nefes alabilmesine vesile olabilmek. Kendi ruhumuzu cahilliğin ve cehaletin bahtsız ikliminden kurtarabilmek. Ne büyük bir erdem değil mi?

Bir Derviş’in Günlüğü

Hayatın çıkmazlarına dalıp durduğum senelerim vardı… Yalnızlığımda kaybolduğum etrafımdaki onca insana inat küçücük bedenime sığmayan kocaman bir boşluğum vardı. Son nefesini vermeye hazır bir idam mahkumunun çaresizliği gibi çaresizliğim, bir çift göze susamışlığım vardı. İçimdeki

Girdaptaki Bir Gencin Mektubu

Hayattaki asıl derslerin yaşanmışlıklar olduğu Kur’an-ı Azimüşşan’dan öğrendik bizler. Kıssadan hisse almak düştü her ibretlik hadiseden. İd, ego, süper ego derken her mücadelenin nefis ve şeytana karşı gelmek olduğu öğretti bizlere Yaradılış Destanı. Geçenlerde mail

Gençlik Menkıbesi

Kurtuluşa ne kadar yaklaştığımız sorusu.. Veya bu soru altında hayal ettiğimiz sonsuzluk çelişkisi.. Elbet kararlarımız bizleri bir yola sürüklüyor, Lakin bu kararlara erebilme sorusu.. Düşünme yetisiyle kendisini uygarlaşma yoluna zerk eden insanoğlunun en çok sıkıştığı,

Kardeşime Mektup – OMÜ

Rahmân ve Rahîm, Allah (cc)’ın Adıyla… Mâbedin ve Mektebin Gölgesine Hoş Geldin Kardeşim! Biliyorum; heyecanlı ve son derece mutlusun. Haklısın, zira kendine belirlediğin “Üniversiteli Olmak” hedefine ulaşmak için emeğini, yüreğini verdin. Başkaları mâlâyâni işlerle zihnini

Yola Dair

Bağlanmak, daha doğrusu bağlılık; insanı körelten, amacı araç gibi gösteren, hedefi aslî karakterinden saptıran bir numaralı düşmandır. Burada altını ısrarla çizmek gerekir ki sevgili dostlar; hedefe, yani bizatihi hedefin kemmiyet yönüne olan bağlılık da insanı

Sevmek…

Sevmek… Sevgili olup, flört etmek. El ele tutuşmak, gezmek, öpmek, sarılmak… Sevmek bu değil. Bu sevmek değil! Haram bilip kaçmak. Unutmamak Yaradan’ın vaadini. Helali gözetmek. Sevdiği insanın cehennemi, hüsranı, kederi olmamak için uzak durmak. Beklemek

Kibirli Olmak veya Kibirli Olmamak

“Kibirli olmamak gerek, ben dememek gerek, çünkü kibir şeytandandır.” Çokça duyduğumuz klişe sözler artık bunlar. Ama hiçbir önemi yok çünkü bugün en büyük sorunumuz “ben” demememiz. Akıp geçen bu hayatta kendimizi düşünmeyi, kendimize kafa yormayı,

Tek Sayıların Gizemi

Sayılar doğayı, insanı ve evreni şekillendiren gücü sembolize etmek için kullanılır. Sayıların anlamı Maya, Mısır, Sümer ve Yunan uygarlıkları tarafından kullanılmıştır. Ancak biz hâk ve kesin olan, İslam dinine göre ele alacağız. İslam düşüncesinde vurgu,