Bence Cami…

Allah adına ve Allah’ın adıyla çıkılarak dağların yol olacağı ilk durak; Hareketin harekâta dönüşmesiyle mevzuyu anlayanların mevzisi olan bir siper; Cihetlerini öğrenmeden cihada çıkanların nesli ifsat ve iflas etmesini önleyerek ıslaha kavuşturan bir hastane; Derdi

Hayat Mektebinin Talebeleriyiz

Hayat mektebinin güzide talebeleri; ne de hızlı geçiyor değil mi hayat sıralarında günler? İdrak etmede, manasını kavramada, dolu dizgin yaşamada ne de zorlanıyoruz şu sıralar. Nedir kendimizi tanımada, hayatı anlamlandırmada bize mani olan şey? Yoksa,

Namaz Uykudan Hayırlıdır

   Alarm sesi…    Ardından sessizliğin içine doğan ezanın sesi… Bütün mahalle uyuyor.    Biraz sonra yavaş yavaş bazı evlerde ışıklar yanıyor. Güneşten önce evleri aydınlatan farklı renklerde ışıklar. Güneş mi daha parlak yoksa sabah namazı için

Karanlıktan Aydınlığa mı?

   Devletlerin, ideolojilerin, akımların, kitlelerin vs yapmak istedikleri şey neydi? Geçmişten beri amaç, dünden daha iyi olmaktı elbette. Daha iyi olmak adına her şeyi bir kenara koyup yolumuza baktırdılar. Karanlıktan aydınlığa ulaşmakmış amaç.     Peki karanlık olan

Labirent ve Her Şerdeki Hikmeti Görmek

Olması gerekenleri kabul etmek, vardır bir sebebi deyip Mevlâ’ya yönelmek teslimiyetin belirtisidir. İmkansız hiçbir şey yoktur. Rabbimiz’in gücü hiçbir dünya ölçü birim sistemiyle ölçülemez. Aklın almadığı gizler saklıdır. Rabbimiz’in her birimiz için tasarlanmış elbet bir

Dön de Bir Bak Kendine

Ey Memba; Dön de bir bak kendine; usul usul düşmüşsün derde. Hak hakkını ister ahir meydanda, Ne var kesende, ne götürdün huzura? Dön de bir bak kendine; nasıl düştün yekpare? Onun namını nasıl heba ettin?

Noel mi?

   Ümmet olarak çok zor imtihanlardan geçtiğimiz bu günlerde bir de Noel çılgınlığı mı sardı ümmeti?     İslamî gelenekle yetişmiş bizlere Batı’dan sinmiş olan bu eğlence geleneği hayatımıza ne zaman bu kadar girmiştir bilinmez ama, üstümüzde tabiri

Mücadele Üzerine – Susmak Sabretmek midir?

Neler yaşadın, ne haksızlıklarla karşılaştın kim bilir? Peki sorunları nasıl çözdün? Susmak sabretmek midir? İnsanın duruşu konuşur mu? Cevap verelim; susmak sabretmek değildir; bazen mücadeleye devam etmek, çetin ve vakarlı bir şekilde savunmak sabretmektir. Duruşumuz,

Birlikte Birliğe

Kurtuluş Savaşı. Bir millet varoluş mücadelesi veriyor. Kıran kırana bir mücadele… Yediden yetmişe bütün millet ayakta. Kahramanlıklar yazılıyor. Hayır, hayır! Bütün kahramanlar omuz omuza küfrü vatandan def ediyor. Bütün saflar sımsıkı. Karınca dahi geçemiyor. “Ölü

Vakit Ne Vakit?

Vakit ne vakit? Bir eğlenceden diğer eğlenceye koşarken heba olan beden, ömür/zaman ve doyumsuz mutluluk arayışı. İnsan yorulur, eğlenmekten de yorulur. Anlamlı olan her şey doyum verir. Kendinle yüzleşmek mana alemine ışık tutar. Hatalarına dürüstçe

Kim Bilir?

İslam için en önemli 3 mescidimiz vardı bizim. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa. Mescid-i Haram ve Nebevî’yi biliriz de nedense Mescid-i Aksa’yı unuturuz gibi gelir bana. Ama unutmayız değil mi? Bana öyle gelir. Kim

Sabır

Bizim kitabımızda yılmak olmamalı. Gerçekleştirmeyi istediğimiz şey için olanak ve umut var oldukça sabır da var olacaktır, hedefe sabırla ilerleyeceğiz. Ayrıca iyi işlere sabırla devam edecek ve belalara ve insanların verdikleri sıkıntılara da sabırla katlanacağız.

Nereden Başlamalı?

“Âyînesi işdir kişinin lâfa bakılmaz Şahsın görünür rütbe-i akl-ı eserinde” (Ziya Paşa) Bir gün Müslüman bir genç, camii çıkışı hoca efendinin önünü kesip, “Hocam size bir soru sormak için durdurdum yanlış anlamayın” diyerek başlar söze.

Övgülerim Allah İçin

Din günümün sahibi, kalbimin maliki, Yalnız sana ibadet ederim, sana taparım, Bizi dosdoğru yoluna ilet sana koşarım, Bütün övgülerim âlemlerin Rabbi Allah’adır. Esirgeyen bağışlayan isminle başlarım, Eşi benzeri olmayan Rabbime taparım, İzzet sahibi, her şeye

Korkuyorum

Korktuğum şeyler var benim… Mesela sabah namazına uyanamamaktan korkuyorum. Derdi ki hocam “Kılamadığımız her vakitte kendimizi sorgulamalıyız: Ne kabahatim oldu da Rabbim’in huzuru bana nasip olmadı?” Nasip olmayan huzurdan korkuyorum. Mesela bir de sıradan olmaktan

Yaşamanın Anlamı ve Olmayan Çocuğa Haksızlık Etmek

Şu hayatın sırrı denen problemi çözmeden üremekteki anlamsızlığı, boşluğu, belki de haksızlığı gördüm tekrardan, bir çocuğun mezarlıkta annesine neden öldüğümüzü sormasıyla. Buraya nereden geldiğimiz meçhulse ve dünyada ömür çürüttükten sonra, gittiğimiz yer hiçlikse, neyin uğraşını

“Çarşaf Giyinenler Daha Fazla Dikkat Çekiyor”

Selamun Aleyküm; Başlığı okuyup, yazıya tıklayan okuyucularımızdan küçük bir ricam var; başlığı ilk okuduğunuzda aklınızdan geçenleri yani hissiyatınızı yorum kısmında paylaşabilir misiniz? Bu bir araştırma konusudur ve sadaka-ı cariye hükmünde olan yorumlar için, medeni cesaret

YALAN

I. Gecenin en karanlık vaktindeyim Odadaki ışıltılı avizenin aydınlattığı kadar Gözümün gördüğü dünya Bir de göremediklerim varmış Mesela; Yalanmış şairlerin anlattıkları Yalanmış aydınların kitapları Falanca bilim adamının keşfi, Mars’ta, Afrika’da suyu bulamayan Batı’nın su bulduğu

Ölmeyen İmanın Yaşaması Kâfi Değildir

Kardeşim şu an bu yazıyı okuyorsan yaşıyorsun demektir ve bu yazının muhatabıysan imanın da ölmemiş demektir. Zaman ilerliyor, çağ değişiyor ve dünya hızıyla gelişiyor. Varoluşumuzdan beri bu böyledir. Değişen dünyaya ayak uydururuz. Belki istemsiz. Peki

Doğa ve Kendin Olmak

Doğa, Allah’ın insanlık ve insanlar için verdiği en büyük nimetlerden birisi. Hayvanıyla, bitkisiyle, toprağıyla verilmiş en büyük nimet. Kullanmak, tüketmek aynı zamanda “üretmek” için verilmiş en güzel nimet. Doğallık, Allah’ın, insanların fıtratlarına ince ince işlemiş,