İslam

Efendimiz’e Mektup

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!
Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah!
Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!

Ey sevgili! En sevgili! Aşkımın tahtına oturan, naz makamının efendisi…

Dünya insanının sana muhtaç anları, nisan sabahlarıydı. Senin olmadığın iklimlerin yağmurları bulanıktı. Ötelerden bir rahmet düşmüyor; gönül yamaçları, baharı bilmiyordu. Kâinata teşrifinle gönüller cennet yamaçlarının rengini aldı ve hayat çeşmesinin ufukları, damla damla görünmeye başladı.

Ne büyük şerefti seni bilmek. Seni bize bildiren Allah’a şükürler olsun.

Senin adını, konuşmaya başladığımız zaman öğrendik. İlk ezberlediğimiz, belki senin ismindi. Gönül heybemde gözyaşlarım, yürek tezgahımda işlenen sancılarım ve dilimde senden dilendiğim şefaatin var. İçimin en derin yeri sızlıyor. Öyle bir sızı ki sese versem kim bilir, deli divane derler. Varsın kimse duymasın hıçkırışımı. Bu hicrânımı sana ulaştırmak istiyorum ben.

Allah (cc) sana ilk olarak ‘İkra’, yani ‘oku’ ayetini indirmişti. Ben anladım ki ilim çok önemli. Gül Peygamberim ben seni çok seviyorum. Gül çiçeklerin en güzeli ve senin de terin gül kokarmış. Sen de insanların en güzelisin gül Peygamberim. Seni anmak bir lütuftu Rabbim’den bize bahşedilen. Senin sevdanı ruhumda duyabilmek; ismini her duyduğumda tüylerimdeki ilahi ürpertiye şükretmek, seni sevmenin en güzel yanı.

Seni yaşamak, seninle olmaktı aslında. İçtiğim suyu yudumlarken, her anımda senin sünnetini hatırlarken, seni yaşamaktı seni duymaktı.

Seni yaşamak; yürüyüşün, oturuşun, kalkışın, yaratılanlara merhametle davranışın, kısacası her şeyinle hayatını örnek almaktı.

Sana layık bir ümmet olamasak da üzüldüğünü hisseden ve seni derinden seven yürekler var efendim!

Şimdi biz ise köhne zamanların, mum ışığı hakikatlerin hayat sürdüğü ve haramların hoş görüldüğü, imanın elde bir kor misali yakıp kavurduğu, bahtsız bir zamanda yaşıyoruz. Öyle bir zaman ki, düğüm düğüm kor bir alev. Haksızlık, diz boyu…

Öyle özledim ki seni, bahara hasret çiçekler gibi, suya hasret çöl misali. Her andığımda seni gözyaşlarım şahit olur yüreğimin hasretine. Efendim, sultanım, binlerce salatu selam sana…

Sen, çölün sonsuz pırıltısı… Sen, evrensel ışıltı… Bir katılsam ümmetine! O gariplik beldesinde, kendi gölgemizden dahi hayır gelmeyecek o günde, bir başıma beklerken, bir kez olsun ‘Bu da bizdendir.’ desen. Bir katılsam ümmetine, senin sevgi nûrunla yansam, pişsem, kül olsam. Yapamam yoksa, gelemem diyarına, gelemezsin rüyalarıma! Sen Allah’ın elçisi, Allah’ın davetçisiydin. Kâinat seninle şeref kazandı. Varlığın, âlemlerin saadet atlasıydı. Sen, sen ki yüreğimdeki can, düşüncelerimdeki bismillah, ahlâkımdaki güzellik, cennetten parçam…

Hep aklımdasın ve her zaman da aklımda olacaksın. Bugün, yarın ve daima..

Yanağımızdan akan yaşlar hürmetine bizleri ‘Ümmetim’ diye kucakla! Sen ki, sokakta yüksek sesle konuşmayan, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyen, bağışlayan, affedendin.

Ey ahlakı güzelim! Yaşadığın topraklarda yaşayabilmeyi, gördüklerini görebilmeyi, yaptıklarını yapabilmeyi, düşündüklerini hissedebilmeyi bir bilsen ne kadar çok isterdim. Kurân’ın yüzü suyu hürmetine seni çok özledim Ya Resulallah.

Seni bu ümmete rahmet olarak gönderen Rabb’ime binlerce kez şükrediyorum.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN