Gençlik

Hayat Neydi … ???

İnsan olmak ve doğmak bir âleme . Her bir alem var her yürekte . Hissetmek ve düşünmenin boyutlarında  yol almaklık vardı . Ve insan öteleri arzulardı düşünme ve düşüyle. Çıkabilir miyiz acaba bu kavgalı mekandan, yol alabilir miydik zamana? Bir bakışla bakar insan hayata. Konuşmayla dil ile bir dünya kurar, varlığın anlamına sirayet etmek isterdi insan. Sınırlının içinde bir sınırsızlık  arzusu yaşamaktayız . Çözmek ve keşfetmek, aydınlatmakta ve anlamlamakta hayatı. Yaşamak bir sır, bir derinlik, bir enginlik, zemini olmayan dinamik bir akış. Akışa katılmak ve akışın dışına çıkmaya çalışmak. İşte bu bir öteler eşiğini varetmekte. Bilmek ile oluşturduğumuz yollar her an değişmek ve dönüşmekte, bazen ise bakış tamamen farklılaşmakta. Ama insan sürekli arayışta.Tattığımız düşüncenin düşlere uçuşuyla gerçekleşmesi gibi.
 
Neydi üstadım hayat? Yaşardık, bir şeyler duyar ağlardık . Bazen gülerdik de . Ama bizim bir yaşamaklığımız vardı üstadım güzellik sevgisiyle. Bir sevgimiz bir duyuş, bir hissetme, bir inancımız ve bir üretmemiz. Anlama yol almamız vardı. Ve de  insandık üstadım her şeyden önce . İnsanın gönlüne dokunmayla güzel(dik)liktik . Samimi bir sohbet samimi bir muhabbet sarardı dört bir yanımızı. Güzellik kelamın uçurduğu içlerden akan sevgideydi, sözden akardı yüreklere bir rahmet gibi. Bizi iyileştirecek güzel insanlara ihtiyacımız vardı. Öyle saf öyle samimi ve öyle içli . Evet üstadım öylelerine ihtiyacımız vardı ve yaşamak onlara sarılmak ileydi. Sarılmak, kucaklamak , söz ile kelam ile bir bakış , dost bir gülüş ileydi sarılmak.

Yıkılan yıkılacaktı ve başa gelen gelecekti. Ama insanlık ayakta durmalıydı üstadım. Şairin dediği gibi  insan bozulmamalıydı, yoktu bunun çaresi. Ve biz yaşamalıydık öyle arayışla, öyle samimi, öyle içten, öyle açık, öyle sevgi ile. Yaşamalıydık öyle güzelcesine. Bu öyle çok mânayı taşırdı ki özünde. Maveradan gelen esinti beslerdi gönlü. Gönülleri inşa ve ihya da buluşmak, başka olana sevgiyle bakmak vardı ve bir insan sevgiden başka ne verebilirdi, bir dosta bir tanıdığına gerçek anlamda. Bir çağrı vardı bizi her şeye rağmen birleştiren. Bir dil vardı bizi buluşturan ve içimizdeki sevgi bambaşka bir şeydi. Bir nağme gibi içimizde hoş, bir nağme gibi hareketli, bir  rahmetin enerjisinin kalbi çevirmesi gibi yaşayan ederdi içimizi, kudsi sevgi. Ve durmak bilmezdi, yönelene cömertti, rahmet damlaları gibi… Doğduğumuzdan beri yolun sonuna kadar…
Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN