Şiir

Hızırla Gelen Huzur

Hayalimin duvarına bir pencere açtım
Oradan gökyüzünü seyrediyordum.
Sevgi ve şefkatle örülmüş bir salıncak,
Salıncağı tutan iki bulut.
Birbirine mutlulukla bakan,
Çarpışsalar şimşek değil
Gökkuşağı oluşturacak iki bulut.
Ve bir çocuk,
Kıskandırır gözlerindeki mavilik gökyüzünü.
İnce ve uzun saçlara arkadan bir toka iliştirilmiş.
Eylülün hüznü yüzüne vurmuş
Ve hayatı yalnız kucaklamış bir çocuk.
İliştiriyor kendini salıncağın bir köşesine.
Bulutlar sallamaya başlıyor çocuğu.
Hızlı diyor çocuk daha hızlı.
Ve sonra,
İpin kopmakta olduğunu görüyor çocuk.
Gözlerinden boncuk boncuk dökülen yaş ve hıçkırıklar…
Hızır yetişiyor huzura,
Kucağına alıp bağrına basıyor.
Yüreğinden çıkardığı sevgi tohumlarını,
Çocuğun yüreğine serpiştiriyor.
Gözyaşı ile suluyor,
Merhamet ve şefkati, güneşi oluyor.
Sonra küçük bir niyaz,
Yavrucuğum neyin var senin?
Salıncağın sol tarafındaki ipi diyor çocuk…
Ben onu onardım diyor hızır, yumuşak bir eda ile,
Mütebessim bir şekilde.
Hızırla gelen huzur diyor çocuk.
Devam ediyor bulutların şarkısına eşlik etmeye.
Çocuk bilmiyor hızırı,
Hızır anlatıyor huzuru
Hızırla gelen huzur diyor.
Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN