İslam

Hollywood Cihadcıları

YARADAN RABBİMİZİN ADIYLA

Cihad kavramını açıklayarak başlayalım yazımıza. Cihad Arapça جهاد (cehede) kökünden gelir. Gayret etmek, çaba sarf etmek gibi  manalara  gelir.

Aslında kime sorsanız cihadla ilgili bir tanım yapabilecek bilgiye sahiptir.  Çünkü son on yıldır bütün dünya bu kavramdan bahsediyor. Cihadın kelime manası yukarıdaki gibidir. Ama cihadın olabilmesi için gerekli olan gayret ne şekilde bir gayret onu da açmakta fayda var. Söz konusu gayret Allah rızası için yapılan bir gayrettir ve Allah’ın rızası için yapılan şeyler içerisinde kusur ve kötülük barındırmaz. Çünkü Allah iyi ve güzeldir. Kullarında da bu hasletler olsun ister. Cihadı sayfalar dolusu anlatsak belki yine yeterli olmaz lakin imkânlarımız kısıtlı olduğu için bu kadarla yetinmek zorundayız. Gelelim insanların bildikleri cihada. Öncelikle bilinen cihadla ilgili geniş çaplı bir araştırma yapmaya çalıştım. Ve bilinen cihadla bildirilen cihadın bir karşılaştırmasını yaptım. Bildirilen cihada örnekler: Osmanlı Devletinin temel politikalarından biri de cihad üzerine kuruludur. Bu arada laf aramızda; ne zaman Osmanlı’dan bahsetsem derler ki: Yine mi Osmanlı geyiği? Çünkü o kadar çok anlatılır ki bıkkınlık oluşturmuş olmalı. Ama ibret alınacak o kadar olaylar var ki anlatmadan durulmuyor işte. Gerçekten o arkadaşlara tavsiyem bıkmasınlar ve tekrar tekrar okusunlar. Geleceğimize yön vermek, geçmişin tecrübelerinden faydalandığımız takdirde daha kolay olacaktır.

Dönelim konumuza. Osmanlı Kudüs’ü fethettiği zaman üç ilâhi din tarafından kutsal sayılan bu şehir 400  yıl Osmanlı hâkimiyeti altında kaldı. İnsanlar, hangi dinden ve ırktan olurlarsa olsunlar yıllarca refâh içerisinde yaşadılar. Kimse katledilmedi. Şehrin ismi Kudüs-ü Şerif olarak değiştirildi. Yollar ve binalar yapıldı çünkü Osmanlı Devleti’nin cihad anlayışı imha değil imar etmekti. Çok kez Osmanlı Devleti’nin fethettiği yerlerde, savaş nedeniyle harap olan kiliseleri bile yeniden tamir ettirdiğini tarih kaydetmiştir. Çünkü onlara göre cihad kimsenin kutsalına hakaret ettirmez. Yine Dicle’deki koyunun, kurtlara karşı güvenliğinden sorumlu hissederdi devlet başkanı Hz. Ömer. O ki koskoca halîfe, yüklendiği gibi un çuvalını götürüverdi yaşlı kadının evine. Cihad ediyordu çünkü. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a kocaman ve güçlü bir orduyla girmesine rağmen Bizans vatandaşlarına nasıl hoşgörüyle yaklaştığını da biliyoruz. Çünkü bir açıdan da hoşgörülü olmaktır cihad. Zaten onun Peygamberi de (sav) güçlü bir orduyla kendisine işkence edilen şehir Mekke’ye girdiğinde hoşgörü bulutları girmişti onunla. Ve merhamet yağmurlarıyla yıkanmıştı Mekke sokakları. Bunlar sadece bir kaç tane cihad örneği. Daha niceleriyle dolu tarihin unutulmaya yüz tutturulmuş kısımları.

bombGelelim bildirilen cihaddan bilinen cihad’a. Sizler bir cihad düşününüz. Ben de bununla ilgili daha önce düşünüp görüş belirtenleri söyleyeyim. Sakal, sarık, cübbe, kan, kargaşa, bomba, çığlıklar, korku, İslam, öcü vee terörizm. Ama nasıl olur da karıncayı incitmekten korkmayı cihad sayanlarla bu kavramlar bağdaştırılır? Cevap basit kardeşler. Öncelikle elinize alıyorsunuz patlamış mısırı, yanına kola. Şöyle en arkalardan da güzel bir koltuk. 3D bir film. Normal bir film de olur. Sonra patlamış mısır ve kola eşliğinde başlıyor film. Cübbeli,  sarıklı, sakallı bir adam. Şaşırıyorsunuz tabi ki. Nasıl olur da Hollywood filminde bir Müslümana yer verilir? Durun, acele etmeyin! Onun da cevabı belli. Neyse bizim sakallı ürkek adımlarla kalabalık bir mekâna doğru ilerliyor. Cübbenin altında da bir yelek var. Siz o yeleği de biliyorsunuz. Sonra ne olacak diye beklerken bir ses duyuluyor. Allahu Akbaaaaaaaaar. Tabii ki irkiliyorsunuz. Ardından bir ses daha duyuluyor. Booooooooom ve bir duman; binlerce ölü, yıkılan binalar… Sonra bir helikopter geliyor mekâna. Bir takım askerler iniyor. Ellerinde yardım çantaları… Ve film bitiyor. Siz bildirilen cihad’ın ne olduğunu bilmiyorsanız, fırlıyorsunuz ayağa ve haykırıyorsunuz. “Cihadcı terörist Müslümanlar“. “Öcü İslam“. Sonra bu işte bir terslik olduğunu fark ediyorsunuz. Çünkü sizler de Müslümansınız ama Müslümanlara sövüyorsunuz. Cihad terörizmdir diyorsunuz. Buna psikolojide algı yönetimi denir.

Eğer bir konu ya da kavram hakkında bilgi sahibi değilseniz, ya da onu doğru şekilde bilmezseniz bir anda yanlışı doğru, doğruyu da yanlış görürsünüz birilerinin aracılığıyla. Hollywood’u seversiniz ama Bağdat, Şam, Kudüs sizi ilgilendirmez. Müslümanlara söven Müslümanlar. Ne kadar da traji-komik değil mi?

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN