Gençlik

Karanlık Koridorlara Işık Tutmak

Evet… Burası dünya. Cehaletin ülkesine kurulmuş insanların ülkesi burası. Hayallerin hakikat zannıyla allanıp pullandığı, tek dertleri geçim sıkıntısı olan insanların yaşam sürmeye çalıştığı bir bataklık. Bataklık ki saplanıp kalmış insanlık oraya. Bir el, belki bir çare bekliyorlar… Ama bilmiyorlar ki çare içlerinde. “Allah”, diyebilseler “Rabbim benim senden başka kurtarıcım olamaz, beni bu bataklıktan yalnızca sen kurtarabilirsin”, diyebilseler.

Ve çaresizce bekleyiş. “Yorulduk…”. Bunu diyebilecekler yalnızca. Koşmadan yorulduk evet. Olduğumuz yerde çırpındık sadece. Bir adım atabilseydik belki bu durumda olmayacaktık şimdi. Ama geç değil, hiçbir şey için geç değil. Tertemiz bir sayfa açmak için hala vaktimiz var.

 

Ben Asiye olabilmek için buradayım. Meryem olabilmek için. Zulmün, batılın, yanlışın önüne geçmek için var gücümle ne yapılması gerekiyorsa yapacağım. Rabbime vermiş olduğum sözü tutmak boynumun borcu. Üniversite koridorlarında yürüyeceğiz, evet. Rabbim buralarda yürümemizi istedi çünkü, bir iz bırakabilmemizi… Görmek istemediğimiz manzaralarla karşılaşacağız her bir köşede biliyorum. Kafamızı kaldırıp yüzlerine bakmayı ar sayacağız belki. Ama bizim yapmamız gereken bu değil. Bizim yapmamız gereken, hakikati haykırmak. Rabbim buyurdu; Meryem! Asiye! Mücahide! Oralarda yürüyün, yürüyün ki hak ile batılı ayırt edemeyen zihniyetlere bir ışık tutun. Namazı bir vakit kaybı olarak görenlere, namazı anlatın. O zina yapan gençlere, ah o zina yapan gençlere ölümü hatırlatın…

 

Başlasak devamı gelecek inanıyorum.Hani derler ya tüm uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter. O uyanık tek kişi bizden biri olabilir. İnanın, güvenin kendinize ve sakın yılmayın, ümidinizi yitirmeyin. Ne var ki bize de engel olmaya kalkışacaklar. İstemeyecekler hakikati duymayı, rahatsız olacaklar belki. İşte o vakit, anlayın ki daha gür çıkmalı sesimiz. Susmayacağız. Susarsak unutulur, unutulan şeyler değersizdir. Rabbimin emirlerini unutmalarına izin vermeyeceğiz biz. Evet ben de istemiyorum o manzaralarla karşılaşmayı, o koridorlarda yürümekten nefret ediyorum. Kaçtım çoğu kez, o sahneleri görmemek için. Şükrettim Rabbime, kaçtığımda beni mescitlerinde misafir ettiği için. O kötü sahneleri görmeyeyim diye mescidine kabul etti beni. Kızdım, ağladım, bulunduğum bu ortamdan tiksindim. Ama sonra durup düşündüm ve “Allah benim cihadımı bu koridorlarda nasip etti belki de”, diye diye ikaz ettim kendimi. Bunun bilincinde hareket etmeye çalışıyorum şimdi. Ve biliyorum ki tek bir kardeşimi çekip alabilirsem o karanlık koridorlardan dünyanın en mutlu insanı ben olabilirim.

 

Gayem üniversite koridorlarından Asiye olarak çıkmaktır. Orası da Firavunun saraylarından bir saray. Ne yazık ki haramların en fazla işlendiği mekanlar haline geldi ilim yuvaları. Ama gerçekten ilim öğrenmek derdinde olanlara ne mutlu… Benim derdim diploma değil. Asiye olabilmektir isteğim. İsmimin hakkını verebilmektir çabam. ŞAHİT OL RABBİM…

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN