Gençlik, Haber

Kardeşime Mektup – OMÜ

Rahmân ve Rahîm, Allah (cc)’ın Adıyla…

Mâbedin ve Mektebin Gölgesine Hoş Geldin Kardeşim!

Biliyorum; heyecanlı ve son derece mutlusun. Haklısın, zira kendine belirlediğin “Üniversiteli Olmak” hedefine ulaşmak için emeğini, yüreğini verdin. Başkaları mâlâyâni işlerle zihnini ve gönlünü meşgul ederken, sen hedefe kilitlenmiş, istikametini belirlemiş ve yarın hayrete düşmemek için bugün gayrete düşmüştün. Şimdi daha iyi anlıyorsun değil mi; “Gece karanlıkta kalmamak için, gündüz kandili hazırlamak gerekirmiş.”

Değerli hanımefendi ve beyefendi üniversiteli kardeşim, başta muhterem aileniz olmak üzere, öğretmenlerini, seni ve bu ilim yolunda yoldaşın olacak diğer kardeşlerini tebrik ederim. Rabbim utandırmasın seni ve sana emek verenleri. Rabbim, çıktığın bu mübarek ilim yolculuğunda aileni, seni ve arkadaşlarını mahcup eylemesin. Zihnine açıklık, zekâna berraklık, yüreğine inşirah, anlayışına derinlik ve ufkuna ziyâ ihsan eylesin.

Değerli Kardeşim!

İnsanlık ailesinin maddeten ve mânen belki de en derin travmalarını yaşadığı bir çağın genç bireyi olarak; imtihan yollarının en ağırlarından birisi olan üniversite hayatının henüz başındasın. Çıktığın bu yol, başından sonuna çetin ve derin zorluklarla ve ruhu imha eden unsurlarla çepeçevre kuşatılmış olabilir. Bununla birlikte bu yol; sana ve sevdiklerine iki dünya mutluluğunu ve şerefini yaşatacak, aklını ve ruhunu ihyâ edecek, Allah katında melekleri bile kıskandıracak muhteşem bir yol da olabilir.

Şimdi sen bu mübarek ilim yolunun henüz başındayken çok iyi bir tercih yapmalısın. Bu tercih sadece seni değil, aileni, senden sonra gelecek neslini ve belki de en önemlisi, içinde yaşadığın aziz milleti de ilgilendiriyor. Zira sen ailenin, milletinin umudu, gariplerin ve şehitlerin son nefesinde ettiği kabul edilmiş dualarısın. Sen geçmişin hasretini geleceğe taşıyarak, modern zaman insanının aklını ve kalbini ruh köküyle buluşturacak iliksin, ilmeksin, bayraksın ve sancaksın.

Kardeşim!

Hoşgörüne sığınarak sana bazı şeyleri hatırlatmak isterim. Şöyle ki; sen üniversiteyi kazandın ama işin sonunda, seninle birlikte kazanan millet, devlet, toprak ve bayrak olmalı. Okulunda, sınıfında, kantininde, sen rahat ders çalışasın ve başarılı olasın diye yanan ışıkta, senin yaşadığın çevreyi temizleyen işçide, seni okuluna götüren araçlarda vb. yerlerde, hiç tanımadığın insanların alın teri var biliyorsun. Millet senin şahsında kendi geleceği için seferber oldu. Sen üşümeyesin, aç kalmayasın, nâmerde muhtaç olmayasın diye ailenin ve bu milletin yaptığı fedakârlığı hiçbir zaman aklından çıkarmamalısın.

Yaşadığın bu süreçte kulaklarına ve kalbine bazı fısıltılar, gözlerine bazı ışıltılar gelebilir. Aklına ve idrakine gem vurmak isteyen, sen düşünme ben senin yerine düşünürüm diyen, seni faydalandırdığı şeylerin faturasını, tüm hayatın boyunca boynuna asmak isteyenler olabilir. Elinden Allah’ın kitabını alıp, sen bunu anlamazsın al şu kitabı oku diyen, okulun başında başlattığı mensubiyeti, okulun sonunda mecburiyete ve mahkûmiyete devşirmek isteyen, seni Allah’a değil kendine çağıran insanlarla karşılaşabilirsin. Senin cebine ve bloke ettiği aklına talip olup; hür iradene, soru ve sorgulamalarına düşman olan, dost görünümlü sinsî insanlar önüne çıkabilir. Rabb’in cennete çağırırken bu insanlar seni cinnete çağırabilirler.

Fakat bütün bunlar seni ürkütmesin kardeşim!

Üniversite okuduğun şehirde “Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve ben sadece Müslümanlardanım diyen güzel sözlü” (Fussilet,41/33) ilim-irfan sahibi insanlar emin ol vardır. O insanları araman ve bulman, onlarla dost olman çok önemlidir. Ayrıca hangi vakıf, dernek, cemaat ve cemiyetin bünyesinde bulunuyorsan bulun; o bölgedeki caminin ve cemaatinin bir parçası olmalısın. Cami görevlilerini ve cemaatini tanıman, senin için stratejik öneme sahip bir tercih olacaktır. Bu süreçte bir ayağın mektepte, diğer ayağın mâbette olmalıdır. Elinde dersinin kalemi, dilinde ümmetin derdi ve Allah’ın kelâmı olmalıdır. Zaman ve mekân planlamanı namaz ve cami merkezli yapmalı, bundan da asla taviz vermemelisin.

Kardeşim!

Eğer Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde, OMÜ’de bir fakülte kazanmışsan, kendini biraz daha şanslı hissedebilirsin. Çünkü Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birini kazanmış olmakla birlikte, yukarıda bahsettiğim zorluklar karşısında kendini yalnız ve zayıf hissetmeyeceğin, mabedin ve mektebin gölgesinde, ilmen ve manen kendini yetiştirebilecek bir ortam bulacaksın. Bu ortamda öncelikli aidiyeti İslam, millet, devlet, cami ve cemiyet olan insanlarla kardeş olacaksın.

Bu vesileyle seni tekrar gönülden tebrik ederken; öğrenciliğin süresince ihtiyaç duyacağın ana-baba sevgisi, ev-ocak sıcaklığı ve maddî-manevî destek noktasında sana, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii görevlilerini, akademisyenlerini, personelini ve değerli cemaatini adres gösterebilirim. Kampüs Camii bünyesinde hizmet veren ve tamamen öğrencilerden teşekkül eden CÂMİAKADEMİ (Cami Merkezli Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri), senin için gurbeti vuslata dönüştüren sosyal bir ortam olacaktır inşallah. Emanetini asla zayi etmeyen Allah’a emanetsiniz vesselam.  

Mehmet ATALAY

OMÜ Kampüs Camii Uzm. İmam-Hatibi

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN