İslam

KUDÜS İLE OL’MAK

Dert sahibi olmak
Anlamak, anlamlandırmak ,açmak
Yaşamak yaşatmak…
Yol almak…

Kudüs’ü anlamak
Kudüs’ü açmak
Kudüs’ü yaşamak
Kudüs’e yol almak.
Kudüs’e gönlünden yol almak…

Kulakları ve gönülleri sağırlaşmamış olanlar bir çığlıkta duyar en çok da, yaşanmışlıkları.
Savaşı yaşadığını, anladığını sanan bir küçüğün abisinin canını alan kurşun parçasının çıkardığı çığlığın bundan önceki yaşanmışlık sandığı şeyleri nasıl da siliverdiğine bir çığlıkta şahit oluverir.
Götürüp her şeyi bir anda yakıvermek ister o an. Bir çığlık sırılsıklam eder dipdiri bedenleri. Bir çığlık yıkıverir tüm kıyamdakileri.
Bomboş ediverir bir çığlık.
Zihnindeki durulma yorar ve sessizlik kalıverir yalnızca.
Bu çığlık işgal kuvvetlerinin şehri paramparça darmadağınık bıraktığının yanmışlığın, yakılmışlığın, bozulmuşluğun, karanlığın sesidir.

Oysaki aydınlık
Fatihlerin, anahtarını en has odasında taşıdığı, yine gönülleri o has anahtar ile açacağı, içine sahraları koysan dolmayacak gönlünde gizlidir. Çözmek için gönüller okumak, gönüller dokumak ve gönüllere dokunmak lazım gelir.

Seyretmek Kudüs’ü
Bir küçüğün yürekleri yırtan çığlığından…
Ve okumak Kudüs’ü
Kütüphaneler dolusu kitabın veremediği sancıyı bir yetimin yürek burkan bakısından okumak…
Bir AH içerisinde gizli olan, dağları devirecek kuvvetteki yükün omuzlardaki ağırlığından okuyabilmek  Kudüs’ü…
Gözlerine bakınca Kudüs’ün, gözlerinin ardını  
Tebessümüne dalınca , tebessümünün keskinliğinde biriken yaralarını okuyabilmek…

Kudüs’ün arşa doğan gölgesinin altında dilsiz dudaksız dualar ederken bir çocuğun , gölgesinin rüzgârından korkan siyonist tarafından haince nefesinin kesilmesini uzaktan seyretmek okuyabilmek midir?
Zihin yoran tartışmaların yapılma soğukluğunun dondurduğu kalplerin uzattığı eller midir Kudüs’ün  beklediği?

Kudüsü hissedebilmek,
İman ile yoğrulmuş gönüllerin haritasının cetvellerle çizilemediğini anlamakla mümkündür.
Lafla yürütülemeyen gemileri koşturmaya çalışmak yerine gizli hakikati keşfe çıkıp. Kudüs’e giden yolların içimizden geçtiğinin farkına vardığımızda, temsil ve teslim yükünü sırtlanmışız demektir.
Hay olan Allah’a inanıp hayatın dünya ile sınırlı kalmadığı inancıyla Kudüs’e bu defa, bir sefer de gönüllerimizden kaldırmalı.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN