İslam

Kuş Yürekli Mü’minler..

“Cennete girecek insanların bir kısmının kalpleri adeta kuş kalbi gibidir.” buyuruyor Efendimiz (s.a.v) (Müslim, Cennet 27)

Kuşlar Allah’a güvenmede ve tevekkülde müthiş varlıklardır. Her yeni güne endişesiz, tam bir teslimiyet ve tevekkül ile başlarlar. O günün sonunda da elbette ihsanı bol olan Rabbimizin lütfuyla rızıklarını temin ederler. Yine kuşların kalbi çok hassastır, adeta tir tir titrercesine atar. Efendimiz, (s.a.v) zannımca bu sebeplerden dolayı kimi mü’minin yüreğini bir kuş kalbine benzetmiş.

Sahiden de öyle değil midir? Öyle müminler vardır ki Allah’a sonsuz bir güven ve teslimiyetle doludur kalpleri. Tıpkı Hz. İbrahim misali. Hz. İbrahim yüz aydınlığı olan yavrusu İsmail’i, sonsuz bir teslimiyetle Rabbine kurban etmede hiç tereddüt etmemiş ve bu teslimiyet ile tevekkülüne karşılık merhameti sonsuz rabbimiz evladını ona bağışlamıştı. Hz. İbrahim, bu tevekkül ve teslimiyetinin sonucunda memnun kılınanlardan olmuştu. Tarihte ve günümüzde de nice kuş yürekli inananlar vardır ki teslimiyeti İbrahimce yaşamaya taliptirler.

Yine Mekke’den Medine’ye hicret eden muhacirin, Medine’de ne başlarını sokacak bir evi, ne de rızkını temin edebilecek bir geçim kaynağı vardı. Fakat onlar Rablerine güvendiler ve tevekkül ettiler. Bu güven ve tevekkülle Efendimiz (s.a.v) ile birlikte Medine’ye hicretlerini gerçekleştirdiler. Neticesinde ise Medine onların hepsine diyâr oldu, aş oldu, iş oldu. Ensarları oldu her birinin o güzel beldede.

Yine kimi müminler vardır ki Allah’ın emir ve yasaklarına uymada fevkalade hassastırlar. Öyle ki “Rabbim böyle emrettiyse aksi benim için mümkün değildir!” demede hiç tereddüt etmezler ve o emrin gereğini yapmakta asla gecikmezler. Onlar bu hususta kendilerine, başta Efendimiz (s.a.v) olmak üzere onun ashabını yani sahabe-i kiramı önder edinmişlerdir.

Yine onlar rızayı ilahiyi kazanmayı kendilerine aslî vazife edinmiş kimselerdir ki yaşantılarını buna göre şekillendirirler. Rızayı ilahiyi kaybetme korkusuyla adeta bir kuş kalbi gibi tir tir titrerler. Çünkü bilirler ki Allah’ın rızasını kaybedenin ne bu dünyada ne de öbür dünyada kazanabileceği hiç bir şey yoktur! Bu bilinç ve şuur ile ilahi rızaya ermenin yollarını ararlar ve yine bilirler ki bu yol elbette Kuran ve Rasulullah’ın sünnetinden geçmektedir. Onlar Kuran’ı ve Rasulullah’ın sünnetini hayatlarına rehber edinirler ve bunların ışığında bir ömür sürerler.

Yine o mü’minler ki rızayı ilahiyi kaybetme korkusuyla bir kuş kalbi misali titrediği gibi Muhabbetullah ve Rasululullah’a karşı duyduğu muhabbet ile de tir tir titrerler. Ya Rabbi, ne güzel heyecan, ne güzel titremedir bu! Onlar hakiki aşkı, hakiki muhabbeti gönüllerinde duyanlardır. Hakiki muhabbet onların gönüllerine nakış nakış işlenmiştir. Çünkü onlar bedenlerini, ruhlarını, zihinlerini, gönüllerini Kuran ve Sünnet ile terbiye etmiş kimselerdir.

Onlar öyle müminlerdir ki kalpleri bir kuş kalbi gibi hassastır. Bu hassasiyetleri onları bir kuş gibi kanatlandırır ve ebedi cennet yurduna götürür.

Bir mümine yakışan da elbette kuş yürekli olmaktır. Allah’a güvenmek, teslim olmak ve tevekkül etmektir. Bir kuşun yüreği gibi hassas olmak, Kuran’ın ve sünnetin emrettiği gibi bir hayat sürmektir.

Rabbim hepimize böyle bir hayat yaşamayı ve rızayı ilahiyi kazanarak, bir kuş gibi kanatlanıp, edebi cennet yurduna uçmayı nasip eylesin İnşaAllah.

Selam ve Dua ile…

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN