5 Okurlar, İslam

Mutluluk

Bitsin artık dediğimiz günlerden biri daha. Mutluluk sanırım yeterince uzak. Böylece onun hakkında en doğru yargılara varabilirim. Çünkü ona yakın olduğum zaman onun hakkında objektif yargılara varamayabilirim. Böylesine önemli bir eylem üzerinde varılabilecek en küçük yanlış yargı ise, tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Gelip geçmiş ve halihazırda gelmekte olan onlarca milyonun peşinden koştuğudur o. Mutluluğa koşmak emirdir çünkü insana. Bu dünya, mutluluğu aramayı onu bulmuş olmaktan daha önemli sayar. Bu sebepten kendinizi sürekli onun yolunda hareket halinde tutmalısınız. “Ya uzaklarda bir yerde, daha büyük bir mutluluk varsa?” sorusu, yüzyılın dinamikleri ile bakıldığında, asla akıllardan çıkarılmamalıdır. Öyle ya, en güzel mutluluk henüz yaşamadığınızdır. Olabildiğince yükselmek yaraşır size. Fosforun pişirdiği çocuklar, mutluluk gökdeleninin çok altlarında yahut bir gecekonduda olabilir. Bunları hatırlamaya gerek yok ama. Ne de olsa herkes kendi başına mutludur. Siz şu kadını sevmeye bakın hele, ya da bir başkasını sevmeyi deneyebilirsiniz. Şu alman otomobile ve şu rezidansa sahip oldunuz mu tamamdır. Durun, hemen gevşemeyin, tamamdır dediysem lafın gelişi dedim. Şu ünvanı da almanız lazım evvela. Biraz da saygı duyulan biri olmak fena olmaz hani. Saçlarınıza düşen beyazlar zaten hafiften bir karizma katıyor size. Sakin olun hele, beyaz düşmüş dediysek, daha namaza başlamanızı gerektirecek kadar değil. Hele bir altmışı devirin, sonra tutarsınız caminin yolunu. Evvela yaşamanız lazım sevgili dostum. Size, öbür tarafta bu kadar güzel bir arabaya bineceğinize dair bir garanti veremem. Çünkü siz burayı epey sevmiş gibi görünüyorsunuz. Allah ise, nereyi severseniz, sizin için orayı daha güzel yapandır. Fakat ölüm, ansızın şu gökdelenin tepesinden yuvarlanma fikri, yahut gökdelenin komple yıkılması. Fakat bütün bunları hesaba katmanız lazımdı. Bu kadar hesapsız ve kitapsız bir mutluluk nasıl gerçek olabilir? Bunu hiç düşünmediniz mi ?

Sonu olan, eskiyen şeylerle mutlu olunamayacağını; iyi ya da kötü olsun en çok hatıraların acıttığını; mutluluğun sadece şu anda olduğunu ve ne yapıp ne edip hep şu anda, asla eskimeyen bir zaman içinde yaşamak gerektiğini öğrenemediniz mi?

Evet biliyorum, fazlasıyla demode bu lafların hepsi. Lakırdı olmaktan öteye gidemez belki de. Peki senin mutluluğun azizim; iki cihan saadeti yanında, basit bir mutluluk lakırdısından ileri gidebilir mi ?

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN