İslam

Nereden Başlamalı?

“Âyînesi işdir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i akl-ı eserinde”
(Ziya Paşa)

Bir gün Müslüman bir genç, camii çıkışı hoca efendinin önünü kesip, “Hocam size bir soru sormak için durdurdum yanlış anlamayın” diyerek başlar söze. “Buyur evladım dinliyorum”, der hoca efendi ve genç başlar anlatmaya;
“Hocam babamdan işitmiştim ki Şam ilinde on üç kız kardeş en büyüklerine haset etmişler, onu bir göle atmışlar, bunu duyan anaları ardından günlerce ağlamış. Bu kıssayı her yerde anlatıyorum size bir danışayım dedim hatalı bir yeri varsa düzeltin rezil olmamayım” deyince hoca efendi şaşkın gözlerle başlar gencin anlattığı kıssayı düzeltmeye;
“Evladım Şam değil, Kenan iliydi, on üç değil on ikiydiler, kız değil erkektiler, en büyüklerini değil en küçüklerini, göle değil kuyuya attılar, anaları değil babaları, günlerce değil yıllarca ağladı.”

Yazıya böyle bir hikayecikle başlamaya kendimi mecbur hissettim. Aslında bütün sorunların kaynağı olarak gördüğümüz şeyden, hataların çokluğu ve nereden başlayacağımızı bilemememizi, özetleyen bir hikaye var mıdır bilmiyorum.

 Toplumun problemlerini hangi şubesinden ele alırsak alalım, nereden başlayacağımızı şaşırıp hiçbir yere çözüm bulamadan ortada öylece kalakalıyoruz. Peki nereden başlamalı buna? Ailenden mi, sokaktan mı, caddeden mi? Nereden?
Bir yerden başlamak için, evvela başlatacak bir ADAM gerekir. Elinizde bir kibrit çöpü olmadan dağlar kadar yığılmış odunları da, kömürleri de yakamazsınız.
Gündemini adanmak değil, atanmak kaygısının meşgul ettiği birisi olarak da bir yere varılamayacağı yadsınamaz bir gerçek olarak önümüzde.
Başlanacak yeri ararken ömrü aramakla tüketip başlayamamak da ayrı bir çile elbette.
Büyük bir veliye atfedilen söz, düsturumuz olmalı bu noktada;
Aramakla bulunmaz amma
Bulanlar ancak arayanlardır.”
Oturduğumuz yerden yalnızca tenkit etmekle, yapılan işlere burun kıvırmakla bir yere varamayız.
Düzeltmeyi de ille birinden bekleyemeyiz, beklememeliyiz. Bizim yapamayacağımızı yapacak olan kişinin bizden ne farkı var ki?

Çözüm; kendimizden başlamak. Varılacak olan en son yere kendimizden geçerek varabiliriz ancak.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN