İslam

Noel mi?

   Ümmet olarak çok zor imtihanlardan geçtiğimiz bu günlerde bir de Noel çılgınlığı mı sardı ümmeti?

    İslamî gelenekle yetişmiş bizlere Batı’dan sinmiş olan bu eğlence geleneği hayatımıza ne zaman bu kadar girmiştir bilinmez ama, üstümüzde tabiri caizse çok -iğreti- durduğu malum. Yılbaşı eğlencesi adı altında planladığımız meşrû ya da meşrû sayılmayan haram statüsüne dâhil olan eğlenceler sanki örf ve âdetlerimizde yüzyıllardır varmış gibi lanse edilmekte ve başımızı nereye çevirsek hemen hemen bütün sektörler bir hafta öncesinden ve sonrasından bu Noel gecesini programlarına almış durumda. Özellikle eğlence sektörleri Noel’den en büyük kârla çıkanların başında olsa gerek. Tüketmeye hipnotize edilmiş bir toplum için kaçınılmaz bir fırsat olduğu âyândır ve sektörler bundan faydalanmak için bütün tüketim fırsatlarını ayaklar altına sermekten kaçınmayacaklardır.

    “Neden kutlamayalım harama girmiyoruz ki?”, “Çam ağacı süslemenin nesi zarar?”, “Hediyeleşmek sünnet değil mi?” gibi şeytanın sağdan yaklaştığı sorularla meşrûlaştırmaya çalıştığımız yılbaşı eğlenceleri, maddi ve manevî hayatımız üzerinde etkisini her yıl katlayarak devam ettirmekte. Üzgünüm ama bu kadar masum amaçlarla bize sunulmuyor.

    Yılbaşı Hristiyanlar için Hz. İsa’nın doğum günüdür. Papa Gregoryen de bugünü miladî takvimin başlangıcı ilan etmiş ve tüm dünyada kabul görülmüştür. Ama evrensel olan Hristiyanlığın dini geleneği değil miladî takvimdir. Müslümanlar olarak bizim yılbaşımız hicrî takvimin ilk günü yani hicrettir. Hicri 1439 yılındayız ve Hicri olarak yılbaşımız 21 Eylül günüydü. Miladî takvim dünyalık işlerimizi dizayn eder, bu zorunlu bir kabuldür. Ancak bir günlük, bir gecelik eğlenceyle ahiretimizi tahrip etmemizi gerektirecek bir durum söz konusu bile olamaz. Dostlarımıza iyi dileklerde bulunmak yılbaşı için yeterli bir değerlendirme olsa gerek. Zaten müslüman olarak hediyeleşmek, iyi dileklerde bulunmak ve sevdiklerimize dua etmek her zaman efdaldir. Ancak yılbaşı hediyeleri, yılbaşı akşamı hindi yemek, çam ağacı süslemek vs. üzgünüm ama sandığımız kadar masumâne planlanan şeyler değil. Daha bir çok gerekçe gösterilebilir aslında. Çam ağaçlarının süslenmek için küçükken kesilmesi ne kadar uygundur ya da hindiyi o gün kesip konu komşuya pay dağıtıldığını da duymadım ya da hicrî yılbaşı da olsa o günün veya gecenin kutsanması, o ana özel kutsiyet biçilmesi gibi olgular… Ama konunun anlaşılması için dinimizde yeri olmadığını, İslamî kültüre tezat olduğunu ve üreten değil tüketen toplum olmaya itilmemiz için tertip edilen ve altın tepsiyle bizlere sunulan günlerden biri olduğunu ifade etmem kâfidir.

   Allah, ümmet için 2018 yılını 2017’den hayırlı kılsın ve hayatımızı Kuran ve sünnetin ışığında inşa etmemizi bizlere nasip eylesin.(Amin) Hak’la kalalım.

Resim: Marina Prokic – Freepik

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN