Genç Kalemler

SABIR

Sabır arapça kökenli bir kelimedir. Sözlük anlamı; yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi.
Terim anlamı ise nefsi İslam’ın uygun gördüğü şekilde birtakım şeylerden uzak tutmak anlamında kullanılmaktadır.
Sabretmek güzel bir huydur. Öyle ki, Rabbimiz de bize sabrı tavsiye etmektedir.
“Allah’a ve Resulü’ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider, sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal suresi 46. Ayet )


“Bugün ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim. Şüphesiz onlar, kurtuluşa ve mutluluğa erenlerdir.” (Mü’minun suresi 111.ayet )


Ve daha bunlar gibi bir çok ayet bize sabrın ehemmiyetini ve bir kurtuluş anahtarı olduğunu bildiriyor.
Bu meşakkatli, sıkıntılı dünya hayatında bazı şeyler pek de ciddiye alınmamalıdır.
Stres, sıkıntı, üzüntü gibi insan psikolojisini derinden etkileyen etmenlerden kurtulmanın en etkili ve en rahatlatıcı olanı Allah’ın takdirine rıza göstermektir. Zira bu teslimiyet insanı iç karmaşıklıklardan, buhrandan çıkarıp felaha erdirip Allah’a daha da yakınlaşmasını sağlayacaktır.


Nitekim Kuran-ı Kerim’de sabrı teşvik edici bir çok ayet vardır. Bunlardan biri, Bakara Suresi 155.ayet:
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey peygamber!) Sabredenleri müjdele.”

Ayeti kerimede de görüldüğü gibi sabredenlerin müjdeleneceği ve mükafatlandıralacağını buyuruyor Rabbimiz.

Sabır; Hz.Eyyüb’e şifa, Hz.Yakub’un gözlerine nur oldu.
Sabır, Hz.Yusuf’u zindandan çıkarıp, Mısır’a sultan etti.
Ve son olarak unutulmamalıdır ki Taif olmadan Miraç olmaz.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN