Gençlik

Şiir Tahlili: “Ömür Hanımla Güz Konuşmaları”

“[…] Kıyılarımız duygularımızın boyunda, derinliğimiz aklımızın ölçüsündedir;
ufuklarımızsa sisler içinde…
O kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, demirli bir pencereye !
Nasıl gizleriz ağız dil vermez bir geceye? Ve nedir ki gizli, daraldığımız her yerde bir genişlik duygusu verir içimize. Çözemeyiz de, bu güdük bilinç, bu sığ yürek, bu ezbere yaşamla. […]”

Ömür Hanımla Güz Konuşmaları/ Şükrü ERBAŞ

 Kıyı, insanın risk almaktan çekinmesi, geride durmasıdır. Kararsızlığın bir yansımasıdır aynı zamanda. Karada kalmak istemeyişi, bir anlamda farklı olmayı istemesidir. Denize dalmak ise, her an bu isteyişten pişmanlık duyma riskini göze almaktır.

Hayata çoğu kez duygusal bakarız. Duygularımız aklımızı gölgeler, düşüncelerimizi susturur. Duygular o zaman korkularımızı temsil etmeye başlar. Aklın kendini teslim edişi, korkuların/duyguların bedenimize ve aklımıza hükmetmesidir. Duygular tek boyuttan bakar: Siyah ya da beyaz. Sadece burnunun ucunu görmektir, bardağın sadece boş ya da dolu tarafından hareket etmektir. O zaman da gölge boyunu geçmeyen düşüncelerin toplamı olmaya başlar. Hep aynı kelimeler zihnimizi meşgul eder, döner dolaşır aynı noktaya vardırır.

Duyguların egemen olmasından kasıt, olaylara insanın kendinden hareketle dünyayı algılama çabasıdır. Zihnimizde tasarladığımız dünya görüşümüz, ufkumuz bize hayata nereden baktığımızı gösterir. Sürekli aynı noktadan başlamak ve aynı noktaya ulaşmak, kıyıdan öteyi merak etmeyip bütün hayatı kıyı kabul etmektir. Kıyıda olmak ilk bakışta güven veriyor gibi görünebilir. Ancak sadece kıyının tecrübesiyle yetinmek, denizin tecrübesizliğiyle karşılaşmayı da beraberinde getirir. Öyle ki kıyının güvenli olma garantisi yoktur.

İnsanın beyninde çeşitli şemalar vardır. Her bilgi bir şemayı oluşturur. Yeni bilgiyle karşılaşan insan ya o bilgiyi eskisiyle aynı şemaya koyar/özümler, ya da bu yeni bilgiyi eskisinden ayırarak uyumsar/yeni bir şema oluşturur. İnsan her kelimeyi tek bir bakış açısıyla algılamaya devam ederse, yeni kelimeler üretme imkanına sahip olamaz. Bu da insanın aynı kelimelerle düşünmeyi sürdürmesi anlamına gelir. Yeni kelimelerle karşılaştığında hem kendisi eski kelimeyle yeni kelimeyi ayırt edecek düzeye sahip olmayıp, hem de çevresindeki insanlar bunun farkında değilse, insan yine kendi sınırları içinden çıkma fırsatı sağlayamaz. Tıpkı çocuğun köpek algısı zihninde varken, koyun gördüğünde onu da köpek sanması ve annesinin bu durumu düzeltmesiyle ancak ayırt edebilmesine benzer.

Aklımızın sınırlarını zorlamaya başladığımızda, derinliğini de görmeye başlarız. Bir şeyin sınırlarını zorlamak, sınırı aşmaktır. Aynı zamanda hem duyguların hem de aklın devreye girmesidir. Bu kez sadece siyah olan tarafı değil beyazı da görmeye başlamaktır. Yani kıyıdan denize girmeyi göze aldığımızda boğulma korkusunu/duygusunu yaşarken, aklımız da bu durumdan kurtulmak için düşünce gücünü zorlamaya ve aşmaya çalışır. Bunu yaparken kurtulup kurtulmayacağımız hala belirsizdir. Risk devam etmektedir. Ancak vazgeçmek daha büyük bir risktir.

Düşünmeyi sürdüren akıl, denizin derinliği gibi kendi derinliğinin arttığını görür. Bu tıpkı ufka bakmak gibidir. Bu süreçten önce ufuk uzaktadır. Ufka yaklaştıkça onu yakalayacakmış gibi, sonuna varılacakmış gibi gözükür. Ancak içine girmeye başladığımızda, onun göründüğünden daha derin olduğunu ve sonsuz olduğunu anlarız. İçinde olduğumuz süreçte bu ufkun derinliğini tecrübe eder, farklı tonlarını görmeye başlarız.

Kendi sınırlarımızı aşmaya başladığımızda bir anlamda duyularımızı da aşmış oluruz. Görmek sadece küçük bir eylemdir. Belli bir noktaya kadar net görür, sonra bulanıklaşarak silikleşir ve yok olur. Kulakta ancak belli bir sınıra kadar duyabilir. Ancak biz kendi sınırlarımızı aşmaya başladığımızda görme duyusundan hareketle görünmeyenin farklı tonlarını fark etmeye başlarız. Ufkun sonunun olmadığı ancak tecrübe edildikçe anlaşıldığı gibi, düşünme eyleminin de sınırlarının olmadığını ancak denize girmeyi göze aldığımızda anlarız.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN