Allah’ı Razı Etmek ve O’ndan Razı Olmak

“Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla...”

 

“Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.”

 

“Dünyada verilen nimetler bir tarafa, cennet de bir tarafa, en büyük meselemiz ve sevincimiz; Allah’ı razı etmek ve O’ndan razı olmaktır.”

 

“Mesela siz, babanızdan bir bisiklet istiyorsunuz ama yaşınız gereği onun gönlü razı değil. O bisiklet alındığında, sizin bir arzunuz yerine gelmiş olsa da babanızın rızası yerine gelmemiştir. Bu örnekteki gibi: Bizim Allah’tan arzu ettiklerimiz ve Allah’a arz ettiklerimiz vardır. Bir arzumuz yerine geldiğinde veya bir salih amel ürettiğimizde biz memnun olmuş ve insanları da memnun etmiş olabiliriz. Fakat asıl mesele, Allah’ı razı edip edemediğimizdir.”

 

“Yaptığı bir işten, bir amelden hem kul hem de Allah razı olmalıdır. Bu iki rızanın buluştuğu nokta rıza noktasıdır, rıza makamıdır. Rıza makamında hem Allah’ın hem de kulun rızası vardır. Bu makamda yapılan amel, salih ameldir.”

“Sen Allah’tan geleni içten kabul et ki Allah da senin içinden geleni kabul etsin. Özet budur aslında. Yaşamını, yeryüzündeki yerini, kendini, rızkını kabullen ki Allah senin ürettiklerini, yaptıklarını kabul etsin.”

“- Yaptığım amelden gönlüm razıysa,

  - Allah’ın bunu benim iyiliğim için emrettiğine inanıyorsam,

  - peşin ve hemen bir fayda göreceğimi bilsem de bilmesem de, sırf Allah istedi diye, kusursuz ve   kuşkusuz bir iman ve teslimiyet ile yapıyorsam, o amel bana huzur verir, haz verir ve beni dönüştürüp Allah’ın istediği kıvama getirir.”

 

 

Allah’ın Razı Olması Ne Demek, Bunu Nasıl Anlarız?

 

“Amel, kalpten çıkmışsa geri dönüşü de kalbe olur. Kalbime dönüşü olmayan bir amelin kalbimden bir gidişi olmamış demektir.”

 

“Allah’ın bizden razı olduğunu anlamanın bir yolu, bu aşkı ve iştiyakı ruhumuzda hissedebiliyor olmamızdır.”

 

“Allah, sevdiği ameli insanlara da sevdirir. O amelin, o ürünün iyi niyetli bir alıcı kitlesi olur. Fakat o amelin alıcısının olmaması Allah’ın kuldan razı olmadığı anlamına da gelmez. Nuh (as), Lut (as)’ı hatırlayalım. Onların etraflarında kimse olmamasına rağmen Allah onlardan razı idi. ”

 

 

Kulun Razı Olması Nedir?

 

“Kulun Allah’tan razı olması; Rabbinin kaza, kader ve kararına iç hoşnutluğuyla, yüzünü ekşitmeden teslim olması, buyruklarına boyun eğmesi, O’na gidecek ve götürecek yollarda ısrar ve istikrar göstermesi, yaptığı ve razı olduğu işleri başkalarının da onun üzerinde görmesi ve beğenmesidir.”

 

 

Allah’ın Razı Oldukları Kimlerdir?

 

    1 - Doğru, dürüst ve düzgün olanlar

 

“Allah şöyle buyurur: Bugün, doğrulara doğruluklarının fayda vereceği gündür! Onlar için, ebedî kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnuttur, onlar da O’nun rızasını kazanmaktan ötürü mutludurlar. İşte büyük kurtuluş budur.” (Mâide, 119)

 

    2 - Hayır ve iyilik yarışında koşturanlar

 

“Allah, boş duranlardan değil, koşturanlardan razıdır.”

 

    3 - Allah ve Rasulüne sıdk ile bağlanıp niyet, ribat ve istikamette ısrar edenler

 

“Sıdk ile bağlanmak; Allah’ın bir emrinin hikmetini, sonucunu bilmesek bile ‘Bunu Allah mı istedi? Öyleyse bitmiştir!’ diyerek onu yerine getirmektir. ‘O söylediyse doğrudur.’ diyen Hz. Ebubekir’in (ra) Peygamberimize (sav) iman ve teslimiyeti gibi…”

 

“Muhâcirlerin ve ensarın ilkleri ile onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da O’ndan razıdırlar. Onlara, sonsuza dek hep içinde kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük bahtiyarlık işte budur.” (Tevbe, 100)

 

    4 - Allah ve Rasulünün hakkını ve hatırını herkesten ve her şeyden üstün tutanlar

 

“Yaptığımız bir iş, hukukî olmakla birlikte, ahlakî de olmalıdır ki Allah’ın hem hakkı hem de hatırı yerine gelmiş olsun.”

 

    5 - Allah düşmanlarına hiçbir şekilde sevgi ve hasret beslemeyenler

 

“Bazen Allah’ın, bazen de Allah düşmanlarının gönlü yapılarak Allah razı edilemez. Her zaman, mekân ve zeminde Allah ve Rasulünün hakkı ve hatırı yerine getirilmelidir.”

 

*

 

“Bir işe girerken, bir devlet dairesinde vs. birisi şüpheli bir yolla bize yardım ettiğinde, işimizi gören kişiye ‘Allah senden razı olsun’ diyoruz. Peki, ya onun kullandığı yöntem, meşru bir yöntem değilse? Ya bizim işimiz görülürken Allah’ın hakkı ve hatırı çiğnenmişse? Gariban bir kulun hakkı yenmişse ve biz o kulun hakkını çiğneyen kişiden Allah’ın razı olmasını istiyorsak?”

 

“Allah kula verdiğinden razıdır. Kul neden razı olmuyor? Allah’ın razı olduğu şey, her zaman kulun canının istediği şey değildir, canını ateşten kurtaracak olan şeydir. Kul ise kendisini kurtaracak olanın ne olduğunu her zaman bilemez. O hâlde şöyle dua etmeliyiz: Ey Rabbim! Beni razı olduklarınla razı eyle. Eksiklerimi isteklerimle değil, isteklerinle tamamla.

 

Sabır; Allah’tan kahır da gelse, lütuf da gelse aynı yüz ifadesiyle karşılamaktır; en acı hadiseyi bile yüzünü ekşitmeden yudumlamaktır.”

 

“Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerine olmasın! …” (Hûd, 6)

 

Allah rızka kefildir ve kâfidir, der ve O’ndan gelene razı olursan Allah da seni sefil etmez, rızasının dışındaki işlere sevk etmez.”

 

“Sabret! Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez.” (Hûd, 115)

 

“Allah’ın kendisine verdiği hayata, rızka, makama, konuma razı olan ve başını öne eğen, mahşerde başı dik yürür. Bundan razı olmayan, her şey kendisinin olsun isteyen ve güya başını dik tutan ise, mahşerde başı önde yürür.”


İhyâ Sohbetleri

Sohbet Notları (31 Ağustos 2020)


Yorumlar