Kur’an Atölyesi 5. Ders – Müzzemmil Suresi (1-10)

 

“Rahmân ve Rahîm Allah’ın Adıyla...”

“Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, ailesinin ve ashabının üzerine olsun.”

“Nüzul sırasına göre üçüncü sure olan Müzzemmil suresinde, Peygamber Efendimiz (sav)’e ve onun şahsında bütün mü’minlere manevî, batınî bir eğitim, bir ruh eğitimi veriliyor.”


1 - Ey örtünüp bürünen (Resûlüm)!

2,3,4 - Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.

“Ayet-i kerimeler, Efendimiz (asm)’ın örtüsüne bürünüp istirahata çekildiği bir esnada nazil olmuş. İlk ayetteki ‘müzzemmil’ kelimesi, ‘örtünme’ manasına geldiği gibi ‘büyük bir yükü yüklenme’ manasına da geliyor. Bu manaya göre şöyle denmiş oluyor: Ey peygamberlik gibi pek ağır bir emaneti yüklenen Rasulüm, artık kalk da bu yükü taşıyabilecek bir kuvvet elde etmek için gayret göster.

“Müddessir suresinde ‘Kalk ve uyar!’ emri verilmeden önce, burada deniyor ki: Önce kendin için kalk. Nefsinin ve ruhunun belli bir kıvama gelmesi için kalk.”

“Kendilerine yüklenecek olan ağır sorumluluğu taşıyabilmeleri için Rasulullah (asm)’ın ve İslâm davasını onunla birlikte omuzlayacak olan ilk kadronun ciddi bir ‘ruh eğitimi’nden, irade terbiyesinden geçmeleri gerekiyordu. Gecelerin ihyâsı, burada çok mühim bir rol oynayacaktı.”

“Bir kişi, teheccüdü sadece ‘birkaç rekat namaz kılıp yatmak’ olarak anlar ve bu birkaç rekat namazı da şuurdan mahrum bir şekilde kılarsa, gece ibadeti onun gündüz yaşayışına tesir etmez, onu bir kıvam ve kıyam sahibi kılmaz.”

Gece ibadeti iki kısımdan oluşur:

1- Namaz eylemi

2- Kur’an’ın tertil ile okunarak anlaşılması eylemi”

“Tertil nedir? Kur’an-ı Kerim’i yavaş yavaş, düşüne düşüne, anlamaya çalışarak okumak, ayet-i kerimeler üzerinde tefekkür etmek, tedebbür etmek, onları hayatına aktarmanın yollarını aramaktır. Bu da bir nevi ‘cehd’dir, bir teheccüttür.”

“Namazdaki kıraat eyleminin ‘tertil’ tezgâhından geçmeden yerine getirilmesi, namazın manevî bir eğitim olma ve insanı yetiştirme yönünün eksik kalmasına sebep oluyor.”

“Yağmurun sağanak sağanak değil de, sicim gibi, yavaş yavaş, toprağın üzerinde dura dura, toprağa sine sine yağması ve toprağın da onu dinlene dinlene, soluklana soluklana içine çekmesini düşünelim. İşte bunun gibi, Kur’an ayetlerinin de bizim ruhumuzun toprağına, aklımızın ve gönlümüzün arazisine yavaş yavaş yağması, oraya iyice sinmesi, yerleşmesi isteniyor bizden.”

“Biz de bugün bir parça Mekke’yi yaşıyoruz. Bölük bölük, blok blok Mekkelerimiz var bizim. Her birimizin ayrı Mekke’si, ayrı Medine’si var. Evinize gidiyorsunuz, Mekke’yi yaşıyorsunuz; okuduğunuz/çalıştığınız yere geliyorsunuz, Medine’yi yaşıyorsunuz. Veya tersi olabiliyor. Yani hem Mekke’yi hem Medine’yi birlikte yaşayan bir ümmetiz biz şu an. Bu yüzden hem Mekke’nin ayetlerini hem Medine’nin ayetlerini çok iyi anlamamız gerekiyor.”


5 - Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.

“Kur’an bana tesir edecek ki, benim anlattıklarım da başkalarına tesir etsin. Kur’an bende bir karşılık bulacak ki, benim anlattıklarım da karşımdaki insanlarda karşılık bulsun. Ben cehd adamı olacağım, vaktimi, nakdimi, bütün mesaimi meseleme harcamaya azmedeceğim ki anlattıklarımın bereketi olsun.”


6 - Şüphesiz gece kalkışı, (kalp ve uzuvlar arasında) tam bir uyuma ve sağlam bir kıraata daha elverişlidir.

7 - Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet var.

“Allah (ac), gece ibadetini emretmesinin hikmetini bildiriyor: Gece vakti yapılan ibadetler ve okumalar; zihin, kalp ve ruh üzerinde daha tesirli, daha bereketlidir. Bu vakitteki bereketi başka vakitlerde bulamazsın. Gündüz çok yoğun bir mesain olacak, işlerin olacak, insanlarla uğraşacaksın ama gece senin. Geceyi kendi eğitimine ayır. Gece kendini doldurmazsan, sabah insanlara ne vereceksin?”

“Kendi geceni, kendi karanlık âlemini aydınlatmazsan kimseye aydınlık olamazsın.”

“Geceyi ihya etmeyen, gündüzü imha etmeye mecbur kalır.”

“Gece ibadeti için ‘gecenin neşesi’ ifadesi kullanılıyor: Geceye renk katan, geceyi aydınlatan, anlamlı kılan, geceyi selametli ve esenlikli kılan eylem.”

“O geceki namaz, o geceki tertil, yarınki zamana tesir etmiyorsa; elimdeki kaleme akşamın teheccüdü müdahil olamıyorsa namazımda bir şuur problemi var demektir.”

“Teheccüdü ile bilinen, teheccüdü ile övünen insanların ufak bir dünya menfaatini görünce istikamet çizgisinden çıktıklarını görmemizin sebebi, şuursuz kılınan namazlardır. Kıblesi olan ama kalbi olmayan namazlardır. Vücudun kıbleye, kalbin başka yöne döndüğü namazlar…”

“Teheccüd, adamı dik tutan ibadet demektir. Dik tutan, diri tutan, omurgası üzerinde tutan, şahsiyet kazandıran ibadettir.”

“Şuurla kılınan namaz, tertil ile okunan Kur’an, hayatın rampalarında da, zirve noktalarında da, iniş yollarında da ayaklarımızı sabit tutar, uçuruma gitmekten bizi korur.”

“Müslümanların bir yerde iktidara gelmesi, Müslümanların sayılarının çok olması, camilerin ağzına kadar dolması, kulağa çok hoş geliyor değil mi? Ama şuur olmazsa, muhteva olmazsa, mücahede şuuru olmazsa bunların pek de bir anlamı olmaz.”

“Hayatta karşılaştığımız her şey birer mihenk taşıdır. Allah (ac), bizi küçüklü büyüklü mihenklere tutar. Şuurlu ve kaliteli Müslümanlar olup olmadığımızı ölçer. Sana ilminin zekâtını vermen teklif edildiğinde, vaktinin zekâtını vermen teklif edildiğinde nasıl tepki vereceğin, bir mihenk taşıdır meselâ.”

“Çiftçiler, her işi bir vakit planlamasına göre yaparlar: Toprağı sürmenin, tohumu toprağa ekmenin, hasat yapmanın vs. belli birer vakti vardır. Bu işleri vakitlerinden daha erken veya daha geç yaparsanız tarladan istediğiniz verimi alamazsınız. Gece de, insanın fizyolojik ve psikolojik yapısı bakımından, ibadete, okumaya, tefekküre en müsait olduğu zaman dilimidir. Gündüz vakti ise insanı meşgul edecek birçok iş ve birçok insan olduğu için gecedeki bu bereketi bulmak çok zordur.”


8 - Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O'na yönel.

“Herhangi bir zorlukla karşılaştığın zaman başkalarının adını anma, başkalarına güvenme, başkalarını aklına getirme, başkalarını vekil olarak, kefil olarak zikretme. Başkalarını ortak etme meselene. Ya ne yap? Sadece Rabbini an.”

“Aklımızda hep birileri var: Evladımızı bir işe sokacağımız zaman ‘Falan yerde dostum var.’ diyoruz. Başımıza bir şey gelince aklımıza falanca insanı getiriyoruz. Kendimizce bağlantılar, irtibatlar kurmuşuz. İnsandan birileri geliyor aklımıza. Allah (ac) diyor ki: Önce Rabbini aklına getir. Hemen hatırına O gelsin. Çünkü en hatırlı yardımcı ve hatıra getirilmeye en layık olan O’dur.”

Tebettül: Haktan uzaklaştıracak her şeyi terk edip, mâsivâ ile alakayı kopararak, tüm varlığı ile Allah’a yönelmektir. O’nu vekil tutmak, tüm işlerde sadece O’na güvenip dayanmak, O’nun himayesine girmek demektir. Teheccüd bizi bu kıvama getirmelidir.”


9 - O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın.

“Duruşunuzu düzeltin. Sağa sola bakmayın. Ondan bundan medet ummayın. Kıbleniz neredeyse kalbiniz de orada olsun. Kalbiniz neredeyse aklınız orada olsun. Tam bir ‘istikamet’ hâlinde olun. Bütün varlığınızla, her şeyinizle Allah’ın ‘dön’ dediği yere, ‘dön’ dediği meseleye dönün.”

“Allah’a vekâletini verdiğin yerde, sana sefalet yoktur.”


10 - Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

“Müşriklerin taarruzları, ileri geri konuşmaları seni üzebilir, moralini bozabilir ama sen sabret! Kimseyle ağız dalaşına girme. Bir mü’mine yakışan onurlu bir tavır ortaya koy: Oradan güzellikle ayrıl.”

“Efendimiz (asm)’ın şahsında bize bir davranış üslubu öğretiliyor. Birisi bize hakaret ettiğinde bile oradan güzellikle ayrılmamız emrediliyor.”

“Benim hiç kimseye ağzımla, dilimle zehir atma şansım yok. Çünkü ben o kişiye dini tekrar ağzımla götüreceğim, dilimle götüreceğim. Onun kulağında benim zehrimin tadı kalırsa, bir daha gittiğimde beni dinler mi hiç?”

“Kapıyı çarparak çıktığın yere bir daha gidemezsin.”

“Bir yere giderken güzellikle git, gelirken güzellikle gel ki söylemeye sözün olsun, vermeye selamın olsun. Oradaki tabureni devirme. Sana olan saygıyı kaybettirme ki oraya tekrar gittiğinde karşındaki kişi sana bir tabure uzatabilsin, çay söyleyebilsin.”

“Ne kadar zor şeyler öyle değil mi? Benim bunları yapabilmem için bir ruh eğitimine, teheccüde ve tertile ihtiyacım var. Aklıma, kalbime ve ruhuma Kur’an’ın nurunun yerleşmiş olmasına ihtiyacım var.”

 

Kur’an Atölyesi

Sohbet Notları (20 Kasım 2020)

Yorumlar

Henüz hiç yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misin?