BEKLEYİŞLER

Pus yüklü kalbin semalarında İçerleyen nice dertler yağmurunu bekler… Kendini unutmuşluğun hırçın düşünceler etrafında, Bir yudum umut içmesini bekler… Hoyrat kalabalıklar yalnızlaştırır benliği, Gönül bir avuç özünü ister … Nereye gitse beton kaldırım Şelalesi çekilmeden

Ben Dünyasında Biz Olabilmek

Bütün dünya mensupları sınırlarını çizmiş, gardını almış ve “BENİM BENN!” diye haykırıyor. Benliklerimiz bizim aynı kişi hakkında hem ona çok sinirlenmemize hem de onu çok sevmemize sebep olarak bir tür karakter zedelenmesine yol açıyor. Sebebiyse

Sabır

Bizim kitabımızda yılmak olmamalı. Gerçekleştirmeyi istediğimiz şey için olanak ve umut var oldukça sabır da var olacaktır, hedefe sabırla ilerleyeceğiz. Ayrıca iyi işlere sabırla devam edecek ve belalara ve insanların verdikleri sıkıntılara da sabırla katlanacağız.

Karanlık Koridorlara Işık Tutmak

Evet… Burası dünya. Cehaletin ülkesine kurulmuş insanların ülkesi burası. Hayallerin hakikat zannıyla allanıp pullandığı, tek dertleri geçim sıkıntısı olan insanların yaşam sürmeye çalıştığı bir bataklık. Bataklık ki saplanıp kalmış insanlık oraya. Bir el, belki bir

Ölmeyen İmanın Yaşaması Kâfi Değildir

Kardeşim şu an bu yazıyı okuyorsan yaşıyorsun demektir ve bu yazının muhatabıysan imanın da ölmemiş demektir. Zaman ilerliyor, çağ değişiyor ve dünya hızıyla gelişiyor. Varoluşumuzdan beri bu böyledir. Değişen dünyaya ayak uydururuz. Belki istemsiz. Peki

Yâd-ı Cemil

Ne zamana kadar sürecekti deve kuşu misali görmezden gelişlerimiz… Bir gecelik konma mekanımızla bağımızı ne kadar da kuvvetlendirmiştik.. Rabbimiz’le bağımızı ne kadar da çok zayıflatmıştık… Oysa o hiçbir zaman yalnız bırakmamıştı bizi. Hiçlik derelerinden alıp

Arkana Bakmadan Devam Edeceksin

Hayat bir mücadeleden ibaret. Her şeyi ile, her anı ile, her yönü ile bir savaş. Buna ne derseniz deyin; hak – batıl savaşı, iyi – kötü savaşı, doğru – yanlış savaşı… Mesele, ayakların kaymadan bu

Bırakıp Gidelim Ya da Sadece Seyirci Kalalım

Yaradan Rabbimizin adıyla. Genelde mutluluğun olduğu ama onun dışındaki şeylere pek de muhtaç olunmayan dünyaya, hayal dünyası denir. Bu dünyanın en güzel ve en masum ev sahiplerine de; çocuklar. Bu yazı da o masum ev sahiplerinden biz

Perdeyi Aralamak

Bir nefes daha alıyoruz değil mi farkına bile varamadan? Hakkını sormadan, onu sanki daha diğer nimetler gibi, köşe bucakta yatıveren bir toz birikintisi gibi görüyoruz. Sorunu da buydu zaten bu düşüşün, bu gafletin. Yani bunca

Efendimiz’e Mektup

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Rasulallah! Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah! Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin! Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin! Ey sevgili! En sevgili! Aşkımın tahtına oturan, naz makamının

Yeni Bir Dünya

21. Yüzyılın dünyasına baktığımızda bilim, sanat, spor, kültür alanında büyük ilerlemeler kaydettiğimiz söylenmekte. Artık o kadar ilerledi ki insanoğlu, eskiden doğa ona hükmederken şimdi o doğaya hükmediyor; hatta Dünya ona dar geldi, Ay’da koloni bile

Vasiyet

“Bu benim vasiyetimdir. Canım anneciğim! Senden benim güzel gülüşlerimi hatırlamanı ve yatağımı olduğu gibi bırakmanı istiyorum. Ve sen ablacığım! Arkadaşlarıma de ki: ‘O açlıktan öldü…’ Ve sen abiciğim! Üzülme; ama, ikimiz birlikte, ‘Biz açız!..’ dediğimizi

Mutluluk

Bitsin artık dediğimiz günlerden biri daha. Mutluluk sanırım yeterince uzak. Böylece onun hakkında en doğru yargılara varabilirim. Çünkü ona yakın olduğum zaman onun hakkında objektif yargılara varamayabilirim. Böylesine önemli bir eylem üzerinde varılabilecek en küçük

Câmiakademi Benim İçin….

27 Ekim tarihinde gerçekleştirilen Ev Ziyareti’nin bereketiyle “Ben Câmiakademi ile nasıl tanıştım?” sorusu konuşuldu. Katılanlar anlattı, ağlattı. Yatay geçiş fırsatını tepenler de olmuş, ilk sohbette hocanın yanağını okşamasını hala unutmayanlar da. Mezun olacağı için hüzünlü olanlarla