Gönlünü Sıcak Tut

Sadece soğuktan mı üşür insan. Dünyanın kirinden, yalanından, fâniliğinden üşünmez mi? Üşünür elbet! Gönül evimizdeki boşluk, Çabasız hayıflanmalarımız üşütür bizi. Aslında ne çok hayıflanıyoruz, emeksiz beklentilerimizden… Doğru! İstemek kadar kolay olmuyor, emek göstermek. Ama istemekten

Labirent ve Her Şerdeki Hikmeti Görmek

Olması gerekenleri kabul etmek, vardır bir sebebi deyip Mevlâ’ya yönelmek teslimiyetin belirtisidir. İmkansız hiçbir şey yoktur. Rabbimiz’in gücü hiçbir dünya ölçü birim sistemiyle ölçülemez. Aklın almadığı gizler saklıdır. Rabbimiz’in her birimiz için tasarlanmış elbet bir

Sabah Yolculuğu

Gece ile gündüz arası bir vakitte Her gün bir başka ses der ‘haydi’ diye Önce sıradan geçtik, sır gibi sessizce Temizlenmek amaç bilhassa tazelenmek Ölü gecenin toprağı kalmış dizlerimizde Silkeledik toprağı bak! Ne şık bir

Bence Cami

Bence Cami; Dünyanın nasıl döndüğünü değil! Dünyanın içinde nelerin döndüğünü; Toplayan değil; Toparlayan; Yetişilen değil! Yetiştiren; Camdan besleyen değil! Candan besleyen; Din adamı değil! Dinin adamı; Devrin adamı değil! Her devirde adam; Atanan değil! Adanan;

YALAN

I. Gecenin en karanlık vaktindeyim Odadaki ışıltılı avizenin aydınlattığı kadar Gözümün gördüğü dünya Bir de göremediklerim varmış Mesela; Yalanmış şairlerin anlattıkları Yalanmış aydınların kitapları Falanca bilim adamının keşfi, Mars’ta, Afrika’da suyu bulamayan Batı’nın su bulduğu

Sevgili Peygamberim…

Esselâmu Aleyküm ve Rahmetüllahi ve Berakatühü,                                                                             Ya RasûlAllah, Ya NebîAllah… Sevgili peygamberim, Ey Allah’ın Elçisi, Ey İslâm’ın Güneşi! Ümmetin, kardeşlerin burada tek yürekte toplanmış senin için yazıyoruz, senin içinle yazıyoruz. Açtık yüreğimizi yüreğine, senin

Allah Var Allah Yâr

Oku ve aklet demişti Yaradan. Sizler başıboş değilsiniz. Sizin bir sahibiniz var, bir yaratıcınız var demişti tüm nebiler. İşte Allah’ın kelâmı burada. Anlayın ve tatbik edin demişti hayatlarınıza. Hakkı görün ve yalnız O’na yönelin dedi

Sultanım!

Dergahına geldim sultanım Hak kudretine secde etmeye Varlığının feyzi ile yanmaya, Sana kul olmaya geldim sultanım Cennet bahçelerinde gezmek, Nurlu cemalini görmeye geldim sultanım. İstemiyorum dünyanın bütün mülkünü Fani bataklığından çıkmaya geldim sultanım Ne secdede

Faiz Haramdır, İslam Hayattır

Şimdi, bir putu evinde yıkıyorum Duyun Müslümanlar, size sesleniyorum İsyan isyan diye haykırıyor bu bina İslam hayattır yazıp, onu susturuyorum! Alın teri namustur; namusunu kirletme Helal sana huzurdur; huzuru gücendirme Az olsun Hakk’tan olsun, fazlasına

Başarabiliriz

Hesap gününü düşünelim haydi. O dehşetli anı. Kim varsa istemediğin, hepsi burada senin aleyhinde konuşuyor. Affet diyorsun ama nafile, burda herkes hakkını almanın derdinde. Tam o esnada kendine kendin en büyük darbeyi vuruyorsun. Bu nasıl

Dert ve Çare

Ben böyle dalgın, böyle unutkan Acep dünyada kalıcı mıyım? Sanki derdim bir kilit, beni mahpusa koyan Anahtar gibi derdim, kapısı nefsim olan Bahar geldi, dostlarla muhabbet ve bir bardak çay Ne olur anma onu, o