Hızırla Gelen Huzur

Hayalimin duvarına bir pencere açtım Oradan gökyüzünü seyrediyordum. Sevgi ve şefkatle örülmüş bir salıncak, Salıncağı tutan iki bulut. Birbirine mutlulukla bakan, Çarpışsalar şimşek değil Gökkuşağı oluşturacak iki bulut. Ve bir çocuk, Kıskandırır gözlerindeki mavilik gökyüzünü.

Yola Dair – Kurşunî Denemeler

1. Evet, belki geceye kapanmamak için bütün bu çabalar. Evet, senelerin içime attığı bir haykırış tarzı. Ve uykudan kaçabilmenin belki tek, yegâne uğraşı, bu saatte.             Nihayet elimde ağlayanım, nihayet elimde ağlama duvarım. Ve senden

İnsandan Rüyaya

İnsan ve Hissetmek Hayran olup şükretmek için, uzun uzun tefekkür edebilmek için fazla zahmete gerek yok. İnsanın kendisi bunun için kafidir. İnsan bir derya, kainatın sırrı onda. Şeyh Galib’e kulak verelim: “Hoşça bak zâtına kim

YALAN

I. Gecenin en karanlık vaktindeyim Odadaki ışıltılı avizenin aydınlattığı kadar Gözümün gördüğü dünya Bir de göremediklerim varmış Mesela; Yalanmış şairlerin anlattıkları Yalanmış aydınların kitapları Falanca bilim adamının keşfi, Mars’ta, Afrika’da suyu bulamayan Batı’nın su bulduğu

Giden Çocuğun Anlatamadığı

Bugün de senin için bir şeyler yapmadım çocuk, Bugün de hiç aklıma gelmedin. Son kurabiyeyi atarken çöpe, Düşünmedim taşlardan çorba yapan anneni, Bir annen varsa tabi. Bugün de arayıp hâlini sormadım onun Ve yine burun

İhlas

İhlâsın bendeki tanımını düşünüyorum da: Bir avuç gözyaşı, bir fiske halis niyet ,bir tutam samimiyet ,aldığı kadar da dua… O ihlas ile güzelleşen gönüllerin sofrasından, sizlere bir kase tatlı ikram etmek isterim. “O erler ki

İntifada (Ayaklanma)

Ağla! hudutlarını insanların yapay çizgilerinin belirlemediği gönül ülkemin vatandaşı olan kardeşim, Biriktir gözyaşlarını mozaik camdan ve desenli ince küçük bir tüp şişenin içerisinde Terle! uzattığımda sırtına ıslansın elim. Ayağa kalk! bas toprağa öyle sert vur