Hayat Neydi … ???

İnsan olmak ve doğmak bir âleme . Her bir alem var her yürekte . Hissetmek ve düşünmenin boyutlarında  yol almaklık vardı . Ve insan öteleri arzulardı düşünme ve düşüyle. Çıkabilir miyiz acaba bu kavgalı mekandan,

Yüreğimi Koyuyorum

Bilmediğime, gücümün yetmediği rüzgarı Görmediğime, yüzümü kavuran güneşi Duymadığıma, gönlün dilini Sevmediğime, imanın mihengini koyuyorum. Bir tas sudan demirin tadını, Parmak kesiğimdeki ılık kanı, Kırık uçurtmamın çıtasını, Ayağa değen taşın, ecrine koyuyorum. Kesişen yollarda tereddüdümü

İnsandan Rüyaya

İnsan ve Hissetmek Hayran olup şükretmek için, uzun uzun tefekkür edebilmek için fazla zahmete gerek yok. İnsanın kendisi bunun için kafidir. İnsan bir derya, kainatın sırrı onda. Şeyh Galib’e kulak verelim: “Hoşça bak zâtına kim

Çocuğum Ben Daha.. Ey Kardeşim..!

Ne gelir çocuk desem aklına? Bir çocuk sesi duyunca ne işitir kulağın? Ya o ağlarken; sızlar mı yüreğin? Gülünce de çiçekler açar mı gönül pınarında? Devam etmeden önce okumaya; düşün biraz. Düşleyelim hep beraber. Bir

Para Mutluluğu Satın Alır mı?

Cennet dünyadadır ve çok para elde edersen dünyan cennet olur, şeklindeki aldatmacanın etkisinde bugün çoğu insan. Ve işin esası aldatandan daha az suçlu değil aldanan. Cennet dünyadadır ve çok para elde edersen dünyan cennet olur,

Yola Dair

Bağlanmak, daha doğrusu bağlılık; insanı körelten, amacı araç gibi gösteren, hedefi aslî karakterinden saptıran bir numaralı düşmandır. Burada altını ısrarla çizmek gerekir ki sevgili dostlar; hedefe, yani bizatihi hedefin kemmiyet yönüne olan bağlılık da insanı

Meyve Suyu

Yediden yetmişe her insanın çıkarttığı bir sestir, meyve suyu kutusunun sonunda kalan, bir yudum meyve suyunun sesi. O bir yudum meyve suyunun: ‘Artık çekme beni, bittim anlamıyor musun?’ feryatları. Her yaradılan mahlûkatta var mıdır; bilmem