Gençlik

Ya Biraz Sonra Ölürsem ?…

Ölüm hepimiz aklına gelince, eminim şöyle bir titreme getiriyordur.
Ama bu korku neden?
Sevgililer sevgilisi, iki cihan güneşi Hz. Muhammed (sav)’e kavuşmanın huzuru, mutluluğu olması gerekmez mi?
Allah (cc) ve Resûlu’na kavuşmak neden bizi korkutuyor?

Bu güne kadar kendine bile itiraf edemediğini sana itiraf edeyim. Çünkü hepimiz iyi bir kul olamadığımızın farkındayız, hakkıyla İslam’ı yaşayamadığız için, hakkıyla İslam’ı yayamadığımız için hesabını vereceğimizin bilincindeyiz!

Oysa herkes İslam’ın gerekçelerini yerine getirseydi ölüm bizim için yeni bir doğum olurdu!

Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur’da şu şekilde söz etmekte;

Risale-i Nur Külliyatı
Ey nefis! Başta Habibullah, ve bütün ahbabın, kabrin öbür tarafındadırlar. Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme. Merdâne kabre bak, dinle, ne talep eder? Erkekçesine ölümün yüzüne gül, bak, ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme.Ey nefsim! Deme, “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur.” Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekâya kalp olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür’at peydâ ediyor.
Hem deme, “Ben de herkes gibiyim.” Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.

Bediuzzaman Said Nursi ne kadar da güzel açıklamış ölümü değil mi? Tüm sevdiklerimiz, geçmişimiz kabrin öteki tarafında bizi beklemiyor mu? Onları özlemedin mi? Ölüm yok olmak değil kardeşim, ölümün aslında senin doğum günün ve sen istemez misin ölümün kabrin öbür tarafında hoşgeldinler ile kutlansın?

Öyle bir kul olmalısın ki ölüm aklına geldiğinde “Kavuşayım artık sana ya Rabb!” demelisin.

Kısaca ölüm, hepimizin ödeyeceği borçtur.
Ölüm dünya uykusundan uyanmaktır. Rüyanın bitmesidir.
Allah Resulü (sav) şöyle demiş: “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanır.”
Cengiz Han ölürken, “Rüya bitti” demiş.

İşleri ihtiyarlığa bırakan kaybediyor. Hele işi ölüm döşeğine bırakan hepten kaybediyor. Ölümle her şeyin biteceğini değil, başlayacağını düşünelim. Ölümü bir evden bir eve taşınmak olarak kabul edelim. Ölümü istemediğimiz ve beklemediğimiz bir anda dünyadan ayrılan bir olay olarak düşünelim.

Şimdi ölümün korkusunu bir kenara koy sessizce kardeşim ve de ki:
“BENDEN RAZI OLACAĞIN İŞLERİ YAPARKEN KAVUŞAYIM SANA YA RAHMAN”
Zor değil kardeşim, inan hiç zor değil kimliğindeki İSLAM yazısına hayatını uydurman.

Allah (c.c) yeniden başlayanların yardımcısıdır, başlamadan pes etme! Allah (c.c) yolunda hizmet et ve bil ki hizmetinin mükafatı o çok korktuğumuz ölümden hemen sonradır.

Hesabını veremeyeceği şeylerden korkar insan.
Hesabını ahirette veremeyeceğin hayatını artık terk et!

Bu arada güzel kardeşim,
“CANIMIZ CENNETE İNŞAALLAH :)”
SELAMETLE…

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN