Gençlik

Yâd-ı Cemil

Ne zamana kadar sürecekti deve kuşu misali görmezden gelişlerimiz…

Bir gecelik konma mekanımızla bağımızı ne kadar da kuvvetlendirmiştik..

Rabbimiz’le bağımızı ne kadar da çok zayıflatmıştık…

Oysa o hiçbir zaman yalnız bırakmamıştı bizi. Hiçlik derelerinden alıp kendisine muhatap kılmıştı. En şerefli varlık ilan etmişti. Ve tüm mahlukatı hizmetimize vermişti. Her an bizimleydi.

Ne olacaktı hayatımız, nasıl yaşayacak ve nasıl bir ölüm nasip olacaktı payımıza?

Sadece bir imtihan aracı olan malımız, evladımız, eşimiz, çocuğumuz; onlara dalıp kendi gerçeğimizi unutmamızın bedeli ne olacaktı?

Ne olacaktı, ÜMMET ateşler içinde yanarken ne yapacaktık biz; sahi nereye gidiyordu sonumuz? Benim elimden gelen bir şey yok deyip keyfimize bakmaya devam mı edecektik? Ya da Hz. İbrahim’ in (as) ateşini söndürmek için su taşıyan mübarek karınca mı olacaktık? Yoksa hayatımızla ebedi alemimize kendimizi takdim edeceğimizi bu kadar erken mi unuttuk?

Nereye bu gidiş dava gardaşım. Hadi gel uyanalım artık gaflet uykularımızdan. Bize ardımızdan yâd-ı cemil bırakmak yakışır.

Vesselam

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN