Gençlik

Yeni Bir Dünya

21. Yüzyılın dünyasına baktığımızda bilim, sanat, spor, kültür alanında büyük ilerlemeler kaydettiğimiz söylenmekte. Artık o kadar ilerledi ki insanoğlu, eskiden doğa ona hükmederken şimdi o doğaya hükmediyor; hatta Dünya ona dar geldi, Ay’da koloni bile kurmayı düşünüyor. Artık her şey parmaklarımızın ucunda “akıllı telefonlar” hayatımızın odağında istediğimiz her bilgiye ulaşabilecek telekominikasyonik ilerlemeyi kaydettik. Aslında buraya kadar anlattıklarımızı dinleyen, insanların bugün yaşadığı iç çöküşü ve manevi yitirmişliği bilmeyen bir varlık bu anlattıklarımızı duysa:

-’Vay be insanoğluna bak ne de büyük işler başarmış’ diye takdir eder. Peki gerçek öyle mi? Maalesef üzülerek cevap veriyorum; hayır.

Doğru, insanoğlu büyük ilerlemeler kaydetti, doğayı tanıdı, Yüce Yaradan’ın verdiği ilimle hayatı kolaylaştıracak birçok şey yaptı ama uzun vadede bakınca maalesef Yaradan’ın verdiği ilmi fıtrata aykırı kullandı ve sonucunda dünyanın belirli coğrafyalarını daha çok kazanma ve daha çok şeye hakim olma hırsından dolayı ateş çemberine çevirdi. Ateşi buldu, silaha çevirdi ve her geçen gün daha da geliştirdi ve bu gelişim aşamalarını incelemek için mazlum coğrafyalarda bunu kullandı. İnşa edeyim derken fıtrata aykırı inşa etti, doğayı talan etti ve doğanın dengesini bozdu.Küreselleşme adı altında bireyi sadece dünyevi şeylerle uğraştırdı,maneviyatı arka plana attı.

Peki bu yaptıklarının sonucunda dünyada ne mi oldu ,kısa kısa bir kaç hâdiseyi aktarayım;

-Dünya iki büyük dünya savaşı yaşadı bu savaşlarda ve savaşların ardından yaşanan yıkımlarda milyonlarca insan öldü,milyonlarca eş dul kaldı,milyonlarca çocuk yetim-öksüz kaldı.

-Dünyada bazı gruplar ötekileştirildi,dışlandı,ekonomik ve sosyal olarak geride kaldı bunun sonucunda kürsel terör hortladı, önüne kimi sürüklediyse ortadan kaldırdı ve emperyal güçlere belirli coğrafyaları işgal ve talan etme hakkı tanıdı.

-Dünya nüfusunun toplam varlığının %50’lik kısmı bugün genel nüfusun %1’lik kesiminin eline geçerken diğer %50’lik kısım %99 arasında dağıtılmaya çalışıldı.

-Bir taraftan lüks ve şatafat içinde yaşayan kitleler,diğer taraftan açlıktan,susuzluktan hayatını kaybeden çocuklarla dolu bir dünya ortaya çıktı.

Birileri buna modern dünya dedi, küreselleşme dedi ve adaleti ortadan kaldırdı.

Peki bu düzeni değiştirmek mümkün mü?

Elbette mümkün, peki bu nasıl olabilir? Değerli bir yazarımızın bir pasajı ile bunu açıklayayım: stratejik akıl,selametli kalp ve samimi niyetlerle kurulacak; mekanizmalar, beşeri, kültürel ve ekonomik sermayeyi artıracak üretim odaklı yatırımlar,kişilere mahkum olmayan dava endeksli kurumlar,ötekileştirmeyen anlayış,itikat ile ameli bir bütün olarak gören muhasebe şuuru ile “YENİ BİR DÜNYA” inşasına katkıda bulunabiliriz

Bunun yolu okumak, geliştirmek, araştırmak ve kendini bilmekten geçmektedir. Yunus’un dediği gibi, ilim kendini bilmektir ;sen kendini bilmezsen bu nece okumaktır.Maalesef kendini bilmeyen ilimden hayır gelmediğini hepimiz görmekteyiz.Cenab-ı haktan dileğim dünyaya kendini bilen ilimin hakim olması ve adil bir dünya düzenini oluşturacak ilmi bizlere bahşetmesidir.

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

BİR YORUM YAZIN