5 Okurlar, Gençlik

Yola Dair

Bağlanmak, daha doğrusu bağlılık; insanı körelten, amacı araç gibi gösteren, hedefi aslî karakterinden saptıran bir numaralı düşmandır. Burada altını ısrarla çizmek gerekir ki sevgili dostlar; hedefe, yani bizatihi hedefin kemmiyet yönüne olan bağlılık da insanı aslında hedeften saptırır. Çünkü varılacak bütün menzillerin ötesinde, bütün gayeler üstü gaye, odur ki; asıl kazanılması gereken hedef (yetenek); hedefsizliktir. Çünkü inanılmış olan sevgili odur ki asla ulaşılamayacak olup, fakat bunu hiç bilmez gibi sürekli uğruna çaba göstermek gerekir.

Asıl hedef “yolda olma”yı her daim vazife bilmektir. Bu yüzdendir ki her aşk, sahibinin kalbinde bir miktar kavuşma korkusu meydana getirir. Çünkü düşüncesi bile insanı çıldırtmaya yeten bu hâl, yolun sonu demektir. Düşüncenin bu kadar sonsuz boyutlarda genişleyip, şekillenebildiği bir âlemde ise son kelimesini sadece düşünmek bile, ciddi cesaret gerektirir. Bildiğimiz sonlardan değildir yani bu. Arkasında herhangi bir boşluk bırakmayacak kadar dolu ve aynı zamanda ötesinde en ufak bir zerre bile bulundurmayan bir son, bu bahsettiğim. Bu korku, var olan bütün kıymetini yoldan alan insan gibi aciz bir varlık için haklı bir korku olsa gerek. Sanırım tam da şu anda kendimle çelişiyorum. Hem size bağlılığın en büyük düşmanımız olduğunu söylüyorum, hem de bütün kıymetimizi yola borçlu olduğumuzu söyleyecek kadar yola bağlıyım ve bağımlıyım. Fakat sevgili dostlar gözden kaçırmamamız gereken bir nokta var ki, bu yolu ben seçmedim. Tıpkı sizin seçmediğiniz gibi. Hatta çoğu insan gibi, bu yolu ben de ilk başlarda sevmedim. Fakat şurası da bir gerçek ki, bir yolu gerçek mânâda yol yapan ve bir yere ulaşılabilir kılan şeylerin başında, onu seçme lüksümüzün olmayışı geliyor. Hatta seçim yapmanın da ötesinde, yola ilk adımı atıp atmama lüksünün de elimizde olmayışı, diğer bir özellik olarak sıralanabilir. Yani demem odur ki, seçme ve başlama kontrolünün elimde olmadığı sonsuz bir yürüyüşe karşı olan bu tutumumu, bağımlılık diye nitelendirmek ne kadar doğrudur sevgili dostlar. Çünkü bu bağlanmaktan bir nokta ötede, bir mevzu gibi duruyor. Bağlanma eyleminde bağlanan kişi, bağlandığı nesneye karşı bir irade sergileyebilir durumdadır. Ona bağlanıp bağlanmama iradesi, yani aşığın belirleyici bir rol oynayabileceği tür bir aşktan bahsediyoruz. Fakat yolda durum böyle işlemez. Yola bağlı değilsinizdir, muhtaçsınızdır. Bu ise bütün irade gösterme kabiliyetinizin elinizden alındığı bir durumdur. Kendinizi yola ve yolun sahibine karşı koşulsuz teslim etmenizi gerektiren bir durumdan söz ediyoruz. Bütün iradelerden, kararlardan âzâde bir şekilde teslim olmak. Çünkü yol bunu gerektirir. Yolda olan herkese selam ve dua ile…

Paylaşmak Sünnettir:

İlginizi Çekebilir

Bir Yorum

  1. 1

    hayat da yaşadıklarını unuta mas sın ama o şans eyer bir kere daha verilir se o yolu sil başdan bam başka şekil de gitmesi için elin den gelen her şeyi yabarsın önemli olan yol aldıhın kişi güvensin sana çünki bu yolda kıskançlık ve gururla yol kaydedemessin ben kalbimin sesini dinledim doğru yu söyledim . hani insan yalanı anlasa bile sustuysa elin de ki güzellikleri sev giyi aşkı kaybetmemek için susuyor aşk var ve ben bu aşkı doya doya yaşamak ve arkama deyil gelecehime aşkla bir yola devam etmek istiyorum.

BİR YORUM YAZIN