Kur’an Atölyesi 2. Ders – Kalem Suresi (1-16)

“Rahmân ve Rahîm Allah’ın Adıyla...”

 “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.”

 

1 - Nûn. Kaleme ve kalem ehlinin satır satır yazdıklarına yemin olsun ki:

 “İlk inen surede okumaktan bahsedilmişti. Onun hemen peşinden nazil olan bu surede ise kaleme ve kalem tutmaya atıfta bulunuluyor, yazmaktan bahsediliyor.”

 “Her çağda okumakla, yazmakla ve okuyup yazdıklarımızı insanlara ulaştırmakla mükellefiz.” 

“Tefsirelerde kalem’e verilen manalar:

1 – Kader kalemi: Levh-i mahfûz’a, kader ilmini yazan meleklerin kalemleri.

2 – Amel kalemi: Kulun amellerini yazan kirâmen kâtibîn’in kalemleri.

3 – Vahiy kalemi: Kur’an-ı Kerim’i yazan vahiy kâtiplerinin kalemleri.

4 – Bizim kalemlerimiz: İlim, hikmet, edebiyat, şiir, sosyoloji, psikoloji, fizik, kimya, yazılım vs. her alanda yazıp çizen, çabalayan, Allah’ın razı olacağı eserler üreten insanların kalemleri.” 

“Allah’ın sisteminde ‘kayıt dışı’ olan hiçbir şey yok. Her şey yazılıyor.”

- TEFSİRDEN TESİR:

“Ne okursanız, ne dinlerseniz, neye şahit olursanız mutlaka not ediniz, kaydediniz yoksa kaybedersiniz.” 


2 - Rasûlüm! Rabbinin nimeti sâyesinde sen bir deli değilsin!

“Muhammed’ül Emîn diye bilinen, Mekke’nin en nadide, en güvenilir, en ahlaklı ve en akıllı insanı olan Peygamber Efendimiz (sav), insanları hakka ve hakikate davet etmeye başlayınca, ona ‘deli’ demeye başlıyorlar. Buna mukabil bu ayetler, Peygamberimiz (sav)’e çok büyük bir manevî destek veriyor.”

“Kırk yıldır gözünün önünde yaşayan ve ahlak konusunda bir tek sabıkası olmayan birisine ‘deli’ demek, ne kadar delice bir iş!” 

“Bugün de hakkı ve hakikati söyleyen insanlara ‘deli, kafayı yemiş vs.’ deniyor. Neden böyle deniyor? Bir daha bu deliliği (!) kimse yapmasın, hakkı kimse haykırmasın diye.”

“Bir iddiası, bir davası olan insanı halk nezdinde yıpratmanın, sözüne itibar edilmesini engellemenin en kestirme yolu, onu ‘deli’ diye yaftalamaktır.”

“Müşrikler kalabalık psikolojisiyle, çoğunluk psikolojisiyle Efendimiz (sav)’e karşı çıkıyorlar ve ‘Herkes şöyle yapıyor, sen tek başına böyle dediğine göre deli olmalısın.’ diyorlardı. Bugün de böyle olmuyor mu? Birisi İslâm’ı yaşamaya çalıştığında ve yanlışa yanlış dediğinde aynı sözlerle ve aynı psikolojik durumla karşılaşmıyor mu?”

 

3 - Senin için asla bitip tükenmeyecek bir mükâfat vardır.

“Müslümanlara yapılan baskı, hakaret ve iftiraların zirveye çıktığı bir dönemde müşrikler şöyle diyorlardı: ‘Sizin bu dünyada böyle rezil ve hakir olmanızın, dışlanmanızın sebebi, inanmış olmanızdır. İnanmasaydınız siz de bizim gibi müreffeh yaşayacaktınız. Bu iş dünyada böyle olduğu gibi ahirette de böyle olacak, orada da hakir ve zelil olacaksınız.’ diyorlardı. Allah (cc) ise mü’minlerin yanında olacağını ve onlara mükâfatlarını vereceğini bildiriyor.” 

“Allah (cc) ‘Her asırda, bu davaya sahip çıkanların, sahibi biz olacağız’ teminatını veriyor.” 

Bir insana verilebilecek en büyük nimetlerden bir tanesi, hak bir davanın içerisinde olmaktır. Bu nimetin kıymetini bilelim, Allah’ın teminatını aklımızdan çıkarmayalım ve şartlar ne olursa olsun davamızda sebat edelim.”

  

4 - Muhakkak ki sen pek yüce bir ahlâk üzerindesin. 

“Peygamberimizin (sav) peygamberliğinin delili olarak bizzat kendisi ortaya konuluyor.” 

“Allah (cc), kendi varlığını ve ahireti ispat etmek için güneş, ay, yağmur, dağlar, çiçekler ve böcekler gibi, gözümüzün önünde duran, gün kadar açık olan deliller gösteriyordu. Burada da Rasûlullah (sav)’in davası müşriklerin gözüyle ispatlanıyor, O’nun gün gibi açık olan ahlakı delil olarak getiriliyor.”

“Biz de inandığımız değerleri kendi yaşantımızla ispatlamalıyız.”

“Allah (cc), ömrümüzün bir bölümünde bizi çok önemli vazifelere getirebilir. Ummadığımız bir anda çok önemli bir emanet bize teslim edilebilir. Öyleyse o âna kadar ahlak ile yaşamalı ve geçmişimizi tertemiz tutmalıyız. Her an büyük vazifelere hazır bir hâlde beklemeliyiz.” 

 

5 - Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler:

6 - Hanginizde bir delilik, bir mecnunluk olduğunu!

7 - Yolundan sapanları Rabbin çok iyi bilir; doğru yolda olanları en iyi bilen de O’dur. 

“Sen işine bak, emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Eğri olanlar sana asla galip gelemeyecek, kimin haklı kimin haksız olduğu yakında görülecek.” 

 

8 - Öyleyse gerçeği yalanlayanlara itaat etme!

9 - İstiyorlar ki, sen inancından taviz vererek onlara yumuşak davranasın da, buna mukâbil onlar da sana yumuşak davransınlar.

“Peygamber Efendimiz (sav)'e şöyle deniyordu: ‘Muhammed, davasında biraz daha esnek davransa, iddialarını biraz gevşetse, putlarımıza laf etmese de biz de onunla kavga etmesek…’ Bugün de birisi İslâm'ı tebliğ etmeye başladığında ona ‘Bu kadar katı olma, biraz uyumlu ol. Ortamımızı bozma, sen de ortama uy.’ deniyor.”

 

10 - Uyma sen sürekli yemin edip durana, aşağılık kimseye,

11 - Dâimâ kusur arayıp iğneleyen, insanların şerefiyle oynayan, durmadan laf getirip götürene, 

“Sürekli insanların yaptığı işlerde kusur arayan, verilen emeği görmeyip de basit hatalara takılan bu insan tipi zemmediliyor.”

“İnsanları konuşmayalım, insanlarla konuşalım. Bir insan yanımızda değilken onun hakkında atıp tutmak yerine, o insanın kendisiyle konuşalım. Arkasından konuşulan bir kişi kendisini savunamaz ama onu Allah savunursa, Allah ona sahip çıkarsa işimiz çok zor olur.”

 

12 - İyiliğin sürekli önünü kesen, davranışlarında hiç ölçü tanımayan, alabildiğine günaha dadanmış olana,

“Bu karakter, çağları aşan bir karakterdir. Her çağda gelir, iyiliği sabote eder, engeller.”

“Bu özellikleri kendisinde taşıyan insana itaat etme, yakın durma, o senin ‘mühimler’ listende olmasın, senin hâl ve hareketlerini sınırlandıran bir güce sahip olmasın, ona itibar verme, onu hatırı sayılır bir yere getirme...”

 

13 - Kaba ve katı kalpli olup, üstelik soysuzlukla damgalanmış kimseye.

14 - Malları ve oğulları var diye sakın onlara boyun eğme!

“Onların çokluğu ve güçlü oluşu seni aldatmasın, mahzun etmesin, ezik hissettirmesin.”

 

15 - Ona âyetlerimiz okunduğunda: “Bunlar, öncekilerin masalları!” der, geçer.

“Dün de denildi, bugün de deniliyor, yarın da denilecek.”


16 - Merak etme! Yakında burnunun üzerine cehennemlik damgasını vuracağız!

  

Kur’an Atölyesi

Sohbet Notları (16 Ekim 2020)

Yorumlar

Henüz hiç yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misin?