CÂMİAKADEMİ hakkında düşüncelerinizi ve görüşlerinizi, eğer aramızda bulunmuş iseniz Câmiakademi’nin size kattıklarını, anılarınızı, deneyimlerinizi burada bizimle paylaşabilirsiniz.


  • İnsanın yalnızlaşmaya itildiği bu çağda, kendini kardeşinde bulduğun yerdir Camiakademi. Sımsıcak kalpleriyle, güzel duygularıyla, hoş muhabbetleriyle insanın ruhunu besleyen ve huzur veren bu yuvada olabilmek ayrı bir nimettir benim için. Gerek oyun gerekse ders, sohbet, yemek, çalışmak, arkadaşlık gibi hayatımızın tümünde yer alan bu faaliyetleri mabedin gölgesinde yapmak ayrı bir deneyim, lütuf ve lezzettir. Aslında şaşırmamamız gerek, cami hayatımızın merkezinde olmalı, camiler insanın her türlü faaliyeti tatbik edebildiği mekanlar olmalı. Bizlerin doğrulması ve selameti için camilerimize kokumuzun sinmesi lazım. Ne zamanki cami merkezli bir hayatı benimseyip HEYECANla bu yuvalara cemaat olabilirsek bizi güzel günler bekliyor demektir.

  • Camiakademi ile tanışalı henüz tek dönem olsa da hayatımda büyük bir etki sağladı. Camiakademi sayesinde camilerimizin kıymetini, hayatımızdaki konumunun nasıl olması gerektiğini hatırladım. Sadece cumada değil her vakitte caminin gerekliliğini hatırladım. Ayrıca caminin sadece secde ettiğimiz namaz kıldığımız bir yer değil hayatın her anında bulunabileceğimiz, ders çalışabileceğimiz, dost edineceğimiz, muhabbet edeceğimiz, çay içeceğimiz bi yer olduğunu hatırladım. Pergelin bi ucunu camiye koymadan diğer ucunun konulduğu yerin hiç bir faydasının olmayacağını anladım. Allah yönümüzü camiden ayırmasın. İtü’müzü de CamiAkademi’siz bırakmasın.

  • "Üslubun kimliğe bürünmesi gerektiğini, ve sarılmayı öğrendiğim yer " dedikten sonra susuyorum... 🤗Emekleri için hocalarıma ve arkadaşlarıma teşekkür ederim🐝🌹

  • Su gibi akıp gidiyor hayat
    Var mıdır adandığın bir cihat
    Az daha dayan yakındır vuslat
    Camidedir asıl gerçek necat

  • İnsana dokunmak gerçekten ayrı bir şey olsa gerek. Gençleri anlamak duygularını düşüncelerini dinlemek. Emek vermek bunun için kafa yormak zor ama zor olduğu için güzel bunu herkes istenilen derecede yapamayabilir. Gençlerin bekletisi bence birinin kapasitesinden fazlasını istemek de değil fakat iyi niyet ve bol gayret görmek isteriz ben bunu mehmet hocam da görmüş biriyim. Gençlere zaman ayırması kendini böyle güzel bir çalışmaya vakfetmesi onların anlayacağı dili bulup hitap edebilmesi gerçekten bir gönül işi. Ve gayretleri sayesinde ben bu projeyle birlikte daha önce sahip olduğum kafamın içinde ki camii imajını yıkmış oldum. Ve yepyeni bir bakış açım var. Bence hangi camii olursa olsun yürünecek bir yol vardır sonuç ne olursa olsun iyi niyet ve bol gayretle her yerde güzel şeyler yapılabilir yeter ki yürümek isteyelim ve vizyonumuz geniş olsun.

  • Bu güzel aileye yurt arkadaşım sayesinde dahil oldum. Her geçen gün daha fazla şükrediyorum böyle bir oluşumun İTÜ de olduğu ve bizimde içinde bulunduğumuz için. Eğer bu oluşum olmasaydı Mehmet Hocamı, Hamit Hocamı ve oradaki arkadaşlarımı tanımasaydım boşluğa düşebilir oraya ayırdığım vakitleri belki de hayırsız işlere ayırabilirdim. Camii ye gittiğim zaman sadece namaz kılıp çıkmıyorum çünkü bizim camimizde öyle bir algı yok bir dahaki vakte kadar oturup kitabımı okuyup dersimi çalışabiliyorum. Bize bu imkanları sağlayanlardan Allah razı olsun. Aynı zamnda ramazan ayında iftardan sonra küçük kardeşlerimizle top bile oynamışlığımız var. Bu arada oyun diyince aklıma geldi daha çeşit çeşit oyunlar da bulunuyor camimizde. Bir girince akşama kadar vakit harcayabileceğiniz bir sürü şey var.(İbadet, ders, oyun, sohbet, çay, kahve, tavuk pilav :) ve daha çok fazlası)

    Tekrardan emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum camii akademi iyi ki İTÜ de

  • Mabedin ve mektebin gölgesinde bir gençlik...
    O kadar anlam yüklü ki ancak yaşayan bilir. Samsunda çok değerli Mehmet Hocamızın ilimle ve gönülle donatılmış sohbetleri bizlere bir sığınak liman olmuştu. Kıymetli eşinin ise evini her daim öğrencilere açıp bir anne şefkatiyle her sorunumuzla ilgilenmesi Caminin bizi birlemesini bir ana şefkatiyle kucaklamasının yaşayan bir örneğiydi hem ailesiyle hem imamlığıyla hem üniversite hocalığıyla Rabbimin bizlere yardım ettiğininin imanını Mehmet Hocamızın vesilesiyle yaşamamız nasip olmuştu. 2017 mezunuyum ve hala saygım sohbetlerindeki öğretiler aile yaşantısı hatrımızdan çıkmış değil. Mabedin gölgesinde yetişen biri olarak beni ve benim gibi birçok üniversite öğrencisini mezun olsalar dahi canlarından bir can kabul edip her daim kapıları sonuna kadar açık olan Mehmet Hocam ve ailesine çok teşekkür ediyorum. Mezunları sadece Samsunda değil ülkenin her yerinde camideki gençlik şuuruyla yaşamaktalar ve emek emek işlenen bu kutlu projenin iyi ki içinde bulunmuşum diyorum. Cami sizden hiçbir menfaat beklemez. Hocamızın hep söylediği gibi kişinin eli özgürleşecek dili özgürleşecek kimsenin olmadığı yerde ben varım diyecek. Ve benliğini de Rabbime teslim edecek. O kadar çok yazılacak şey var ki ne desem az kalır. İyi ki ümmetin gençliğini düşünen apaydınlık insanlar var. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin.
    Selametle.

    • Ashab-ı Suffe düşüncesi ile hem hal ve halvette olan kardeşlerimize camiakademi camiasına teşekkürler.Kıymetli ve muhterem müminler.Rab'bimize emanet olunuz.

  • Bir nur talebesi olarak üniversite de okurken samsunda Mehmet hocamın sohbetlerini çok severdik cuma günleri özellikle üniversitenin o günahları içinde kalbimize bir ferahlık vermeye vesile olurlardı rabbim sözlerine tesir ettirsin iki cihanda kendilerini ailelerini aziz eylesin yaşasın ittihadi İslam yaşasın ittihadi Muhammedi 🤲

  • Esselamü aleyküm kıymetli hocam.. ve camiAkademiye gönlünü vermiş degerli kardeşlerim Benim Mehmet hocamla ve camiAkademiyle tanışmam bir mücizemi desem,, bir şaban ayında hafızlıgımı bitirip icazeti aldıktan sonra boştaydım. Ve okulumun daha bitmesinede vardı, ve bu süre zarfında hafızlıgımı unutmamam için. Ramazan ayıda yaklaşıordu bir cami bulup mukabele okumam için bir camii imamıyla görüşmem lazımdı.. bir camiye gittik hocasıyla görüştük camimizde mukabele okuyan var dedi, ve okuyamadan geri dönmüştük. ben üzülmüştüm..ama içimden duada ediyordum derken besyo ögrencisi bir arkadaşla tanıştık.. seni üniversite hocamız Mehmet atalay hocmla tanıştıralım dedi.. ve mehmet hocamı telle aradım.. direk camiye davet etti, ve camiye geldik.. hocamla tanıştım. O gün bir güneş dogmuştu sanki okulumu oradan bitirdim mukabelemi orada okudum.. ve şuanda imam hatiplik mülakat sonucu bekliorum.çok deger gördüm.. camii akademi o zmm kurulmamıştı...Rabbim Mehmet hocamdan razı olsun.. rabbim yolunu bahtını açsın .. ben sizden hocalıgı kenara koyuyorum. Abilik gördüm... selametle inşaAllah..daha çok güzellik varda çok uzun...😊

  • 2010 yilinda Samsun'da okurken ilk olarak DSI Camiinden tanidigim ve sonrasinda OMU kampus camiinde sohbetlerini dinledigim cok degerli bir hocadir Mehmet Hoca..Dsi camiinden ayrilirken ki o son cuma sohbetini dahi hala hatirlarim..insanlarin terfi etmek icin binbir taklalar attigi bu zamanda o, yeni gorevini ,atesten gomlek giymeye, benzetmisti..
    tipki OMU'ye getirilmesi gibi ITU'ye getirilmesi de cok isabetli olmus..Mevlam kendisini korusun ve utandirmasin,Amin..
    Mehmet Atalay Hoca'yi tanimanin bahtiyarligi ile hocama sevgi ve saygilarimi iletiyorum..Allah'a emanet olunuz Hocam..

  • ÂN’IN DEĞERİNİ BİLMEK
    Camiakademi bünyesinde “5 Okurlar projesinde” okuduğum Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında özetle bir kraldan şöyle bahseder. Bu kral 3 şeyi merak eder.
    1)En önemli iş nedir ?
    2)En önemli zaman hangi zamandır ?
    3)En önemli kişi kimdir ?
    Bunları bilseydim hiç bir savaşı kaybetmezdim, bunları bilseydim asla yanlış iş yapmazdım, bunları bilseydim çok iyi bir insan, kral olurdum... der.

    Bu soruların cevabını bulmak için vezirlerini, bilginlerini toplar ve onlara bu soruları sorar. Hepsi kendilerince cevaplar verirler ama kral hiç birinin verdiği cevaba tatmin olmaz, aradığı cevap bunlar değildir. Bu işin böyle olmayacağını anlayan kral arayışa düşer ve yanındaki veziri ona bir yol gösterir.
    -“Efendim falan yerde bir bilge zat var kendi halinde yaşar. Bu soruların cevabını bilse bilse bu bilir” der.
    -Kral peki o zaman hadi gidelim der.
    -Veziri uyarır “aman efendim o kişiler böyle krala falan itibar etmezler. Sıradan birisi olarak yanına gitmeniz gerekir” der.
    Ve kral bir yere kadar askerleri ile sonra yolun kalanını tek başına olarak o zatın yanına varır. Selam verir ve o zata “efendim en önemli iş nedir, en önemli zaman hangi zamandır, en önemli kişi kimdir ?” diye sorar. Bilge zat hiç cevap vermez elinde bir kazma bahçesini kazmaya devam eder. Kral bakar cevap alamayacak. Efendim yoruldunuz biraz da ben kazayım der. Zat kralın eline kazmayı verir. Kral bahçe işleri ile uğraşırken akşama doğru birisi gelir atın üzerinde baygın ve yaralıdır. Kral adamı attan indirir, yaralarını sarar. Yaralıyı istirahat için şöyle bir köşeye yatırır ve kral bilge zata yine sorar aynı soruları. “Dur yavrum acele etme, niye acele ediyorsun?” demiş Baygın adam gözlerini açmış ve karşısında kralı görünce böyle bir irkilmiş, korkmuş. Bilge zat “dur yavrum korkma bu adam senin yaralarını sardı, korkmana gerek yok” demiş ve yaralıyı sakinleştirmiş. Yaralı adam anlatmaya başlamış krala karşı: sen benim kardeşimi haksız yere öldürttün, malımıza mülkümüze haksız yere el koydun. Ben duydum bugün senin tebdil-i kıyafet buraya geleceğini ve seni öldürecektim bir köşede beklemeye başladım, sen gelmeyince ortaya çıktım askerleriniz beni tanıdı ve yaraladılar. Ama görüyorum ki sen benim yaramı sarmışsın, beni ölümden kurtarmışsın. Bundan sonra ölene kadar senin hizmetçinim demiş krala. Kral “kusura bakma haksız yere aldığım malları sana geri veriyorum, affet diyerek o adamın gönlünü almış bir nevi.
    -Kral bilge zata dönmüş. Efendim sabah oldu siz soruma halen cevap vermediniz.
    -Bilge gülmüş ve “sen aldın cevabını” demiş
    -Kral “Efendim anlamadım ben”
    -Bilge zat başlamış açıklamaya “ dün buraya gelip bana acıyıp bahçe işlerinde yardım etmeseydin geri dönecektin ve bu adam seni öldürecekti. Oysa bekledin. Buraya geldiğinde en önemli iş ‘bahçe işiyle uğraşmaktı’ en önemli kişi ‘bendim’ en önemli zaman ‘bahçe işiyle uğraştığın zamandı’ demiş”
    ve devam etmiş bu adamın yaralarını sardın ve bu adamı ölümden kurtardın.Düşmanındı dostun oldu. O anda yaptığın en önemli iş “bu adamın yaralarını sarmaktı, en önemli kişi bu adamdı, en önemli zaman bu adamın yaralarını sardığın zamandı” diyerek sözlerini bitirmiş.

    Bu hikayeyi ilk okuduğum zamanlarda hiç Camiakademi ile bağdaştırmamıştım. Şimdi geriye dönük düşündüğümde en önemli iş o zamanlar Camiakademi’de yaptığım küçük fiillermiş en önemli zaman orada geçirdiğim zamanlarmış ve en önemli kişi/ler orada dostluk kurduğum kişilermiş. Tolstoy’un hikayesini size geriye dönük ahlanmak, sızlanmak için anlatmadım kardeşlerim. Aksine ileriye dönük ışık olması için anlattım. Bizler Camiakademi’nin gölgesinden geçtik hakkıyla yararlandık, yararlanamadık tartışılır. (Kendi şahsım adına açık konuşmak gerekirse yararlanamadım yada daha çok yararlanmalıydım.)
    AMA o zamanlar geçti şimdi yeni en güzel işlere, zamanlara ve kişilere ulaşma, kavuşma vakti. Camiakademi’nin bize olduğu gibi liman olma vakti. Hepimiz ayrı ayrı dağlardayız belki ama hepimiz bu dağlara serpilmiş birer tohumuz. bulunduğumuz dağlarda çiçek açmalıyız. Her ne yapıyorsak yapalım o işi en iyi iş olarak, o zamanı en değerli zaman olarak ve o an yanımızda bulunan kişiyi en önemli kişi addedelim. O zaman dünyamız daha da bir anlamlı olacaktır ve işe yaradığımızı hissedeceğiz. Doktor, mühendis, öğretmen, ... olarak. Bize bu şuuru bu derdi Camiakademi verdi. Maksat derdimizi dile getirmek Tolstoy’un hikayesi işin bahanesi. Son sözlerimi Mehmet hocamdan alıntı yaparak, acizane tavsiye ile bitireyim. “Kardeşlerim zamanın, mekanın ve insanın israfından kaçınalım” Bu üçünün israfı hiç bir şeyin israfına benzemez. Giden bizden gidiyor ! Her şey gönlünüzce, gönlünüz hakka göre olsun. Selametle ...
    2018-CAMİAKADEMİ

  • En güvenli limanın cami olduğunu ve hepimizin birer cami olması gerektiğini anladığım yer ... Diyecek çok şey var. Allah razı olsun zerreden kürreye emeği geçenlerden

  • (2.127. Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.)
    Yüce Allah emeği geçen tüm mü'min kardeşlerimizden razı olsun
    Site de ayriyeten çok güzel elinize sağlık

  • Elhamdülillah, CamiAkademi'nin doğum yeri OMÜ'ye bakıp da iç çektiğimiz "biz de caminin inşaatı bitince böyle işler yapabilir miyiz?" diye düşündüğümüz günlerin üzerinden 1 yıl dahi geçmeden Allahımız olayın baş aktörünü okulumuza yönlendirdi. Şimdi bu lûtfa şükrümüzü gösterme zamanı.

  • Maşallah, çok güzel olmuş :) Allah devamını getirmeye muvaffak eylesin.