Felak ve Nas Suresi Ders Notları
• Sinelere sinen duyguların şerrinden kalbimizi nasıl koruyacağız? • Nasıl ,ne kadar ve kime sığınacağız? • Kaçmayı mı alışkanlık edeceğiz sığınmayı şahsi yeti haline mi getireceğiz? • Yoksa hepsinin gönlü olsun diye biraz ondan biraz bundan bir düzen devşirip nazargah-ı ilahimizi sahibinden mahrum mu bırakacağız? قَ لَف ْ لا ِ بَرِب ُ ذوُعَا ْ لُقِ ۙ ۙ • Tüm bu sorularımıza surelerimiz “De ki” ifadesiyle bir cevap niteliği taşıyor. Devamında ise sakınma ifadeleri yer alıyor. • Peki sakınma nelerden, nasıl ve ne kadar olmalıdır? • Sakınma, özünde, sözünde, kalıbında tevhid olmayan yani Allah’ın gayrsında olan her şeyden sakınmaktır. Buradaki çemberin çapını dar tutmamak için önce Allah’ı ve bizdeki yerini tanımak gerekir. Üzerine titrediğimiz ve hassasiyet gösterdiğimiz makam kalbimiz yani “nazargah-ı ilahi” mizdir. • Suredeki sığınma nelerden ve kime sığınmamız gerektiğini ifade ediyor. Felak suresi mekki bir sure olup kelime anlamı olarak “Felak” gecenin en karanlık anı anlamına geliyor. Sığınmak istenilen şey ise Mekke döneminin cahiliyesi, karanlığı. Sığınılan ise o karanlığın Rabbi. Kelime olarak Allah değil Rabb kelimesinin geçmesi o durumun terbiyesi, ıslahı ve ihyasının Rabb’in kudretine muhtaç olmasına olan inancımızdır. • Felak gecenin en karanlık anı anlamına gelirken diğer yandan aydınlığın gündüzün, seherin müjdecisidir. Felaktan sonraki zaman ile önceki zaman birbirinden tamamiyle ayrılmıştır. Arapçada patlama anlamına gelen infilak kelimesi de aynı kökten gelir. • “Öyle bir gün gelecek yüreğimde bir infilak olacak ki içinden geçtiğim dehlizler Rabbime sığınmamdan dolayı benden ayrışacak.” demektir. • Yaşanılan karanlık dönemin ruhu terbiye etme ve insanın “felak”ı olduğunun bilincinde olmalıyız قَ لَخ ا َم ِ رَش ْ نِمِ ۙ ۙ • Ayet yaratılan her şeyden Allah’a sığınmamız gerektiğini ifade eder. Yani Allah dışında yaratılan her şeyde bir “şer” potansiyeli olduğunu bilmeliyiz. • Bunu nefislerle sınırlandırmamalı; bir kalem ucundan bir el sıkışmaya, bir bakıştan tutun bir hisse kadar hepsinin şer potansiyelinin olduğunu okumalı ve bilmeliyiz. • Bu noktada farkında olmadan çoğumuzu alçaltmaya çalışan kendine düşüren sinsi ve masum çukurlar var. Mesela günahtan sakınmamız gerekirken günahı o kişiyle alakalandırıp o kişiden sakınma duygu durumumuz. Günahla ilişiğimizi kesmemiz gerekirken günahkarla bağımızı koparmamız. Bu durum bir noktada şerrin galip gelmesini ve o kişiyi hatasıyla terk etmeyi beraberinde getirir. Kendi gönlümüze, nazargah-ı ilahimizin üzerine titrerken başkasınınkine çamur izini yakıştırmamalıyız. • Müslüman sığınmanın doğru noktada aksiyon almak olduğunu da bilmelidir. Sığınmak konfor alanına hizmet eden aciz bırakan bir eylem değil aksine şahsi yetilerimizle gerekeni yaparak aciz olduğumuz noktalarda bütüncül bir emniyet talebidir. بَق َ و اَذِا ٍ قِساَغ ِ رَش ْ نِم َ وِ ۙ ۙ • Gece gündüze gündüz de geceye muhtaçtır. Birbirlerinin rahimidirler. • Ğasık ise zifiri karanlığın şerridir. Felak vaktinin gelmeyeceğine inanmak ğasıklıktır. • Ğasık kişi hep karanlıkta kalmayı tercih eden kişidir. Hataları mahvetmeden affedemeyen, karşıdaki kişinin kendisinde hep karanlık kalmasını isteyen kişidir. دَقُع ْ لا يِف ِ تاَثاَّفَّنلا ِ رَش ْ نِم َ وِ ۙ ۙ • Nefislerdeki şer duygularla kişiler arasında yanlış bağların kurulmasından, nefislere atılan düğümlerden de sığınmamız gerektiğinden bahsediliyor. • Nitekim bu düğümler bağ kurma vasfından uzak olup nefes ve nefis kesici vasıflara sahiptirler. Keskin ve soğuk rüzgaralara sebep olurken aynı zamanda insanların gönül diyarlarından birbirlerine esecek ve kokularını götürecek rüzgarların da manisi olurlar. • İlişkilerinize şer üflemeyin uyarısıdır. دَسَح اَذِا ٍ دِسا َح ِ رَش ْ نِم َ و • Hasedin hasadı ateştir. Haset diğerkamlığa, müstağni olmaya manidir. • Insanın bu hususta mertebeleri vardır. Haset bende yok onda da olmasın Buhl bende var onda olmasın Şuhh onunki benim olsun Gıpta onda var bende de olsun Sehavet bende var onda da olsun Cuud bende yok ama onda olsun İsar benim değil onun olsun Fakr onda yok bende de olmasın • Allah hepimizi hayra yakın şerden uzak olanlardan ve nazargah-ı ilahisini hakkıyla muhafaza edebilenlerden eylesin NAS SURESİ • İnsanın sinesine sinmiş, mesken edinmiş duygu durumlarından bahsedeceğiz. • Nas suresinde sığınma bu sefer “İnsanların Rabbine” ساَّنلا ِ بَرِب ُ ذوُعَا ْ لُقِ ۙ ۙ • Peki insanların Rabbi kim? • Teorikte aynı cevaplara hepimiz sahipken bizlere sinmiş olan Rabb tasavvurunu mercek altına almamız gerek. • Rabb; kullarının hayatının her alanında yer edinen, terbiye eden, iradenin idare haline gelmesi, terk etmeyip derleyen gibi anlamlara gelir. • Bu yetkileri modern çarklarla alakalandırıyoruz. Hayatımızı hangi zaafımız terbiye ediyor. Maddeyle meşgalemiz ne kadar. Irademiz mi idarede yoksa idareden bihaber miyiz? ساَّنلا ِ كِل َمِ ۙ ۙ • Mülk’ü kime atfediyoruz ve kime aidiz? • Dünya hayatı geçiciliğini maskelemek adına insana buraya ait olmasını fısıldar. Halbuki insan Allah’a aittir. ساَّنلا ِ ه ٰ لِاِ ۙ ۙ • Terbiye, teslimiyet, yedirme içirme, sığınma vb gibi amelleri Allah’a ait tutmamız gerekiyor. Başka birilerine bu yetkiyi verdiğimizde abdullah olmaktan kendimizi mahrum bırakmış oluruz. • Herkesi yaratan ve yaşatan ama onların yaşantısında olmayan bir Allah tasavvuru var. Sure Rabb, Melik ve İlah kavramlarıyla parçalı tanrı tasavvururnu ayırıyor. • Maişetini terbiye etmeye çalışan kliklerden, izmlerden asıl terbiye edecek olana, Rabbine sığınıyor insan. Çağının kokusuna alışmaması aynı raihaya bürünmemesi gerekir. Aksi halde çağı ona kokmaz. Kalbi, aklı o nahoş kokuya alışır. • ساَّنَخْ لا ِ سا َ وْسَ وْ لا ِ رَش ْ نِمِ ۙ ۙ ساَّنلا ِ روُدُص ي۪ف ُ سِوْسَ وُي ي۪ذ َّ لَاِ ۙ ۙ ساَّنلا َ و ِ ةَّن ِجْ لا َ نِم • İnsanın göğsüne, insanlardan ve cinlerden vesvese veren hannasların şerrinden de sığınmamız gerektiğini öğreniyoruz. • Sığınma şerrin bulaşıcılığına karşı bir kalkandır. Yaratılan her şeyde nasıl şer potansiyeli varsa, yaratıcının ilminin, kudretinin, muhafazasının hepsine galip geleceğini bilmektir.

Yorumlar
Henüz hiç yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misin?