Adiyat Suresi Ders Notları

·       İnşirah suresinde Rabbinin nimetlerini hadise haline getir canlı tut ve can ol emrinden sonra bu niyetle koşturmalarımıza nefes nefese kalışlarımıza yemin ediliyor.

·       Çaba tek yönlü olmadığı gibi müslümanın koşturmacası mesaisi ve stratejisi kadar kafirin de koşturmacası nefes nefese kalışı ve zihin mesaisi var.

·       İlk 5 ayette 5 farklı sıfatın da taşıyıcıları bu nedenle belirtilmemiş. Aynı sıfatlar hem müslümanlar hem de kafirler için geçerli.

وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ  

·       Sureye adını veren ve anlamı, nefes nefese koşturanlar olan “Adiyat” kelimesi kafirler ve müslümanlar için aynı sıfat olarak kullanılsa da farklı özlere sahiptir.

·       Kafirler için nefes nefese koşu; at gibi yorulduğunu bilmeden, köpeğin hırlaması gibi İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık etme durumunu ifade ederken Müminler açısından İslam ve Müslümanlar için yorgunluk bilmeden çalışmayı ifade eder.

·       Bu koşturma ve düşmanlık öyle bir hal alır ki düşmanlıklarının ağızlarına sığmayıp işlerine ellerine bulaştırmalarına kadar gider. Küresel ölçekte dikkat dağıtıcı polemikler, gündemler çıkarmak bu durumun yansımasıdır. Gerçeğin ve hakikatin duyulmaması, örtülmesi ve görülmemesi için onu baskılayan bir gürültü...

 فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ

·       2. ayette kıvılcım saçanlara ifadesi kafirler için hakikatten uzaklaştırmak namına dikkatleri başka yerde toplamaya işaret ederken Müminler için kendilerinin bulundukları yerde bir kıvılcım, yıldız ve nur olmalarını ifade eder. Bu kıvılcım, ışık patlamasından uzak ve muhatabın karanlığını tedricen azaltan bir şiddettedir. Müslümanlar çevrelerine gülümsemeleriyle, hal hatır sormalarıyla bu kıvılcım sayesinde iz bırakırlar.

·       Bu kıvılcım aynı zamanda  insanların yaptıkları işlerinde  koşturmalarında çıkarttığı  “kıvılcımlar” gibidir.

·       “Kıvılcım çıkarmak demek tüm dünyayı oraya baktırmak demek.”

 فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ

·       Bu ışık aynı zamanda planlanan karanlığın def’ine de müjde olmalıdır. Kafirin kurduğu planı bozacak hamleyi plan devreye girmeden yapan, bunun için çalışan ve önce maddi manevi uyanan  Mümine yemin ediliyor.

·       فَالْمُغ۪يرَات kelimesi aynı zamanda tağyir kökünden gelir. Akşama kadar kara diye bilinen bir şeyin ak olma durumunu sağlamak, algıyı değiştirmektir.

·       “Önce kendi içimizdeki dönüşümü gerçekleştirip sonra karşımızdaki insanda kıvılcımlar çakmak adiyat olur.”

 

فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ

·       Ayette bir yerlerde kalkan bir toz var, kenara çekilip pasif iyi olarak kalkmak yetmez, bu durum bilakis bizi toz tutmaya sürükler. Bizim de kendi tozumuzu kaldırmamız gerekir. Kendi oyunumuzu, düzenimizi kurmamız doğru, adil, merhametli bir sistemin olabileceğini göstermemiz ve bunun için koşturmamız gerekir. Galip olan eser bırakır, mağlup olan galibin eseri olur. Eseri bırakan bizler olabiliriz.

فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ

·       Ayette kafirlerin nasıl  düstursuzca içimize içimize girip içimizden geçtikleri anlatılıyor, biz de bir adım atacağımız zaman insanın, canlının, işin, durumun tam ortasını, kalbini hedef almalıyız. Kalbe inmeden müdahale etmeyiz. Hayat barındırmadan hayat teklif edemez sahil karakterimiz olmadan salihlerden olamayız. Yalnız ve parça parça olmuş nice ruh var, kendimizdeki hikmeti onlara taşıyarak o ruhları cem etmeliyiz. Terk etmek yerine derleyip toplamalıyız. Denize düşen yılana sarılmayı değil kardeşinin sahiline çıkabilmeyi düşünmeli.

اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ

·       Tüm bunlar böyledir, bunları bilmekteyiz ve yemin ederiz bununla beraber insan Rabbine karşı çok nankördür. Kafir inkar ederek nankörlük eder, Müslüman Rabbinin nimetlerinin hakkını vermeyerek nankörlük eder.

وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ

·       Ve her insan kendine şahittir. Ne yaptığını ve yapmadığını bilir, görmezden gelir. Bunun sebebi şiddetli dünya malı sevgisidir.

وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ

·       Burada dünya malı için “hayr” kelimesi kullanılmış yani dünya malının aslı kötü değildir onu Allah'tan çok sevmek ve Allah için veremeyecek seviyeye gelmek kötüdür. Mes’ele ona secde etmek değil onu Rabbe secde ettirmektir.

اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ

وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ

·       Ayetlerde kabirler ve sadırlardakinin dışarı çıkışı yeniden dirilişe işaret etmekle beraber insanın bir huyunu da anlatır. Zaman zaman duyguları, durumları, sorunları kabre gömer gibi gömebilir insan, ama gömülen gömüldü diye yok olmaz bir gün muhakkak dışarı çıkacaktır. O nedenle gönül toprağında bahçesini yeşertecek tohumlar ekmeli insan.

اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ

·       Tüm bu nefes nefese kalışların, kıvılcımların ve sadra gömülenlerin hepsinden Rabbimiz haberdardır. Habirdir!

 

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misin?