Taşı Konuşturan Medeniyet

Medeniyetimizde sadece insan konuşmaz. Değil mi ki her varlık kendi lisanıyla Allah’ı zikretmekte, her şey O’nu gösteren bir ayet anlamı içermekte… Örneğin bir İslam mabedindeyseniz eğer, her parça size bir şeyler anlatır. Zira bu medeniyet, taşı konuşturan ve taşla konuşan, sadece taşla değil ahşapla, camla, kilimle, yazıyla velhasıl her şeyle konuşan, onlarla selamlaşan, her bir unsuruna tespih çektiren bir canlılık barındırır.Mabetlerimizin dış duvarlarını aştığınızda sizleri cennet bahçeleri bekler. Cennet bahçelerinde dolaşır, Havz-ı Kevser’den içer, miraç basamaklarını çıkar ve mabette Kabe Kavseyn’e vasıl olursunuz. Rabbin kulları arasına girer ve yirmi yedi kat sevaba bu birliktelikle ulaşırsınız. (Fecr, 27–30; Buhârî, Ezân, 30;…

Devamını Oku

IX. Uluslararası Din Görevlileri Sempozyumunda Câmiakademi

    İnsan, yerdeki ve göklerdeki canlı-cansız tüm varlıkların, kendisine hizmet için yaratıldığı, fıtratı itibariyle kendisinden başka tüm varlıklardan daha üstün olduğu açıkça bilinen mükerrem bir varlıktır. Yaratılışı itibariyle üstün vasıflarla donatılan ve yeryüzünün imar ve ihyâsıyla sorumlu tutulan insanın, kendisinden beklenen en önemli vazifesi sadece Rabb’ine kulluk etmesidir. Yaratılış sürecinin çok özel olduğu belirtilen insanın, yaşatılış sürecinin tesadüflere bırakılması ve hoyratça bir hayata terkedilmesi asla düşünülemez.    Milletler içerisinde bazı farklılıklar olmakla beraber, İslam toplumunun tarih kültür ve medeniyet hafızasının en net okunabildiği zamanlar, tüm yönleriyle en güçlü oldukları dönemler olmuştur. Yine medeniyet geçmişimizin en bariz sergilendiği mekanlar hiç şüphesiz camiler, üniversiteler, kütüphaneler…

Devamını Oku