İnsan, eşref-i mahlûkât, yani yaratılmışlar içerisinde maddi-manevi birçok yönü itibariyle en donanımlı ve kabiliyetli olan bir canlıdır. Allah(cc) bu mükerrem ve muhterem canlıyı yeryüzünün inşa, imar ve ihyası için halife sıfatıyla göndermiştir. İnsanın bu halifelik sürecinde çok stratejik iki nokta adeta manevi karargâh/ev olarak belirlenmiştir. Birisi dünyanın merkezi olan ve insanın inşa ettiği Kabe, diğeri ise insanın merkezi olan ve bizzat Allah’ın inşa ettiği kalptir. Dünya ve ahiret saadetimiz ise adına “Beytullah-Allah’ın evi” denilen kâbe/mabed ve kalbin tam anlamıyla imar/ihya edilmesiyle mümkün olacaktır. İnsanın diğer varlıklara nazaran özgül ağırlığını artıran ve onu “anlamlı” kılan en önemli unsur, onun maddi kimyası ile beraber,…
Selâmün Aleyküm Kardeşlerim, Ben bu sene aranızdan ayrılıyorum. Birileriniz de yeni geliyor. Rabbim, burada olan ve yeni gelen kardeşler için hayırlara vesile kılsın. Samsun'da iki senem geçti. Rabb’i, Resûlü, camiyi, imamı gerçek manada burada tanıdım diyebilirim. "Efendimizin (s.a.) yaşadığı asr-ı saâdet İslam pınarının gözüdür. Pınarların gözünde sular daha berrak, daha lezzetlidir. Ondaki tazelik hissi, gönüllere sirâyet edecek kadar canlıdır. Yerden kaynayarak çıkışı bile daha şirin, daha güzel, daha güven vericidir." Benim, pınarların gözüne ulaşmaya, o tazeliği ve berraklığı hissetmeye başladığım, nereye gittiğini bilmez gemimin rotasının tamamen değiştiği, samimiyeti ilk kez tattığım, ölümü ilk kez düşündüğüm, kardeşliğin ve dostluğun sıcaklığını bir bardak çayda…
İnsan, yerdeki ve göklerdeki canlı-cansız tüm varlıkların, kendisine hizmet için yaratıldığı, fıtratı itibariyle kendisinden başka tüm varlıklardan daha üstün olduğu açıkça bilinen mükerrem bir varlıktır. Yaratılışı itibariyle üstün vasıflarla donatılan ve yeryüzünün imar ve ihyâsıyla sorumlu tutulan insanın, kendisinden beklenen en önemli vazifesi sadece Rabb’ine kulluk etmesidir. Yaratılış sürecinin çok özel olduğu belirtilen insanın, yaşatılış sürecinin tesadüflere bırakılması ve hoyratça bir hayata terkedilmesi asla düşünülemez. Milletler içerisinde bazı farklılıklar olmakla beraber, İslam toplumunun tarih kültür ve medeniyet hafızasının en net okunabildiği zamanlar, tüm yönleriyle en güçlü oldukları dönemler olmuştur. Yine medeniyet geçmişimizin en bariz sergilendiği mekanlar hiç şüphesiz camiler, üniversiteler, kütüphaneler…
Diyanet İşleri Başkanlığımızın gençlik çalışmaları kapsamında İl Müftülüğümüz tarafından 08.11.2018 Perşembe günü “Cami Akademi” projesi tecrübe paylaşımı ve bilgi paylaşımı konulu konferans düzenlendi.Toplantı Melikgazi İlçe Müftülüğü’ne bağlı Taşçıoğlu Kur’an Kursu Yöneticisi Ali Öztürk’ün Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başladı.Samsun İli Atakum İlçesi Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii’nde gençlere yönelik yaptığı “Cami Akademi” projesinin uygulanması ve tecrübe paylaşımı konusunda İl Müftülüğümüzün davetlisi olarak ilimize gelen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüs Camii Uzman İmam Hatibi Mehmet Atalay, “Bir hizmeti yürütmek için o hizmetle alakalı bir tasavvurunuzun olması gerekiyor. Ne kadar çok etkinlik yaptığımızın, ne kadar çok konuştuğunuzun ve ne kadar çok sosyal faaliyet yaptığınızın sayısal olarak…
İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü'nde yer alan İTÜ Abdülhakim Sancak Camisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ibadete açıldı. Üniversitemiz Ayazağa Kampüsünde yapımı tamamlanan İTÜ Abdülhakim Sancak Camisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırılan namazın ardından hizmete açıldı. Açılışta konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin; önünde revaklı avlusu, abdesthanesi ve çevresiyle beraber 11 bin 500 metrekarelik bir alan üzerinde inşa edildiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konumu itibarıyla üniversite yerleşkesi dışından da rahatça görülen caminin modern mimariyle yapıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vahdette kesret, kesrette vahdet' fikriyle tasarlanan yapıda, sadece ana ibadet mekânı değil, tüm mimari unsurlar bu…





